YAŞAMINIZDA EN ÖNEMLİ ŞEY NEDİR ? Dr. İlhami Pektaş

Yaşamınızda en önemli şey nedir? sorusuna kimisi özgürlüğü, kimisi vatanı, kimisi anne ve babası, kimisi eşi ve çocukları, kimisi mesleği, kimisi sağlığı, kimisi evi, kimisi maddi varlığı, kimisi arabası, kimisi telefonu vb. gibi farklı cevaplar verir. Kimilerine göre en önemli şey yaşarken sevdiklerinin kıymetini bilmek, kimilerine göre kalp kırmamak, içsel güzellik, inanç, sağlam karakter, helal kazanç, saygı, sevgi ve özgüvendir. Kimilerine göre de bunların hepsidir.

İnsan neye değer veriyorsa, yaşamının anlamı da onda gizlidir. Hayatta en önemli şey, mutlaka kişiden kişiye farklılık gösterecektir ama insan en çok neyin eksikliğini hissediyorsa hayatında en önemli şey de o olacaktır. Gurbette olan bir kişi için vatanı, hapiste olan bir kişi için özgürlük, savaşta olan bir toplum için barış, fakir bir insan için zenginlik, bekar bir insan için aile, yetimler için anne-baba, çocuğu olmayan biri için çocuklar, işsiz bir insan için iş vb.gibi.

Bu sorunun cevabı herkes için “en çok istediği şeylerin taşıdığı değerler ile yaşamına kattığı anlamları” içeren bir yaşam aynası olmalıdır. Mevlana’nın da söylediği gibi neyi arıyorsan sen osun. En çok yokluğunu çektiğin en çok arzuladığın en çok istediğin şeydir ve o şey seni kaderine götürür.

Hayatta en önemli şeylerin başında tüm insanların kim olduğunu ve neden yaşadığını bilmeye, sevmeye, sevilmeye ve ilgiye ihtiyaçları gelmektedir.

Seçtiğiniz eş ve iş hayatınızın en önemli seçimidir. Aile yaşantınız harika, ama işinizde mutsuzsanız, bu mutlaka evinize de yansır ya da evde mutsuzsanız, bu da sizin işteki başarınıza yansır.

Hayat bize bahşedilen en büyük nimet, şerefle bitirilmesi gereken en değerli emanet ve kemale erme yolculuğudur. Dolayısıyla yaşamımızdaki en önemli şeyler bizi başarıya götürecek hayatımızın en önemli yapı taşları olacaktır.

Bu konuyla ilgili güzel bir hikaye yaşamda en önemli şeyler sorusuna çok iyi cevap veriyor.

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra;
“Bu gün Hayatın önemli seçimleri ve kararları konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi.
Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.
Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar.
Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş doktu. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı.
Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Bir öğrenci “Dolmadı herhâlde” diye cevap verdi.
“Doğru ” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar doktu.
Gene öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Tüm sınıftakiler bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar.
“Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı.
Sonra öğrencilerine dönerek “Bu deneyin amacı neydi?” diye sordu.
Uyanık bir öğrenci hemen “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı.
“Hayır” dedi profesör, “bu deneyin esas anlatmak istediği”… “Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın” gerçeğidir.
Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti:
“Nedir hayatınızdaki büyük taşlar?
Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayâlleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştiremezseniz hiç bir zaman bir daha yerine koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne de çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz.