BİR SURİYE GÖÇMENİNİN İTİRAFLARI

Suriye’deki zulümden kaçıp, Türkiye’ye sığınmış, şimdi ise Gaziantep çöplüğünde plastik ve karton kâğıt toplayan Suriyelinin ibret dolu sözlerini hatırlamakta fayda var.

Bizler sekiz yıl öncesine kadar Suriye’de birbirimize peşin hükümlü ve ön yargılı bakarak yaşıyorduk. Birimiz diğerimize ayrı gözle bakmaya, ayrım yapmaya ve birbirimizi dışlamaya başladık. Ayrıştırma yıllar öncesinden planlı olarak başlamış meğerse. Savaş ve zulmün artmasıyla da ayrımcılık yavaş yavaş daha da yaygınlaştı. Şii’si iktidar olduğu için diğerini beğenmezken, Sünni’si çoğunluk olduğu için kendinden olmayanı istememeye başladı. Hıristiyan’ı zengin olduğu için başkasını küçük görüyor beğenmiyor, Kürd’ü başka beğenmiyor, Arab’ı başka beğenmiyor, Türkmen’i başka beğenmiyordu. Kısaca kimse kimseyi beğenmiyor, kimse kimsenin düşüncesine saygı duymuyordu.

Savaş başlamadan önceleri yaşlısı genci sosyal medyada birbiriyle küfürleşiyor, insanlar birbirinden nefret ederek uzaklaşıyordu. Herkes çok bilmişti. En ahlaklı en dindar, en namuslu benim diyordu.

Savaş başlayınca yurdumuzu terk etmek zorunda kalınca ve buralara gelince zor günlerimiz başladı. Durum değişti. Kimi ekmek peşinde koşmaya koyuldu, kimi devletten aldığı yardımla geçinme yolunu seçti. Kimileri konu komşunun desteği ile ayakta durmaya çalıştı. Yaşadığımız bölgede iş bulamayınca bizler de çöplüklerde kısmet arayışına koyulduk. Sabah erken kalkıp akşamın geç saatlerine kadar mahalle mahalle gezip o çöplük senin bu çöplük benim dedik. Çöplükleri didikledik. Daha sonra bizler gibi Suriye’den yeni gelen insanlarla karşılaştık. Onların da çöplükte aradığımız kısmetimize ortak olduklarını gördük. Birimiz diğerini daha önce hiç görmemişken şimdi çöplük karıştırıp çöp seçerken yan yana geldik bir anda.

Batılı şeytan ülkelerin tuzağına düşerek hepimiz ülkemizden uzakta Türkiye çöplüklerinde birleştik. Çöp toplarken artık kimse kimseyle tartışmıyor, kimse kimseyle dedikodu yapmıyor, kimse kimseye kin ve nefret beslemiyor, Kimse kimseye hakaret ve küfür etmiyor. Kimse diğerine başka bir gözle bakmıyor. Gül gibi geçinip gidiyoruz işte. Savaş ve zulüm, silah, bomba ve barut kokusundan dersimizi aldık. Bu hayat dersinden çöplüğe düşünce Türkiye’de kardeşlik ve paylaşmayı öğrendik ama ne yazık ki memleket gitti elimizden .

İşte bir örnek olarak İslam ülkeleri kendileri için hayırlı olan dayanışma ve birleşmeyi seçmek yerine büyük davayı, küçük hesaplara feda ettikçe yıkım kaçınılmaz olacaktır. Bu yaşanmış olayda tüm islam alemine çıkarması gereken önemli bir derstir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir