Her yasal hak, helal değildir.

 Buradaki “yasal hak”, kanunların kişiye tanıdığı yetki veya imkânı ifade eder. “Helal” ise bunun ötesinde, vicdan, kul hakkı ve ahlaki meşruiyet boyutunu sorgular.
Örneğin bir insan kanunen sahip olduğu bir hakkı, karşısındaki insanı mağdur edecek, hakkını zedeleyecek veya vicdanen yanlış olacak biçimde kullanabilir. Bu durumda yaptığı şey yasal olabilir; fakat ahlaken doğru olmayabilir.
Bence sözün en güçlü tarafı şu ayrımı hatırlatmasıdır:
Kanun “Yapabilir misin?” diye sorar.
Ahlak ve vicdan ise “Yapmalı mısın?” diye sorar.
Daha da vurucu şekilde:
“Yasallık, sınırı gösterir; helallik ise vicdanı.”
Bu nedenle söz, özellikle yetki, makam, ticaret, hak arama ve insan ilişkileri açısından oldukça güçlü bir mesaj taşıyor.
İflas eden kardeşinin evini yasal yoldan satın almanın veya imar ruhsatı olan bir yapının şehrin dokusuna zarar vermesinin yasal olabileceğini, fakat bunun otomatik olarak helal veya ahlaken doğru değildir.
“21. yüzyılın en yaman toplumsal projesi, helâl olanı, yasal olanla örtüştürmek olsa gerek.”
Alev ALATLI