İYİ İNSANLAR GÜZEL ATLARA BİNİP GİTTİLER

Vakt-i zamanında Urfa yöresi at yetiştiriciliğinin merkeziymiş. Atların cinsleri, seyislerin pirleri hep Urfa’dan çıkarmış. Urfa tarihten bu yana çok ünlüdür atlarıyla. Asurlular devrinde her yıl Asurlulara yüzlerce yetişmiş at verirmiş bu yöre. Atlara meraklı bir bey de bu şöhreti duyup varmış Urfa eline. Yalnız atlar değil insanlar da göz kamaştırıcıymış. Nereye gitse izzet, ikram. Ne rızkı eksik bırakılmış adamın, ne sohbeti ne de güler yüzü. Adam masallar diyarında görmeye başlamış kendini, yabancı değil tanrı misafiriymiş Urfa’da. Artık muhabbeti tamam edip, kendine göre de iyi bir at bulduktan sonra dönmüş yurduna. Yıllar yıllar geçmiş, bey o güzel memleketin özlemini duyar olmuş. İşten güçten başını alamamaktan zamanın nasıl geçtiğini de anlamamış. Artık dünyadaki günlerinin sayılı olduğunu fark edince, dünya gözüyle Urfa’yı bir daha görmek istemiş, ve tekrar koyulmuş yola.

Şu dünyada ölmeden, ağzımın tadıyla ayrılayım şu dünyadan demiş, yeniden gitmiş. Fakat Urfa’ya geldiğinde, geldiği yerin Urfa olduğuna inanamamış. O eski mamur kentin yerinde yeller esiyormuş. Kime selam verse kimse yüzüne bakmıyor. Bir de atlara bakayım demiş. Bir sürü at, derisi kemiğine yapışmış, orada burada yayılıyor. Şaşırmış kalmış adam, gördüklerine inanamamış ve keşke gelmeseydim buraya demiş.

Bir eski günler geliyormuş gözlerine, bir de şimdiki halini gördükçe gözyaşları. Viran hale gelmiş şehri dolaşırken bir kenarda uyuklayan görünen dermansız ak sakallı bir ihtiyar görmüş. Hemen varmış yanına, “amca” demiş, “yıllar evvel burada çok güzel atlar, çok iyi insanlar vardı, şimdi eser kalmamış. Ne oldu, nerede bu atlar ve insanlar? diye sormuş. Amca da son nefesini verircesine bir sesle “Oğul, o iyi insanlar o güzel atlara bindiler, çektiler, gittiler” demiş.

Ne kervan kaldı, ne hara, ne at, ne yetiştiren hepsi silinip bitti. İyi insanlar o güzel atlara binip gitti.

Ne yapmamız lazım o zaman, Ahilik geleneğine ve ilkelerine uygun yeniden güzel insanlar yetiştirmeliyiz. Nedir o ilkeler: Dürüstlük, Dayanışma ve Kardeşlik, Yardımlaşma ve Cömertlik, Adalet ve Hakkaniyet, Çalışkanlık ve Üretkenlik, Hoşgörü ve Saygı, Ahde Vefa ve Sadakat.

Kaynak: Yaşar Kemal