TÜRKİYE’DE MOTOR ÜRETİMİNİN TARİHÇESİ

         

19. asrın sonlarına doğru ilk defa Alman mühendis Rudolf Diesel tarafından insanlığın hizmetine sunulan dizel motor, 20. asrın ikinci yarısında teknolojik gelişimini tamamlamıştır. Ülkemizde de ilk defa 1956 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından motor çalışmaları başlatılmış ve türlü engellemelerle gecikmeli olarak günümüze gelmiştir.

Ülkemizde yapılan Dizel motor çalışmalarının tarihçesi :

GÜMÜŞ MOTOR :

1956 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulmuştur. Çekoslovak-Slavia lisansı ile İstanbul Gaziosmanpaşa’da yerleşik tesisinde üretime başlamıştır. 10 beygir gücü (HP) ürettiği söylenen bu motor; tek silindirli, çift volanlı, yoğuşmalı tip su deposu ile soğutulan, dönemine göre eski bir teknolojiye sahipti. Kaç adet üretilip satıldığına dair kesin bilgiye rastlanamamıştır; ancak teknolojik olarak eski olan bu ürün uzun ömürlü olamamıştır. beş yılı aşkın bir süre üretildiğinden bahsedilmektedir. Bazı duyumlara göre 2 bin adet civarında üretilip satılmıştır.

PANCAR MOTOR :

Gümüş motorun trajik bir şekilde kapanmasının ardından tesis Pancar Şirketi tarafından satın alınmış ve başına Ziya Kırali getirilmiştir. Asker kökenli mühendis olan Kırali, firmayı tamamen modernize ve reorganize etmiş, Alman-Hatz firması ile lisans anlaşması yaparak üretime başlamıştır. Hava soğutmalı bu motordan iki tip (E96 ve E108) 8 ve 10 HP olarak uzun süre üretimine devam edilmiş ve 2009 yılında faaliyetine son verilmiştir. Toplam 400 bin adet civarında motor üretmiş olan Pancar Motor, pancar kooperatiflerinin de satış desteği ile kısa zamanda ziraat ve balıkçılık alanında geniş bir yer edinmiştir. Döküm, işleme, montaj gibi üretim unsurlarına, özellikle de teknolojik olarak gelişmiş talaşlı üretim araçlarına sahip olmasına rağmen faaliyetini devam ettirememiştir. Bunun muhtemel iki sebebi kanaatimizce şöyledir: Birincisi, yarı devlet teşekkülü olmasının getirdiği hantallık ve yüksek maliyet. İkincisi ise, ürün geliştirme biriminin olmamasıdır. Hatz firması Almanya’daki modellerini geliştirerek devam ederken; Pancar Motor bu değişimin dışında kalmış, yeni lisans alamamış, mevcut ürünü ve yeni ürünleri üretme yeteneğine ulaşamamıştır. Bazı zirâi ürünleri ithal ederek satmış; ancak bu da firmayı yaşatmaya yetmemiştir.

MOTOSAN :

60’lı yıllar zirâi sulamanın ülkemizde çok hızlı yaygınlaştığı senelerdi. 1964’te Necmettin Erbakan tarafından yaptırılmış bir araştırmaya göre, Türkiye’nin 8-10 HP gücünde motopomp ihtiyacı yıllık 40 bin adet olarak saptanmıştır. Ülkemizin ihtiyacı, Avrupa ve Amerika’dan ithal edilen benzin veya dizel motor ile tahrik edilen motopomp grupları ile karşılanıyordu. Bu yıllarda, Pancar Motor tam kapasite ile çalışıyorken Motosan kuruldu. Kurucusu Abdülkadir Özgür, General Motors (Detroit USA) firmasındaki son görevi olan motor tasarım mühendisliği ofis şefi (chief design engineer) görevini bırakıp, Türkiye’ye motor üretmek için gelmişti. Herhangi bir lisans almadan; tek silindirli, su soğutmalı ve direkt enjeksiyonlu bir motor imalatı planlandı. O günkü ülkemiz şartlarında bir ilk başarılarak, ilk defa yerli malı dizel motor imal edilecekti. Bir yılı aşan yoğun çalışma sonunda 1967 yılı bahar aylarında 8 HP gücündeki motor tamamlandı ve hemen motopomp olarak ülkemize hizmetteki yerini aldı. 1973 yılında aynı motorun iki silindirlisi imal edildi ve kullanıma sunuldu. Motosan da, Pancar Motor gibi nedenlerle 40 yıllık faaliyeti sonunda üretimini sona erdirdi. Faaliyeti boyunca ‘süper star’ olarak adlandırdığı bu motorlardan 100 bin adet civarında ve muhtelif güçte; motopomp, deniz tipi motor, elektrik jeneratörü vb. ürünler üretti.

ANADOLU MOTOR :

1972 yılında Anadolu Holding tarafından Lombardini (İtalya) lisansı ile gününe göre oldukça modern bir tesis olarak kurulmuştur. Kurulduğu yıllarda; bina, üretim araçları ve organizasyon olarak örnek olabilecek bu tesiste, Lombardini tasarımı olan dizel (5, 7, 10 HP) ve muhtelif kapasitede ufak tip benzin motorlar üretiliyor.

YAVUZ MOTOR :

Yavuz Motor, 1991 yılında Sedat Çelikdoğan tarafından Ankara’da kurulmuştur. Tümosan’ın kuruluşunda da görev almış tecrübeli bir mühendis olan Sedat Çelikdoğan, 2000’li yılların başından itibaren endüstriyel dizel motor üretimine yönelmiş, 2005’ten bu yana da 30-150 kW gücünde değişik maksatlar için çok silindirli motorlar üretiliyor.

ANDORIA :

Polonya kökenli olan bu motorun o günkü ithalatçısı tarafından yerli üretimi ve satışı yapılmıştır. Elimizde detaylı bilgiler olmamasına karşın; bu motorun 70’li yıllarda 10 HP güç üretebilen tek silindirli, hava soğutmalı bir motor olduğunu ve rakipleri ile mücadele edemeyip faaliyetini durdurduğunu biliyoruz. Firma halen Polonya’da faaliyetini sürdürmektedir.

RENAULT :

Renault, İspanya’da üretmekte olduğu 1,5 litre dizel motorunu Türkiye’de üretmeye başladığını ilan etmiştir. Şirket, Renault Clio Symbol modeli için üretilen bu motorun emisyon kontrolü açısından Türkiye’nin ilk çevreci motorları olduğu iddiasındadır.

OTOSAN :

Vehbi Koç tarafından 1959 yılında kurulan Ford Otosan, 2000’li yılların başlarından itibaren İzmit tesislerinde geliştirdiği 2,2 litre silindir hacimli, ‘Duratorq’ olarak adlandırdığı dizel motorunun üretimine başlamıştır. Türkiye’de üretilen ‘Transit’ adlı ticari araçta kullanılan bu motorun dünyada üretilen bu segmentteki rakipleri ile mukâyese edildiğinde en iyilerden biri olduğu ilgili çevrelerce belirtilmektedir. Emisyon standartları açısından Euro 5 seviyesindeki bu motorun seri üretimi İnönü tesislerinde başlamışken, Çin’deki tesislere alındığı ve orada üretileceği ilan edilmiştir.

TÜMOSAN :

TÜMOSAN, motor üretimindeki 40 yılı aşkın tecrübesi ile 45-185 BG aralığındaki dizel motor üretimine devam ederken TÜBİTAK desteği ile 2012 yılında başlatılan “YENİ NESİL DİZEL MOTOR GELİŞTİRİLMESİ” projesi çerçevesinde, 155 Beygir Gücünden 1000 Beygir Gücüne kadar olacak olan ailenin ilk iki üyesi, 4 Silindirli 4.5 Litre ve 6 Silindirli 6,8 Litre motorlarının ateşlemesi TÜMOSAN Konya Fabrikası’nda gerçekleştirildi.

BMC :

Mevcutta 450 beygir güce kadar motor üretebilen BMC, 600 beygir güce sahip motor üretimi üzerine çalışıyor.

Özetlemek gerekir ise, ülkemiz içten yanmalı motorlar üretiminde ‘özgün tasarım ve üretim’ adına çok uzun yıllar uğraşmış bir çok engellemelerden sonra ancak yakın zamanda sona yaklaşmıştır.

Günümüzde özellikle dizel motor üretimi faaliyetlerinin arttığını görüyoruz. Bağımsız kuruluş olarak kurulmuş olan Erin Motor’un ‘Yüzde 100 yerli motor’ imajı ile üretimine başlaması ve savunma sanayiine ürün vermek için kurulan TÜMOSAN ve BMC gibi kuruluşların son yaptığı dizel motor çalışmaları ile ülkemiz artık dizel motor üretimine başlamıştır diyebiliriz.

MAKİNA MAGAZİN’DEN DERLEME

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir