HAYATI YENİDEN YAŞASAYDIM EĞER
Ölüm döşeğinde, Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez yalnızca bir veda etmiyor, aynı zamanda hayata dair son bir ders bırakıyordu.
Yoluna devam eden herkese adanmış duygusal bir vasiyet olarak düşünebiliriz.
Eğer kader bana biraz daha zaman verseydi, insanlara onları ne kadar sevdiğimi söylemeden tek bir gün bile geçirmezdim.
Hepinizi seviyorum… sevgiden daha değerli hiçbir şey yok hayatta.
Çocuklarla daha çok ilgilenir,
Onlara kendi kanatlarıyla uçmayı öğrenmesine izin verirdim.
Daha az uyur, daha çok hayal kurardım.
Diğerleri durduğunda ben yürümeye devam eder, herkes uyurken uyanık kalırdım.
Hayatta öğrendiğim bir şey var: Herkes dağın zirvesinde yaşamak ister, ama asıl mutluluğun tırmanışın kendisinde olduğunu anlayamaz. Her adımında zevk alarak ilerlerdim.
Eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, hata yapmaktan asla korkmazdım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, rahat bırakırdım yüreğimi.
Daha neşeli olurdum, geçmişte olmadığım kadar,
Çok daha coşkulu olurdu sevdalarım,
Hiç çekinmezdim daha fazla riske girmekten,
Daha fazla risk alır, daha çok seyahat eder, daha fazla gün batımı izler, daha çok nehir geçer, daha çok insanı kucaklar ve diyalog kurardım.
Hiç bilmediğim yerlere giderdim, gidebildiğimce.
Daha çok yolculuklara çıkar, gün doğuşlarını kaçırmazdım asla;
Hayatın saçmalıklarına içtenlikle güler, güzelliği karşısında duygularımı dile getirirdim.
Her şeyi kontrol etmeyi çalışmayı bırakır, kendimi rüzgarın akışına bırakırdım.
Sessizliğin müziğini daha çok dinler, daha az konuşur, daha çok duyardım.
Her anı, zamanın sınırlı olduğunu bilen biri gibi yaşardım.
Korkusuzca, beklentisiz, doya doya severdim.
Hiçbir şeyi yarına bırakmaz anın tadını çıkarırdım doya doya.
Eğer biraz daha zamanım olsaydı, daha çok yağmur altında yürür, doğayla iç içe yaşardım.
Ama görüyorsunuz ya, artık benim zamanım kalmadı.
O yüzden, hâlâ zamanı olan sizler…
Onu boşa harcamayın. Farkında değilseniz hâlâ, öğrenin artık.
Dolu dolu yaşayın, delicesine sevin ve en önemlisi, zirveye ulaşmayı beklemeden, mutluluğun zirvede olmakta değil zirveye tırmanışın her adımında saklı olduğunu fark edin.
Yaşam an’lardan oluşur, sadece anlardan, Bu anın zevkini yaşayın.