İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU? Dr. İlhami Pektaş

Nüfusun artışıyla birlikte gıda ürünlerinde yapılan taklit ve tağşiş günümüzde çok yaygın olarak insan sağlığını tehdit ediyor. Gıda ürünlerindeki fiyat artışı gıda hilekarlığını da artırmış bulunuyor. Dünya Tüketici Örgütü (WCO), yayınladığı raporda dünyada pazarlanan gıdaların %10’unu hileli olduğunu ve bu yolla ortaya çıkan kaybın da yılda 49 Milyar USD olduğunu bildirmiştir.  Ülkemizde ise 575 bin gıda firması faaliyet gösteriyor ama yetersiz sayıda 5 bin gıda denetçisi görev yapıyor. Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemler geliştiren gıda hilekarları insan sağlığını tehdit eden ürünleri piyasaya sürüyor. Ülkemizde gıda sanayinin yaklaşık % 50’si kayıt dışı ve denetimsiz üretim yapıyor. Hal böyle olunca hileli gıda sektörü pazarı da her geçen gün gelişerek karlı bir sektör haline gelmiş ve ülkemizde yaklaşık 10 milyar TL’lik bir ciroya ulaşmıştır.

Ülkemizde kaçak ve kayıt dışı gıdalar halk sağlığını tehdit ediyor. Dönerden sucuğa, zeytinyağından peynire, tereyağından tavuk etine, pirinçten bala neredeyse her türlü gıda maddesinin sahteciliği çok yaygın. Gıdada en büyük tehlike et ve süt ürünlerinde.

Peynir altı suyundan ve süt tozundan “yapay süt” imal ediliyor. Yoğurda bitkisel yağ ve jelatin katılıyor. Jelatin, domuzun deri veya kemiklerinin kaynatılmasıyla elde ediliyor. Kıymalı pideye ve dana kıymaya tavuk kıyması, tavuk sakatatı, diğer etler ve boyanmış iç yağ katılıyor. Salam, sosis ve sucukların içine baharatla karıştırılmış soya, hayvansal etsel atıklar, akciğer vb. iç organlar, öğütülmüş tavuk kemikleri, kireç suyunda soyulmuş sarımsak karıştırılıyor. Hayvanların kemikleri, zarları, tavuk derileri, bağırsakları toplanarak mekanik kıyma haline getirilip halka satılıyor, gıda teröristleri, çöpe atılması gereken atıkları halka satarak, yediriyorlar. Mekanik kıymalar döner yapımından sucuğa, lahmacundan kebaba kadar her üründe karşımıza çıkabiliyor. Son kullanma tarihi geçmiş sucuklar yeni yapılan sucukların içine katılıp yeni imal edilmiş gösteriliyor. Bayat tavuklar çamaşır suyu ile beyazlatılarak taze görüntüsü veriliyor.

Üretim tarihi geçmiş, küflenmiş peynir yeniden eritilip kalıplara dökülerek kaşar, krem peynir veya eritme peynirine dönüştürülüyor. Yağlı tulum peynirine nişasta ve bitkisel yağ karıştırılıyor.

Zeytinyağına rafine ay çiçeği, kanola, fındık yağı karıştırılıyor. Zeytinler kimyasal boya ile siyahlaştırılıyor. Sabun üretiminde kullanılabilecek yüksek asitli yağlar “ısıl işlem”den geçirilip “natürel sızma zeytinyağı” diye satılıyor.

Sütün yağı alınarak yağ yerine margarin karıştırılıyor.

Sahte pekmez ve sahte çikolata üretilip satılıyor. Baklavaya antep fıstığı yerine bezelye yada yeşil boya ile karıştırılmış yer fıstığı katılıyor.

Toz ve pul biberlere kiremit tozu, talaş ve renklendiriciler karıştırılıyor, Baharatların içine kurutulmuş ot ve saman karıştırılıyor.

Tatlandırıcı ve şeker karışımlı sahte ballar piyasada,  Ticari glikozun içine bir miktar polen, renklendirici ve esans katılarak sahte bal imal ediliyor. Metil alkol içeren sahte içkiler piyasaya veriliyor.

Gıdaların üretim aşamasında bilinçsizce ilave edilen tatlandırıcı, lezzet verici ve koruyucu maddeler halk sağlığını tehdit ediyor. Şekerli gıdaların aynen bir alkol, uyuşturucu gibi insan ve özellikle çocukların beyninde bağımlılık yapan bir mekanizmayı tetiklediğini bilmek gıda teröristlerinin işini kolaylaştırdı. Şekerin alım şeklinin içecek kültürüne yerleşmesiyle hatta suyun yerini almasıyla birlikte toplumun yaşadığı terör zirveye ulaştı.   Reklamlarla kullanımları teşvik ediliyor ve gayet yasallar. Devletler ekonomik kaygılarla üretimlerini engelleyemiyor aksine tüketimleri teşvik ediliyor.

Çin’den ithal edilen bazı gıdalarda, örneğin sütlerde ve bebek mamalarında melamin kullanılıyor. Ülkemizde şu ana kadar 3’ü soya 13’ü mısır olmak üzere toplam 16 GDO çeşidinin ithaline izin verildi. Tehlike çok büyük.

Gıda maddeleri genellikle kolay bozulabilir ürünlerdir. Bu ürünlerin sağlıklı koşullarda üretilip saklanması gerekir. Aksi halde sağlık açısından önemli riskler ortaya çıkar.

Üç kuruş daha fazla kazanmak için bu kadar insanın hastalanmasına yol açmak, sağlığı ile oynamak, kanserine yakalanmasına neden olmak vicdansızlık değil de nedir ?

Gelelim Trafik kazalarına ;

Her bayram tatilinde giderken ve gelirken ülkemizde yaşanan trafik kazaları. Geçen yıl 10 günlükKurban Bayramı tatilinde, 127 kaza meydana geldi. Bu kazalarda toplam 77 kişi öldü, 381 kişi de yaralandı.

Türkiye’de 2016 yılında toplam 1 milyon 182 bin 491 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 997 bin 363 adedi maddi hasarlı, 185 bin 128 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası oldu.  Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 213 bin 149 kusura bakıldığında kusurların yüzde 89,6’sının sürücü, yüzde 8,7’sinin yaya, yüzde 0,8’inin yol, yüzde 0,5’inin taşıt ve yüzde 0,4’ünün yolcu kaynaklı olduğu görüldü. Acele etmek ve tedbirsizlik en büyük nedenlerden birisi.

İş Kazaları ;

Dünyada her yıl ortalama 270 milyon iş kazası meydana geliyor, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre her gün ortalama 5 bin yılda ise 2 milyon işçi ölüyor ve 160 milyon işçi meslek hastalığına yakalanıyor. Türkiye’de ise iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölümlere yönelik veriler üzerinde tartışma sürmekle birlikte SGK verilerine göre 2014 meydana gelen iş kazası sayısı 221.366, iş kazası/meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı sayısı 1.626.  İş kazalarında Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olan Türkiye’de her gün resmi olarak 172 iş kazası sonucunda dört işçi hayatını kaybediyor.

İş kazalarının en büyük nedenleri, Önceden planlanmamış, bilinmeyen ve kontrol altına alınamamış olan iş şartları, çalışanların dikkatsiz, tedbirsiz, sinirli, ihmalkar olmaları, kişisel koruyucu malzeme kullanmamaları, alınmış iş güvenliği önlemlerini etkisiz hale getirmeleri gibi tehlikeli davranış ve insan kusurları, iş yeri çalışma koşullarının yetersizliği, iş yerinin güvenlik kurallarına uymamasından kaynaklanmaktadır. Basit bir hata insan hayatına neden olabiliyor.

Uyuşturucu ;

BM 2016 raporuna göre dünya genelinde en yaygın kullanılan uyuşturucu olma özelliğini sürdüren esrarın kullanıcı sayısı 183 milyon, uyuşturucu bağımlılarının sayısının 29 milyona ulaştığına dikkat çekildi. Raporda, uyuşturucuya bağlı ölüm oranı 207 bin olarak kaydedildi.

Silahlanma yarışı ve Terör ;

Küresel çapta silahlanmaya harcanan para, Suriye’de iç savaşın patlak verdiği 2011 yılında ilk kez arttı. Dünya, geçen yıl silaha bir trilyon 680 milyar dolar harcadı.

Bu harcamada, en çok pay Ortadoğu ülkeleri, acaba neden ?

Son beş yılda Ortadoğu ülkelerinin küresel silah ithalatındaki payı yüzde 29 olarak kayıtlara geçti. 2012-2016 döneminde Ortadoğu’nun silah ithalatı yüzde 86 arttı. Bölge ülkeleri arasında en fazla silah alan ülke Suudi Arabistan. Suudi Arabistan, Hindistan’dan sonra dünyanın en büyük silah ithalatçısı.

Küresel silah ihracatında ise Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Fransa , İngiltere ve Almanya başı çekiyor. Silah satışının yüzde 74’ünü bu beş ülke gerçekleştiriyor. Yani bu ülkeler hem Ortadoğu bölgesine silah satarak para kazanıyor hem de gelecekte planlarını gerçekleştirmek için  bu bölgede terörü körüklüyor.

Dünya genelinde 2016 yılında 1776 adet terör eylemi yapıldı. Bu terör olaylarında 15,876 kişi hayatını kaybetti. Şiddetin yoğun bir şekilde hissedildiği 2016 yılında Ortadoğu ülkelerinde toplam 841 terör saldırısı gerçekleşirken, 10,340 kişi hayatını kaybetti. En çok terör olaylarının yaşandığı ülkeler sırasıyla Irak, Afganistan, Türkiye, Somali, Pakistan, Mısır ve Nijerya . Yani Müslüman ülkeler.

Günlük yaşamda insan hayatının ne kadar ucuz olduğuna dair bazı diğer örnekler ;

Pakistan’da devrilen bir tankerden benzin almaya çalışan 148 kişi, meydana gelen patlama ve yangında hayatını kaybetti.

Foseptik çukuruna düşen dört kişi kurtarılamadı…

Kreşe giden 3 yaşındaki çocuk, uyuduğu okul servisinde unutulunca havasızlıktan yaşamını yitirdi.

Yetkililere defalarca bildirilmesine rağmen düzeltilmeyen sarkık elektrik teller can aldı.

Şehir içinde sefer yapan minibüsün açık bırakılan kapısından eşinin gözü önünde düşüp ağır yaralanan kişi yaşam mücadelesini kaybetti.

Portakal işçilerini taşıyan branda kaplı kamyon hemzemin geçitte treninin kamyonu biçmesiyle korkunç facia yaşandı. Kazanın bilançosu ağır oldu 7 ölü 21 yaralı.

Hastanede yaptırdığı kontrolde AIDS’li olduğu söylenince intihar eden kişinin ailesi tarafından başka bir Hastanede yeniden incelenen tahliller sonucunda AIDS değil, hepatit B hastası olduğu anlaşıldı.

Su sıçratma’ nedeniyle çıkan kavgada 1 kişi bıçaklanarak öldürüldü, 4 kişi yaralandı.

Gece saatlerinde çevreye rahatsızlık veren şahısları uyarmak istedi. Sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine bıçaklanarak öldürüldü.

Libya’dan, Suriye’den, Iraktan, Bengaldeş’ten, Afganistan’dan canını kurtarabilmek ve daha güvenli bir hayat sürdürebilmek için her şeyini satıp yollara düşen, bu arada insan tacirlerinin eline düşen, birçoğu Akdeniz’in dalgalarında hayata veda eden insanlar…  Sahile vuran Aylan bebeğin cesedi….

Neden ?

Ülkemizde gıda ürünlerinde yapılan taklit ve tağşiş, trafik kazaları, iş kazaları, terör, adi cinayet, şüpheli ölümler, uyuşturucu, alkol, fuhuş, kayıp çocuklar, intihar ve benzeri sebeplerle o kadar çok insan zayiatı oluyor ki, insan kendi kendine “Neden” diye sormadan edemiyor.

Para kazanma hırsı, Denetimsizlik ve denetim yetersizliği, Ciddi önlemlerin alınmaması, tedbirsizlik, ihmal, Cezaların yetersizliği, Vicdansızlık, Ahlaksızlık, Gücün menfaat için kullanılması, Eğitimsizlik, Bir toplumu hasta ve yok etme politikaları insan hayatını riske atıyor.

Bu canlar hepimizin. İnsan hayatını tehdit eden tüm bu şartları ortadan kaldıracak tedbirleri almalı ve insanlarımızın yaşam hakkına sahip çıkmalıyız.

İnsan olmak ne kadar büyük bir nimet. Yaratılanların en şereflisi , en güzeli ve en değerlisi… ancak bu güzelliği yok etmek isteyenler yine insanlar. Yaratılanların en akıllısı ve en şereflisi olan insanoğlu bunları haketmiyor.