Demiryollarındaki rekabet, sektörün daha fazla gelişmesini sağlayacak- Dr. İlhami Pektaş

Demiryolu ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri 1950 yılından sonra ihmal edilirken, son 15 yılda değişen devlet politikasıyla birlikte bu alanda büyük ölçekli projeler hayata geçirildi. 2023 yılı hedefleri doğrultusunda, 10 bin kilometrelik yüksek hızlı tren, 4 bin kilometre yeni konvensiyonel tren hattı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları devam ediyor. 2023 yılında hızlı tren hatlarıyla birlikte 26 bin kilometre, 2035 yılında ise 30 bin kilometre demiryolu hedefine ulaşmak için çalışmalar sürüyor. Demiryollarında yürütülen yenileme ve sinyalizasyon çalışmalarının yanı sıra TCDD bünyesinde açılan ve halihazırda yapımı devam eden lojistik merkez yatırımları, Bakü-Kars-Tiflis Demiryolu, Viking, İpek Rüzgarı blok tren, Marmaray ve Büyük Anadolu Lojistik projeleri, Türkiye-Rusya tren feri hattı, liman bağlantılı demiryolu taşımalarının artırılması, Pakistan-İran-Türkiye demiryolu hattı gibi projeler ile Türkiye’de demiryolu taşımacılığının payını artıracak çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Son yıllarda yapılan yaklaşık 30 milyar liralık yatırımlarla demiryolu sektörü, yerli ve yabancı firmaların ilgisini çekiyor, demiryollarının yeniden yapılanmasına gereksinme duyuluyor. Bu amaçla TCDD’nin serbestleştirilmesini öngören kanun 24 Nisan 2013 tarihinde meclisten geçmiş, böylece TCDD’nin yeniden yapılanmasının ve sektörde büyük değişikliklerin önü açılmıştır. Demiryollarında serbestleşme olarak nitelendirebileceğimiz bu süreç, Türkiye’nin 2023 ve 2035 hedefleri için çok stratejik önem taşımaktadır; rekabet, demiryollarının daha da gelişmesini sağlayacaktır.
Taşımacılıkta demiryolunun  payının artırılması hedefleniyor
Tüm bu hedefler ve planlar doğrultusunda 2023 yılında demiryolu taşımacılık payının; yolcuda yüzde 10 ve yükte ise yüzde 15’e çıkarılmasının hedeflendiği Türkiye’de 2035 yılında bu oranların yolcu taşımacılığında yüzde 15, yük taşımacılığında ise yüzde 20’ye çıkarılması planlanıyor. Tüm bunların yanı sıra demiryolu ağının diğer ulaştırma sistemleri ile entegrasyonunu sağlayacak şekilde akıllı ulaşım altyapıları ve çözüm sistemleri ile donatılması hedeflenmiştir.
Demiryollarındaki bu gelişmelere ek olarak, büyükşehir belediyelerinin de kent içi raylı sistem yolcu taşımacılığına yönelmesi sonucunda, Türkiye’de demiryolu sektöründe kamu ve özel sektör yatırımları daha da arttı. Özellikle İstanbul’daki işletim halindeki metro hatları 150 kilometreye ulaştı. İstanbul’da inşası devam eden ve planlanan metro hatları, Marmaray, üç katlı (karayolu-demiryolu) boğaz tüp tüneli, 3’üncü boğaz köprüsü projeleri ile birlikte 2023’te tamamlanması hedeflenen hat uzunluğu 776 kilometreye ulaşacak.

ARUS Kümelenmesi, hedefleri doğrultusunda İstanbul Tramvayı, İpekböceği Tramvayı, Green City LRT, Kayseri Tramvayı, Malatya TCV Trambüsü, E1000 Elektrikli Manevra Lokomotifi, Yolcu ve yük taşımacılığında elektrikli ve dizel lokomotif milli markalarını birer birer çıkarmaya başladı. Kümelenme, Yerli Malı Tebliğinin çıkmasında, Sanayi İşbirliği Programı (SİP), diğer adıyla Offset Programı çerçevesinde, yabancı alımlarda yerli katkı şartının artırılması konusunda aktif rol oynadı.

2015 yılında uygulanmaya başlayan Yerli Malı Tebliği, ithal ikamesi ve Sanayi İşbirliği Programı (SİP) resmi gazetede yayınlanarak yerli malına verilen önem ön plana çıktı. Yıllardır yapılamayan Yerli Malı ve Sanayi İşbirliği Programı, nihayet devlet politikası haline geldi. Şimdi gerek kamu gerekse belediye ihalelerinde yerli katkı şartı uygulanmaya başladı. Dolayısı ile ARUS,  2023 yılına kadar ihale edilecek olan 80 adet hızlı tren, 7 bin adet metro, tramvay ve hafif raylı araç (LRT), 250 adet elektrikli lokomotif, 350 adet dizel lokomotif, 500 adet banliyö seti ve binlerce yolcu ve yük vagon ihalelerinde finansal olarak 20 milyar dolar, altyapı yatırımları ile birlikte 100 milyar doların ülke içinde kalmasına ve sanayi çarklarının dönmesine kayda değer katkı sağlayacak.

Yurt genelindeki projelerde  yerli katkı yüzde 60’a ulaştı

Bilindiği gibi 5 Mart 2012 tarihinde Ankara’da CSR Electric Locomotive/Çin firmasının kazandığı 324 metro aracı ihalesi yapıldı. Söz konusu ihalede ARUS’un çabalarıyla yüzde 51 yerli katkı şartı ile başlayan ve günümüze kadar uzanan tüm raylı ulaşım sistemlerinde yapılan ihalelerde yerli katkı seviyesi yurt geneline yayıldı ve bugün itibarıyla yerli katkı yüzde 60’a ulaştı.

Son zamanlarda ARUS Kümelenmesi’ne üye sanayicilerin kümelenme yapısı ile gerçekleştirdikleri takım çalışmasıyla milli markalar birer birer çıkmaya başladı. Birçok belediye, artık ihalelerde en az yüzde 51 ila yüzde 60 yerli katkı şartını koymaya ve sanayicilere destek olmaya başladı. İstanbul, Ankara, Bursa, Kayseri, Malatya, Kocaeli ve Samsun belediyeleri buna örnek. Sonuç olarak yurtiçinde devletimizin, belediyelerimizin, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın ihalelerinde artık yerli sanayicilerimize ve markalarımıza verilen destekler ön plana çıkmış bulunuyor. 100 milyar dolarlık iç pazarda ve 2 trilyon dolarlık yurt dışı pazarda rekabetçi yerli markalar geliştirmeye başladık.

Sanayicilerinin kısa sürede gerçekleştirdikleri bu olağanüstü başarı, 2023 yılına kadar yapacaklarının da teminatı olmuştur.