HAYATTA KALMA ÖN YARGISI

Amerikalılar 2.ci Dünya savaşı sırasında daha az uçak kaybetmek için uçaklarını zırh ile kaplamak isterler. Ancak savaş dönemi olduğundan malzeme yetersizdi. Ayrıca uçakları tamamen zırhla kaplamak ağırlık sebebi ile uçakların menzil ve manevra kabiliyeti gibi özelliklerine zarar vereceğinden sadece gerekli yerlere zırh kaplanması gerekiyordu.
Bu nedenle seferden geri dönen uçakların nereden vurulduklarının istatistiği çıkarıldı ve ortaya bu görüntü çıktı.
İlk başta bu kurşun delikleri olan yani uçakların en çok hasar alan bölgelerini zırhlamayı düşündüler.
Macar doğumlu istatistikçi Abraham Wald buna karşı çıkarak uçağın burun bölgesi, motorları ve orta gövdesi yani kurşun izi olmayan yerlerin zırhlanması gerektiğini söyledi. A. Wald’ın farkedip de diğerlerinin farkedemediği şey neydi;
Bu uçaklar o bölgelerden hasar aldıkları için düşmemiş, hasar almadıkları yerlerden vurulmadıkları için eve geri dönebilmeyi başarabilmişti. Kurşun izi olmayan yerlerden vurulursa uçağın geri dönme şansının olmadığını aşikardı.
İşte bu algıya “survivorship bias” deniyor. Hayatta kalanlara çok odaklanıp, başarısız olanların neden başarısız olduklarını gözardı etme mantık hatası.
Diğer bir örnek:
I. Dünya Savaşı’nda, askerlerin kask takmaya başlamasından sonra, kafasından yaralanan askerlerde çok fazla artış olduğu görüldü. Kask taktıkları için askerlerin kafalarının hedef alındığını düşündüler. Bu nedenle de kask takmanın gereksiz olduğu kanısına vardılar. Ancak daha sonradan, kask takan askerlerde yaralanmaların artmasının aslında askerlerin yaşamaları olduğu fark ettiler. Yani askerler kask takmasa öleceklerdi. Ancak kask taktıkları için yalnızca yaralandılar. Bu nedenle de yaralı asker sayısının arttığı düşünüldü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir