YAŞADIĞIMIZ EVRENDE EN GÜÇLÜ BAĞ SEVGİ BAĞIDIR- Dr.İlhami Pektaş

Yaşadığımız evrende bağların en kuvvetlisi sevgi bağıdır. İnsanoğlunu melekler de dahil olmak üzere yaratılmış her şeyden üstün tutan tek şey içinde taşıdığı sevgidir. Sevginin kaynağı ise imandan gelir. Her şey sevgiden yaratılmıştır ve yaratılan her şeyin yaşamak için mutlaka sevgiye ihtiyacı vardır.

1980’lerin sonunda Albert EINSTEIN’ın kızı Lieserl, ünlü dahi tarafından yazılan 1400 mektubu Hebrew Üniversitesine bağışladı. Aşağıdaki mektup EINSTEIN tarafından yazılan bu özel mektuplardan biridir :

SEVGİ EVRENDEKİ EN BÜYÜK KUVVETTİR!

Evrende son derece güçlü bir kuvvet var ki, bilim insanları bu kuvvet için şimdiye kadar herhangi bir açıklama bulamadı. Bu kuvvet “tüm diğer kuvvetleri içeren ve yöneten” bir kuvvettir. Hatta bu kuvvet evrende işleyen tüm doğa olaylarının arkasındadır ve bizim tarafımızdan henüz tanımlanamamıştır. Bu evrensel kuvvet SEVGİ’dir.

Bilim insanları evrendeki 4 temel kuvvetin birleşik teorisini aradıkları zaman, beşinci kuvvet olan “en güçlü kuvveti” unuttular. SEVGİ onu alanı ve vereni (seveni ve sevileni) aydınlatan bir IŞIK’tır.

Sevgi bir çekimdir, çünkü insanların diğerlerine doğru çekildiklerini hissetmelerini sağlar. Sevgi güçtür, çünkü sahip olduğumuz iyi şeyleri çoğaltır ve insanlığın bencilliğinin yok olmasını sağlar. Sevgi gözler önüne serilir ve her şeyi ortaya çıkarır. Sevgi için yaşarız ve ölürüz. Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir.

Sevgi kuvveti her şeyi açıklar ve hayata anlam verir. Belki de sevgiden korktuğumuz için, sevgi çok uzun zamandır görmezden geldiğimiz bir parametredir, çünkü evrende insanın kendi isteğiyle harekete geçirmeyi öğrenmediği ve yararlı bir şekilde kullanamadığı tek kuvvet sevgidir.

Sevgiye görünürlük sağlamak (matematiksel olarak tanımlamak) için, en ünlü denklemimde basit bir düzeltme yaptım. Eğer E=mc2 yerine, “Dünyayı İyileştirecek Enerji = Sevgi x Işık Hızının Karesi” formülünü kabul edersek, sevginin evrende var olan en güçlü kuvvet olduğu sonucuna ulaşırız, çünkü sevginin sınırları yoktur.

İnsanlığın evrenin diğer güçlerini kullanmaktaki ve kontrol etmekteki başarısızlığından sonra, kendimizi başka türde bir enerji (sevgi) ile beslememiz acil bir durumdur. Türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, hayata anlam bulacaksak, dünyayı ve dünyada yaşayan her varlığı kurtarmak istiyorsak, tek çözüm sadece SEVGİ’dir.

Henüz “gezegeni harap eden nefreti, bencilliği ve aç gözlülüğü tamamıyla yok edecek kadar güçlü bir silah”, sevgi bombası yapmaya hazır değiliz. Ama, her bireyin içinde “enerji salıvermeyi bekleyen küçük ama güçlü bir sevgi üreteci” vardır.

Sevgili Lieserl, bu evrensel enerjiyi (sevgiyi) almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman, sevginin her şeyi fethettiğini, her şeyi aşabildiğini kabul etmek zorunda kalacağız, çünkü sevgi yaşamın özüdür.

Senin için, tüm yaşamım boyunca kalbimde sessizce çarpan şeyi ifade edemediğim için derinden pişmanlık duyuyorum. Belki özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için, seni sevdiğimi söylemeliyim, nihai yanıta ulaştığım için sana teşekkür ederim.”