PSİKOLOJİMİZ BOZULDU..! Dr. İlhami Pektaş
Gergin bir toplum haline geldik ve her geçen gün giderek daha da geriliyoruz. Birileri şöyle dönüp baksa niye baktın diye adamın üzerine yürüyecek duruma geldik. Tahammül yok, hoşgörü yok, merhamet yok, birbirimize karşı sevgi, saygı kalmamış. Toplumda biri evet diyorsa öbürü hayır, biri ak diyorsa diğeri kara diyor. Hele trafikte niye bana yol vermedin, niye beni geçtin, niye sağa yanaştın diye insanlar bahane yaratıyor ve kavgaya tutuşuyor.
Ruh sağlığımız sinyal veriyor. Çocuklara eskiden ne olacaksın? diye sorduğumuzda, öğretmen, doktor, mühendis, eczacı, pilot olacağız derlerdi. Şimdi sorduğunuzda hangisi çok para kazandırıyorsa diyorlar…
“Neden bu denli gergin, hoşgörüsüz, bencil, kavgacı bir toplum haline geldik?
Sağlıklı bir insan, her insani duyguyu dozunda ve dengeli yaşar. Örneğin, sinirlenmesi gerektiğinde sinirlenir, bir şey onu umutlandırır, ya da karamsarlığa kapılmasına neden olabilir. Ruh sağlığının bozulduğunu gösteren önemli nedenler arasında, olumsuz duyguların daha çok yaşanması ve sağlık için gereken dengeyi bozması gösterilmektedir. Bedenimizde bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir sistem var ve bu sistem sayesinde bedenimiz bizi çeşitli hastalıklara karşı korumaktadır. Bizi hasta edebilecek bir mikrop yada dışarıdan kaynaklanan yabancı bir madde bedenimize girdiği anda, bu sistem onu fark ediyor, sonra da tıpkı vatanı düşmanlardan koruyan askerler gibi savunmaya geçerek onu yok ediyor. Eğer bağışıklık sistemimiz olmasaydı vücudumuz bir çok hastalıkların merkezi haline gelirdi. Son yapılan araştırmalara göre beynimizle bağışıklık sistemimiz sürekli iletişim halinde. Eğer ruhsal durumumuz iyiyse, moralimiz yerindeyse, yaşamaktan keyif alıyorsak, kendimizle ve hayatla barışıksak bağışıklık sistemimiz de güçleniyor. Sürekli bir çatışma yaşıyorsak, aile içi çatışmalar varsa, işsiz isek, sürekli ölüm korkusu yaşıyorsak, hayattan zevk alamıyorsak, sürekli bir şeylere üzülüyorsak, terk edilmişsek, kendimizi dışlanmış ve yalnız hissediyorsak, işte o zaman bağışıklık sistemimiz zayıflıyor ve hem bedensel hemde ruhsal bir hastalığa yakalanmanın kapıları da ardına kadar açılıyor.
Dünya standartlarında her yüz kişiden birinde rastlanan şizofreni hastalığında sınırı çoktan aşmış durumdayız. Bilim adamlarına göre şizofreni yüzde 10 civarında genetik ama yüzde 40 civarında da aşırı şüphe, kaygı, korku, baskı, depresyon ve stresten kaynaklanıyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2009 yılında psikolojik rahatsızlık sebebiyle hastanelere 3 milyon kişi gitmiş ve 2014’te bu rakam 11 milyon kişiye ulaşmış durumda. Antidepresan ve benzeri ilaçların satışı son 5 yılda yüzde 56 arttı.Yine son 5 yılda tüketilen toplam ilaç sayısı 211 milyon 577 bin 20 kutu olmuş ve ülkemizde antideprasan kullanımı her yıl yüzde 20 artmakta”.
Son 5 yılda psikolojik rahatsızlık artış oranı % 330 oldu. Sağlık Bakanlığı 2009 ile 2014 yılları arasında şizofreni teşhisi konan hasta sayısının tam 583 bin 617 olduğunu açıkladı. Uzmanlara göre ise Türkiye de 1,5 milyon şizofreni hastası var. Ürkütücü bir rakam. Yani bu hastalar ne zaman nerede ne yapacağı belli olmayan adeta canlı bomba gibi ortada dolaşıyorlar.
Neden psikolojimiz bozuluyor?
Günümüz insanı mutsuz, huzursuz, yaşamdan zevk almıyor, yalnız ve sahipsiz. İşte insanın dengesini bozan en önemli bazı nedenler;
Geçim kaygısı ve İşsizlik: Ülkemizde TÜİK verilerine göre işsizlik % 12.4 ve işsiz sayısı 3.06 milyon kişi.
Aile içi şiddet ve boşanmalar: 2014 sonuçlarına göre; Kadınların yüzde 26’sı 18 yaşını tamamlamadan evlendirilmiş olup ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranı yüzde 36. Boşanan çift sayısı 2014 yılında bir önceki yıla göre % 5 artarak 130 bin 913 olmuş ve 2015 yılında bakanlığa bağlı kadın konuk evlerinden 18 bin 562 kadının hizmet aldığı belirtiliyor.
Terör : Ülkemiz, 30 yılı aşkın bir süredir terörle mücadele eden bir ülke. Ülkemizde son 30 yıl içerisinde her yıl ortalama 50 yurt içi, 10 yurt dışı kaynaklı olmak üzere toplamda 60 dan fazla terör saldırısına maruz kalmış ve bugüne kadar yaklaşık 32.000 vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve yüz binden fazlası yaralanmıştır. Doğudan batıya büyük bir göç dalgası yaşanıyor. İnsanlar huzursuz ve ruhi dengesi bozulmuş durumda. Son terör ve bombalama olaylarından sonra alış veriş merkezleri, çarşı-pazar eski canlılığını kaybetmiş ve vatandaşlarımızın büyük bir kısmı endişe içinde.
Trafik kazaları: Ülkemizde 2014 yılında toplam 1 milyon 199 bin 10 adet trafik kazası meydana gelmiştir ve bu kazaların 1 milyon 30 bin 498 adedi maddi hasarlı, 168 bin 512 adedi ise ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasıdır. Meydana gelen 168 bin 512 adet ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası sonucunda 3 bin 524 kişi hayatını kaybederken 285 bin 59 kişi ise yaralanmıştır. Bu kazaların bir çoğu aile içi ruhsal bozukluları da beraberinde getirmiştir.
Ölüme sebep olan hastalıkların artışı: Bunlar; yüzde 38 ile dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 21 ile kötü huylu tümörler, yüzde 10 ile solunum sistemi hastalıkları, yüzde 6 ile şeker, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar, yüzde 4,3 ile sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları ve yüzde 4,1 ile dışsal yaralanma ve diğer hastalıklar her yıl 300 bin insanın ölmesine sebep oluyor. Bu tür ölüm olayları da aileyi derinden etkileyerek ruhsal bunalımlara sürükleyebiliyor.
İnsanlar hayatında yaşadığı Kaygı, korku, baskı, suçluluk, öfke, utanç, üzüntü, keder gibi bir çok olumsuz duygularla beraber ağır bir ruhsal depresyon yaşıyorlar.
Artık psikolojik nabzımız maalesef tüm şiddeti ile sınırlarımızı zorluyor.
Allah hepimize ruhi ve bedeni yapısı sağlıklı dengeli yaşam nasip etsin.