Hafızanın önemi- Dr. İlhami Pektaş
Hiç düşündünüz mü acaba ? Bir gün yataktan kalktığınızda hafızanızın tamamen silindiğini ve kim olduğunuzu hatırlamadığınız bir olayla karşılaşsaydınız ne olurdu? Mesala ağır bir Alzheimer hastası.
İçinde bulunduğunuz evin nerede olduğunu, karşınızdaki insanların kim olduklarını, “Ben senin eşinim, çocuğunum” ya da “Baba, Anne beni tanımadın mı ? “ diyen kişilerin sizin için bir anlam ifade etmediğini, doğduğunuz tarihi, yaşadığınız hayatı, arkadaşlarınızı, onlarla yaşadığınız pek çok olayı, sahip olduklarınızı, çocuklarınızı, akrabalarınızı bunun gibi milyonlarca hafızanızda bulunan detayı kısacası, Hafızanızın tamamen silindiğini anladığınızda ne yapardınız ?
Aslında çevremizde kısa veya uzun süreli hafızasını kaybetmiş olan insanlar bunun en açık örneğidir.
Bizler genellikle farkında olmadan hafızanın nimetinden hayatımızın her alanında faydalanırız. Bizim için hafızanın sosyal hayat kadar, eğitim ve meslek hayatında da önemi büyüktür.
Bizler genellikle hafızamızın bir mucize olduğunu bilmeden yaşarız. Uykudan sonra, bir tür ölümün ardından yeniden diriliş yaşadığımızı ve bu dirilişle bedenimizin, beynimizin ve hafızamızın tamamen yeniden yaratıldığının farkında olmayız bir türlü.
Ne de olsa bunu bizim için farkında olmadığımız bir düzenleyen vardır.
Yani her gün bizim için yeni bir doğum ve yeni bir yaratılıştır.
Bir an bu şekilde düşündüğümüzde, şu an ki sağlığımıza ve tüm sahip olduklarımıza milyonlarca kez şükredecek ve ne büyük bir nimete sahip olduğumuzu daha iyi anlayacağız.