ARUS; ÜLKEMİZİN RAYLI SİSTEMLERDE ÖNCÜ KÜMELENMESİ – Dr. İlhami Pektaş

‘Raylı Sistemler Milli Davamızdır’ ilkesiyle yola çıkan ARUS Kümelenmesi, Türkiye’nin ilk bölgesel olmayan ve tüm Anadolu’yu kapsayan kümelenmesi olarak, ülkemizde raylı ulaşım sistemlerine yönelik üretim yapan sanayicilerimiz, destekleyici kurum ve kuruluşlarımız ile birlikte ‘İş Birliği, Güç Birliği ve Milli Marka’ inancıyla kurulmuştur.
Ülkemizde tasarımından nihai ürüne, yerli ve milli marka raylı ulaşım sistemlerini üreterek, birer dünya markası haline getirmeyi kendisine ana hedef olarak belirlemiş olan ARUS, Anadolu’nun dört bir yanından sanayici üyeleri ile Türk raylı sistemler sektörünün önde gelen kuruluşlarını bir araya getirmekte, sektörde iş birliği, güç birliği ve milli markalar üretme görevini üstlenmektedir.

Kümenin Anadolu’nun 21 ilinden 170 imalatçı üyesi ve 31,350 çalışanı bulunmaktadır. Küme de yer alan sanayicilerimiz, yan sanayi ile birlikte yaklaşık 150,000 çalışanın ve ailelerinin doğrudan ve dolaylı olarak geçimini sağlamaktadır.

Yerli ve milli marka raylı ulaşım sistemlerini üretmek ve üretilen milli markalarımızı rekabet edebilir birer dünya markası haline getirmeyi hedefleyen ARUS Kümelenmesi, ilk olarak Ankara metrosu için alınacak 324 adetlik Metro Araçları ihalesinde % 51 yerli katkı şartı getirilmesinde aktif çalışmalarda bulunmuş ve bu çabalar sonucunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımızın destekleriyle % 51 yerli katkı payı şartı ihale şartnamesine eklenmiştir. Bu karar ülke sanayimizin gelişmesi için bir milat olmuştur. O tarihten buyana yapılan tüm kamu ihalelerinde giderek artan yerli katkı şartı bugün itibarıyla % 60 seviyesini aşmış bulunmaktadır. 2012 yılından sonra ülkemizde yapılan ihalelerde sadece yerli katkı değil aynı zamanda milli markalarımızın da üretilmesi ile artık şehirlerimizde milli markalarımız hizmet vermeye başlamıştır.

“ İş Birliği, Güç Birliği ve Milli Markalar” inancını benimsemiş ARUS Kümelenmesi, hedefleri doğrultusunda İstanbul Ulaşım tarafından üretilen 18 adet İstanbul Tramvayı, Durmazlar firmamız tarafından üretilen ve Bursa’da hizmet veren 18 adet İpekböceği Tramvayı, 60 adet Green City, Kocaeli’nde 20 adet ve Samsunda 8 adet Panorama Tramvayı, yine Durmazlar firmamız tarafından İstanbul’da kazanılan 30 adet Tramvay ihalesi, Bozankaya firmamızın ürettiği ve Kayseri’de hizmet veren 30 adet Talas Marka Tramvayı, 20 adet Malatya TCV Trambüsü, Tülomsaş ve Tüvasaş tarafından üretilen Elektrikli ve Dizel Lokomotiflerde Milli Markalarımız birer birer üretilmeye ve İstanbul, Bursa, Kocaeli, Samsun, Malatya, şehirlerimizde hizmet vermeye başlamıştır.

2012 yılından buyana ülkemizde üretilen 212 adet yerli ve milli marka raylı ulaşım araçlarımızın üretiminde yerli katkı seviyesi % 60 oranını aşmış ve Bozankaya firmamız ile Bangkok/Tayland için üretilmeye başlanan 88 adet metro aracı ile ihracat yolu da açılmış bulunmaktadır.

ARUS, Yerli Malı Tebliğinin çıkmasında ve Sanayi İşbirliği Programı (Offset) çerçevesinde yabancı alımlarda en az % 51 yerli katkı şartı getirilmesi ve milli marka üretimi konusunda aktif rol oynamıştır.

Tüm bu gelişmeler neticesinde, 07.11.2017 tarihinde yayınlanan 2017/22 sayılı ve Yerli Ürün Kullanılması konulu, Başbakanlık tarafından yayımlanan raylı araç sistemlerinde en az % 51 yerli ürün kullanılmasına yönelik genelge ile ülkemizde bir ilk olarak yerli ve milli marka üretimin önü açılmıştır. Raylı ulaşım sistemlerinin yerli olarak üretimine belediyeler dahil hukuki düzenleme getiren bu Genelge ile artık Demiryolu sektörü açısından yeni bir dönem başlamıştır.

Bu genelgenin tam olarak başarıya ulaşması için yapılacak tüm ihalelerde sadece cer motoru ve kontrol sistemleri gibi kritik önemli parçaların yerli katkı oranının artırılması ile yetinmeyip, aynı zamanda ihale şartnamesinde nihai ürününün milli marka olarak hedeflenmesi ve genelgenin kanunlaşması da gerekmektedir. Bu kanuna dayanarak; ihalenin, özellikle kritik bileşenler dahil en az % 51 yerli katkının yanı sıra öncelikle sermaye bakımından güçlü ve sermaye yapısı en az % 51’i yerli ve milli olan bir ya da birkaç firmamızın oluşturduğu milli bir ortaklık yapısına verilmesi tercih edilmelidir. Bu milli firma yada milli ortaklık yapısı gerek duyarsa teknoloji transferini sağlamak için en fazla % 49’a kadar sermayedar olabilecek yabancı bir firmayı kendisine ortak seçebilir ve bir konsorsiyum oluşturabilir. İhaleyi alan yerli ve milli firma veya sermaye yapısı en az % 51 milli olarak oluşturulan konsorsiyum, üretilecek ürünün tüm IP ( lisans, patent, know-how, vb.) haklarına sahip olmalıdır.

Bilindiği gibi Türkiye’de şehir içi ve şehirlerarası toplu taşımacılık alanında raylı sistem toplu taşıma sistemlerine büyük ihtiyaç vardır. Özellikle nüfusu 1 milyon ve üzerinde olan şehirlerimizde önümüzdeki yıllarda binlerce kilometre raylı ulaşım ağına ve yüzlerce raylı ulaşım araçlarına ihtiyaç bulunuyor. 2035 yılına kadar 30.000 km demiryolu ve 2.000 km şehir içi raylı sistem olmak üzere toplamda 32.000 km raylı sistem altyapısı yapılacak ve mevcut 4400 adet YHT, EMU ve DMU Lokomotif, Tramvay, Metro ve LRT raylı ulaşım araçlarının yanı sıra yeni nesil benzer araçlardan yaklaşık 10.000 adet daha yeni raylı ulaşım araçları alınacaktır. 2035 yılına kadar Raylı sistemlerde ihtiyaç duyulan raylı sistem alımları alt yapısı ile yaklaşık 100 milyar Euro’dur.

Kalkınmanın anahtarı yerli ve milli marka üretimdir. Kamu, şimdiye kadar her yıl yaptığı yaklaşık 160 milyar TL alım ile milli sanayimizi geliştirecek önemli bir kaldıraç görevini üstleniyor. 2016 yılında 173 milyar liralık kamu alımı yapılmıştır. Raylı sistemlerde tek alıcı kamudur. Türk sanayicisi tüm bu alımları üretebilecek ve dışa bağımlılığımıza son verebilecek bilgi, donanım ve teknolojiye sahiptir. Görüldüğü gibi kamu alımları yerli sanayi ve milli markalarımızın geliştirilmesi için çok önemlidir.

Şimdi gerek Kamu ihalelerinde ve gerekse Belediye ihalelerinde yerli katkı şartı uygulanmaya başlamıştır. Dolayısı ile ARUS 2035 yılına kadar ihale edilecek olan 96 adet hızlı tren ve 7000 adet Metro, Tramvay ve Hafif Raylı Araç (LRT), 250 adet Elektrikli Lokomotif, 350 Dizel Lokomotif, 500 adet banliyö seti ve binlerce yolcu ve yük vagonu ihalelerinde yaklaşık 50 milyar euro, alt yapı yatırımları ile birlikte 100 milyar euro’nun ülke ekonomisinde kalmasında önemli bir katkı sağlayacaktır. Raylı sistemlerdeki bu yeni yerli üretim politikaları diğer sektörlerinde önünü açacak böylece 2035 yılına kadar yapılması planlanan havacılık ve savunma, enerji, ulaştırma, haberleşme, bilgi teknolojileri ve sağlık sektöründe yaklaşık 700 milyar Euro’luk satın alma ihalelerinde kritik parçalar öncelikli olmak üzere en az % 51 yerli katkı şartı getirilmesi, nihai ürünün milli marka ile taçlanması ve IP (tasarım, lisans, patent, know-how vb.) haklarının bizim olması neticesi en az 360 milyar euro’un ülke ekonomisinde kalmasında, cari açık ve işsizliğin önlenmesinde önemli bir katkı sağlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir