İSLAM ÜLKELERİNİN KALKINAMAYIŞININ EN BÜYÜK NEDENİ EĞİTİMSİZLİKTİR-Dr.İlhami Pektaş

Dünyada yalnızca 14 milyon Yahudi var.  Yahudiler yada diğer adıyla Museviler;  Kuzey ve Güney Amerika’da 7 milyon, Asya’da 5 milyon, Avrupa’da 2 milyon ve Afrika’da 100 bin civarındadır.

Dünyadaki  Müslümanların sayısı ise yaklaşık  1,5 milyar civarındadır ve  Müslümanların 1 milyar’ı Asya’da, 400 milyon’u Afrika’da, 44 milyon’u Avrupa’da ve 6 milyonu Amerika kıtasında yaşamaktadır.

Yani dünya nüfusunun % 23’ü müslümandır.

Dünyada 1 Musevi’ye karşın 100 Müslüman var…100 kat fazla….

İyi ama Yahudiler Müslümanlardan niçin  nüfusun tam tersi 100 kat daha güçlü,

daha zengin, daha eğitimli ve daha mucittir ?

Örnek olarak tüm zamanların en etkin bilim adamı Albert Einstein Yahudi asıllıydı.

Psikanalizin babası Sigmund Freud,  Karl Marks Yahudi’ydi.

Bilim adamı olarak yetişen Yahudilere bakalım:

Benjamin Rubin ; insanlığa aşı iğnesini armağan etti. Jonas Salk ilk çocuk felci aşısını geliştirdi.

Gertrude Elion, lösemiye karşı ilaç buldu.  Baruch Blumberg , Hepatit-B aşısını geliştirdi. Paul Ehrlich , frengiye karşı tedaviyi buldu.  Elie Metchnikoff,  bulaşıcı hastalıklarla ilgili buluşuyla Nobel ödülü kazandı. Gregory Pincus, ilk doğum kontrol hapını geliştirdi. Bernard Katz, nöromasküler (kaslarla sinir sistemi arası iletişim) alanında Nobel ödülü kazandı.  Andrew Schally,  endokrinoloji (metabolik sistem rahatsızlıkları, diyabet, hipertiroid) tedavilerinde kullanılan yeni bir yöntem geliştirdi. Aaaron Beck, Cognitive Terapi’yi (akli bozuklukları, depresyon ve fobi tedavilerinde kullanılan psikoterapi yöntemini) geliştirdi. Gerald Wald, insan gözü hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek Nobel ödülü kazandı. Stanley Cohen, embriyoloji (embriyon ve gelişimi çalışmaları) dalında Nobel aldı.  Willem Kolff, böbrek diyaliz makinesini yaptı. Peter Schultz, optik lif kabloyu, Charles Adler;  trafik ışıklarını,Benno Strauss, paslanmaz çeliği, Isador Kisse, sesli filmleri, Emile Berliner, ilk telefon mikrofonunu, Charles Ginsburg, ilk bantlı video kayıt makinesini geliştirdi. Stanley Mezor, ilk mikro-işlem çipini icat etti. Leo Szilard, ilk nükleer zincirleme reaktörünü geliştirdi. Bilim adamları daha da örnek verilebilir.

Peki, son 100 yıl içinde Yahudiler sadece bilimsel alanda  104 Nobel ödülü kazanırken,

1.5 milyar Müslüman neden yalnızca 3 Nobel kazanabildi ???

Yahudiler niçin bu kadar yaratıcı ve neden bu kadar güçlü ?

Ayrıca Yahudi inancına bağlı ve dünyada tanınmış  yatırımcılara/işadamlarına ve markalarına da göz atmakta fayda var :

Ralph Lauren (Polo),  Levi Strauss (Levi’s Jeans), Howard Schultz (Starbuck’s), Sergei Brin (Google), Michael Dell (Dell Bilgisayarlar), Larry Ellison (Oracle), Donna Karan (DKNY),  Irv Robbins (Baskins & Robbins), Bill Rosenberg (Dunkin Dougnuts), Richard Levin (Yale Üniversitesi’nin kurucu başkanı).

Türkiyedeki belli başlı Yhudi markalarına örnek verecek olursak ; Danone , Coca-Cola , Delta Galil, Disney, IBM, Johnson & Johnson, Kimberly-Clark, Lewis Trust Group Ltd, L’Oreal, Marks & Spencer, Nestle, Starbucks ,Timberland,  McDonald’s, Ariel, Alo, Omo, Persil, Vim, Ace, Rinso, Mintax,  Hoover, AEG, Singer, Philips, Elektrolux, Profilo, Grundig , Intel, IBM, Nokia, CNN, Motorola, Pantene, Recioce, Blendax, İpana, Colgate,Orkid, Allways, Prima,

Danone, Nescafe ,Nesquick Milkybar, Kitkat, Jacobs,Vakko, Bossa, Hoechst, Bayer, Sandoz, Roche, Pfizer, Saned vs….

Şimdi Soralım Kendimize:

Müslümanların  IQ’sü çok mu düşük yoksa eğitimsizlikten mi kullanamıyorlar ?

Neden Yahudiler bu kadar güçlü ve başarılı?

Tüm  bu soruların cevabı şudur : Her çocuğa ve her gence kaliteli eğitim verirler…Tüm gençleri özellikle yahudi kızlarının tamamı üniversite mezunudur ve  hepsi kaliteli eğitim almıştır.

En önemli şey eğitimdir. Hem kızlarına hem erkek çocuklara hiç ayırt etmeden kaliteli eğitim verirler. Bu eğitim türü teslimiyetçi değil sorgulayıcıdır, ezberci değil  araştırıcıdır, kopyalamacı için değil, icat etmek içindir  ve yaratıcıdır.

Peki, Neden Müslümanlar bu kadar güçsüz ve zavallı durumdadır ?

Bunun tek cevabı yanlış eğitimdir. Verdikleri ve gelişime yararı olmayan birer eğitim sistemi uyguladıkları içindir. Kız çocuklarını okutmadıkları içindir.

Büyük oranda Din Eksenli, Sorgusuz, Araştırmasız, Ezberci ve Dayatmacı eğitim uygulanır.

Oysa Dünyada yaklaşık 1.5 milyar  Müslüman insan yaşamaktadır.  Yani, toplam dünya nüfusu içinde her 5 kişiden biri Müslümandır. Her bir Hindu’ya karşılık 2 Müslüman , Her bir Budist’e karşılık 2 Müslüman  ve Her bir Yahudi’ye karşılık 100 Müslüman bulunmaktadır.

Müslümanlar bu kadar çoğunluktur ama neden güçsüz ve zayıflar ?

Tek bir Nedeni var Eğitimsizlik  !!

İslam Konferansı Örgütü’nün (OICD) 57 üyesi vardır ve ülkelerin tümünde yaklaşık 500 adet üniversite bulunmaktadır. Yani üniversite başına 3 milyon Müslüman düşmektedir. Başka bir deyişle 3 milyon kişi için bir üniversite yapılmıştır. Bunların kalitesi de düşüktür.

Fakat sadece ABD’de tek başına 5 bin 758 adet üniversite vardır.

Shanghai Jiao Tong Üniversitesi tarafından 2004 yılında hazırlanan “Dünya Üniversitelerinin Akademik Değer Listesi”ne Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500’e giren tek bir üniversite girememişti.

Neden?..

Kalitesiz ve ezberci eğitim, Kız çocuklarının okutulmayışı yada kız çocuklarının eğitim oranının  çok düşük olması. Kız çocuklarının eğitimi  gelecek nesillerin kalitesi için çok önem arzetmektedir. Yahudiler evlenirken kendilerinden daha eğitimli bayanlarla evlenmeyi tercih etmektedirler. Çünkü anne eğitimli olunca çocukların eğitiminde daha etkili olacaktır.

Müslüman ülkelerde okuma yazma oranları maalesef  ÇOK DÜŞÜKTÜR!

UNDP tarafından toplanan verilere göre 15 Hıristiyan çoğunluğa sahip ülkedeki okuma-yazma oranı %100’dür, yani bu 15 ülkede okuma-yazması olmayan tek kişiye rastlamak mümkün değildir!. Yahudilerde okuma-yazma oranı %100’dür.

Genel olarak Hıristiyan dünyasında okuma-yazma bilenlerin oranı % 90’dır. Bunların her 100 kişiden 50’si üniversite mezunudur.

Müslüman ülkelerde durum bunun tam zıddıdır: 100 kişiden sadece 40’ı okuma-yazma bilir ve herkesin okuryazar olduğu bir tek Müslüman ülke bulunmamaktadır.  Bunların % 50’si ilkokul mezundur ve sadece % 2’si üniversiteyi bitirmiştir.  Özellikle kız çocuklarının okutulmaması bu cehaletin en büyük nedenidir. Bu nedenle Müslüman ülkeler kargaşa ortamından bir türlü çıkamıyor, işte bu nedenle Müslüman ülkeler bir türlü gelişemiyor.  Kız çocuğu okumaz yeri evidir, kocasının yanıdır diye düşünen zihniyetler var, İlkokuldan sonra evine kapatılan kızlarımız var, Çocuk denecek yaşta evlendirilen kızlarımız var.

Halbuki İslam bir ilim ve irfan dinidir. Öğrenmeye, öğretmeye, incelemeye ve araştırmaya büyük önem vermiştir. Bilindiği gibi dinimizde ilk emir Oku şeklinde gelmiştir. İlim Çin’de dahi olsa gidin alın denilmiştir. Buna rağmen Türkiye’de 2013 yılında okuma yazma bilmeyen erkek nüfus oranı yüzde 1,5 iken, kadınlarda bu oran yüzde 7’dir. Aynı yaş grubunda AB ülkelerinde ise kadınların yüksek öğretime gitme oranı erkeklerden daha yüksektir.

BUNA PARALEL OLARAK : MÜSLÜMAN ÜLKELERDE BİLİM İNSANLARININ ORANLARI DA ÇOK DÜŞÜK!

ABD’de ve Japonya’da onbinlerce bilim insanı varken, 57 Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerdeki toplam bilim adamı sayısı ise çok azdır.  Akademisyenlerin hepsi bilim insanı değildir.

Bilim insanı , pozitif bilimlerle aktif olarak uğraşan kişi demektir. Ve her 1 milyon Müslüman kişiye sadece 1 bilim insanı düşmektedir.

Teknisyenler bakımından Müslüman çoğunluklu Arap ülkelerindeki durum daha da kötüdür: Her 1 milyon Müslüman Arap nüfus içinde yaklaşık 100 teknisyen bulunmaktadır. Hıristiyan dünyasında ise her bir milyon kişi içinde 1000 teknisyen bulunmaktadır.

NEDEN? Sorusunun tek cevabı;  Kalitesiz-ezberci eğitim, kız çocuklarının eğitime katılmayışı  ve ARGE’ye (araştırma geliştirmeye) yeterli kaynak ayrılmamasıdır…

Çünkü Müslümanlar gayri safi milli gelirin yalnızca ortalama % 0,2’sini araştırma-geliştirme bütçesi olarak ayırıyor.

Buna karşın Hıristiyan dünyası araştırma-geliştirmeye % 5 oranında, yani 25 kat daha fazla fon ayırmaktadır.

SONUÇ: İslam dünyası şu haliyle yeni bilgi üretebilecek kapasiteden yoksundur. Ayrıca dünyanın ürettiği bilgiyi kendi vatandaşlarına öğretmekte de son derece başarısızdır.

Bunun kanıtı ise ileri teknoloji ihracat rakamlarında ortaya çıkmaktadır:

Pakistan’ın ileri teknoloji ihracatının toplam ihracatın içindeki oran %1’dir. Suudi Arabistan, Kuveyt, Fas ve Cezayir’in ise % 0,3’tür.

Hristiyan Singapur’da bu oran % 58’dir.

Gelecek Bilgi temelli toplumların olacaktır.

İlginçtir ki, Müslüman 57 ülkenin gayri safi milli hâsılalarının toplamı 3 trilyon doların altındadır. Buna karşın 310 milyonluk ABD tek başına 14.5 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet üretmekte;  AB 16.2 trilyon dolar, Çin 6 trilyon dolar, Japonya 5,4 trilyon dolar , Almanya 3,3 trilyon dolarlık, Fransa 2.5 trilyon dolar, İngiltere 2.2 trilyon dolarlık  üretim yapmaktadır.

Mal ve hizmet üretimi :

İspanya’da 1.5 trilyon doların üzerindedir. Katolik Polonya 470 milyar dolarlık mal ve hizmet üretimi gerçekleşmektedir. Budist Tayvanda 500 milyar dolar değerinde mal ve hizmet üretimi yapmaktadır.

İşin daha acıklı tarafı ise şudur: İslam Dünyasının gayri safi milli hâsılasının tüm dünya gayri safi milli hâsılası içindeki oranı düşüktür ve hızla azalmaktadır.

O halde Müslümanlar neden bu kadar güçsüzdür?

Bunun tek nedeni : Eğitim Yoksunluğudur. Tam anlamıyla söylersek; kaliteli ve çağdaş eğitim yoksunluğu ve Kız çocuklarının eğitimde yer almamasıdır.

Çok kesin bir biçimde söylersek; akılcı olmayan, ezberci, teslimiyetçi, din eksenli, cinsiyet gözeten ve çağdışı bir eğitimdir…

Japonya’da kişi başına ortalama 25 kitap düşerken, Avrupa’daki ülkelerinde 14 Kitap düşüyor.

TÜRKİYE’DE İSE  toplam kitap sayısının nüfusa oranına göre, 2013 yılında kişi başına 7 kitap. Bu oran diğer Müslüman ülkelerde daha düşüktür.