KRİZ DÖNEMİNDE KÖR UÇUŞU-Dr.İlhami Pektaş

Belirli hatlar arasında sefer yapan uçaklar, her türlü hava koşullarında, gece gündüz demeden ve yolcuların hayatını tehlikeye atmadan seferlerini tamamlamak ve uçuş saatlerine uymak zorundadır. Bu amaçla pilotlar, kumanda paneli üzerindeki vericilerin ilettiği bilgilere güvenerek  uçağı körlemesine yönetmeyi öğrenirler.

Kör uçuşu, pilotların uçağı karanlıkta veya sis içinde sadece uçuş aletlerini kullanarak zor ve kritik şartları test etmek ve yönetmek için, farklı senaryolarla test edildiği sistemin adıdır. Bu uçuşlarda pilotun vizyonunu sınırlamak amaçlanır. Pilotun gözleri bir göz bandıyla kapalıyken uçması istenir. Bu kör uçuşları genellikle yerde ve simülatörlerle yapılır. Gerçek uçuşlarda ise görüş mesafesinin olmadığı durumlarda zorunlu olarak uygulanır, bunun dışında çok özel koşullarda veya benzer gerçek uçuşlarda da denenir.

Gerçek uçuşlarda bazen atmosfer koşulları, arazi şartları, uçakta arıza durumu yada sinyallerin alınmadığı birtakım sessizlik bölgeleri oluşabilir. Bu durumlarda uçaklarda bölgenin yapısına göre engellerin nasıl aşılacağı konusunda  pilotu uyaran radarlardan faydalanılarak uçuş yapılabilir. Ayrıca uçağın inişi sırasında havaalanında bulunan uçuş kontrol kuleleri de pilotun önünü görmeden inişi sağlamasına yardımcı olabilir. Pilot iniş sırasında kulaklığı ve panelden aldığı uçuş yüksekliği, yaklaşma mesafesi ve rota sinyalleri ile inişini tamamlar.

Günlük hayatımızda ise kör uçuşu umudumuzu kaybettiğimiz zor zamanlarda kazandığımız başta yaşama sevinci olmak üzere inanç, olumlu düşünme, kişilik, manevi değerler, merak, tutku vb. gibi diğer yetilerle hayata yeniden asılma, yeniden başlama, direnme, vazgeçmeme, her ne olursa olsun üstüne gitme ve içinde yaşadığımız o zor şartları yönetme sanatıdır.

İş hayatında ise Kör uçuşu, olağan üstü durumlar için bir gereklilik veya kendini zorlu şartlar, kriz dönemleri, değişim  ve yenilikler için test etme yöntemidir. Bu dönemi iyi yöneten firmalar ayakta kalır, yönetemeyenler ise kaybolur. İşte örnek olarak Panasonic ve Nokia gibi başarılı şirketler içinde bulundukları sektör şartlarını iyi okuyamadıkları, yeniliklere açık olmadıkları ve geleceklerinin rotasını iyi tayin edemedikleri için battılar. Apple, Samsung gibi firmalar ise şartları iyi değerlendirerek, gelecek rotayı iyi okuyarak, AR-GE ye önem vererek başardılar.

Ancak içinde bulunduğunuz zor şartları, gelecek öngörüleri kurgulayarak ve bu kurguları kör uçuşlarıyla simüle ederek başarılı olabilirsiniz. Evet insanlar ve firmalar her zaman mükemmel şartlarda yaşamaz. Öyle dönemler gelir ki sizin için hayatın en zor, en sıkıntılı dönemidir. Bu dönemlerden başarıyla çıkmanız ancak yaşama sevinciniz, ve umudunuzu kaybetmeden elinizdeki sınırlı imkanlardan faydalanarak krizi yönetmekle mümkündür. Bu dönemlerde telaşa kapılmadan benzer örnekleri, geçmişin, günün ve geleceğin şartlarını doğru yöntemlerle analiz ederek, simüle ederek, yeniliklere açılarak, yeni arayışlar, alternatif  alanlar ve yeni yollar geliştirerek çıkış yolları ararsınız ve bulursunuz.

On bir yaşında görme yetisini kaybeden Gültekin Yazgan, çocukluğuyla, gençliğiyle, yetişkinliğiyle, meslek yaşamı ve aile hayatıyla bu konuda örnek bir şahsiyet örneği oldu. Önce Braille alfabesini ve nota sistemini öğrenmiş sonra dışarıdan ilkokul, ortaokul ve liseyi bitirerek  hukuk fakültesine girmiş ve bu arada, çok iyi derecede İngilizce öğrenmiş. Yıllarca öğretmenlik ve avukatlık yapmış. Zorluklarla başlayan, ama hayatındaki engelleri mücadele ederek tek tek kaldıran cesur yürek.  Aklının almadığı hiçbir şeyi reddetmeyen, aksine, ne olduğunu anlamak ve öğrenmek için peşine düşen bir merak. Bu merakı ateşleyip yaşatan, başladığı işi bitirmeye, sonuna kadar gitmeye olanak sağlayan tutkulu bağlılık.

Kör uçuşta başarının sırrı;  kendini sürekli eğiterek, donatarak, tutku ve merakını, yaşama sevincini hiçbir zaman kaybetmeden ve yaşam mücadelesinden vazgeçmeden soğukkanlılıkla uçuşu yönetmektir.