NİYETİN HİKMETİ- Dr. İlhami Pektaş
Tüm dilekleriniz gerçekleşebilseydi? Kendiniz için ne dilerdiniz? En derindeki temel ihtiyaçlarınızı tatmin edecek şey ne olurdu? Öz’ünüzün kaderini tamamlamasını sağlayabilecek o şey ne olurdu?
Evrende olup biten her şeyin başlangıcı niyettir. Dinimizin temelinde de her işe niyet ederek başlamak vardır. Abdest almak, namaz kılmak, oruç tutmak, dua etmek hep niyet edilerek yapılır. Seyahata çıkmak, eşinize hediye almak, arkadaşınızı ziyarete gitmek, kitap okumak veya bir bardak kahve ya da çay içmek. Bunların hepsi bir niyetle başlar ve niyet insanı kararlı bir şekilde hedefe yönlendirir. Niyet her zaman evrensel zihinle işbirliği yaparak gerçekleştirilir.
İşin aslı, şayet niyet olmasaydı, maddesel gerçeklik de var olamazdı. Niyet beyindeki birbiriyle ilişkili sınırsız olasılıkları harekete geçirerek istenilen şeyi belirgin kılar ve hedefe yönlendirir.
Ne zaman niyet ile somut bir gerçeklik ortaya çıksa beynin birbirinden bağımsız bölgelerinde bulunan nöronların bir çeşit “faz ve titreşim pozisyonu“na girdikleri ve gözlemlenmiştir. Bu yaklaşık kırk hertz civarında -saniyede kırk devir- sınırsız bir senkronizasyondur. Bu senkronizasyon bağlayıcıdır ve niyetin gerçekleşmesi için gereklidir. Bu olmadan kimseyi olduğu şekliyle göremez, bir evi ev, ağacı ağaç veya herhangi bir fotoğraftaki vücudu, vücut olarak seçemezdik. Sadece siyah ve beyaz noktalar, sağa sola serpiştirilmiş çizgiler ve karanlık ve aydınlıkta kalan çeşitli imajlar görebilirdik.
Aslında bizlerin algı dünyamızdaki nesneler beynimizde sadece “aç-kapa” şeklinde kayıt olan manyetik sinyallerdir. Niyet sayesinde tanzim edilen noktalar, beyazlar, siyahlar, sağa sola saçılmış dağınık çizgiler, elektrik akımları vs. hepsi bir bütüne, bir resme dönüşür.
Niyet sinir sistemi sayesinde idare edilmesine rağmen, sinir sisteminden kaynaklanmaz. Bununla beraber niyet idrak ve algılamaktan daha fazlasından sorumludur. Niyet yaratmanın temelidir. Kaderimiz ise sonuçta en derin arzularımız ve en derin niyetlerimizden kaynaklanır. Dolayısıyla, Kader ve niyet birbirine yakından bağlıdır.
Peki niyet nedir?
Çoğunluğa sorduğunuzda niyetin, hayatta yapmak yada başarmak istediğiniz bir şeyin düşüncede belirmesi veya kendiniz için istediğiniz bir şeyin olduğunu söylemesine rağmen, niyet aslında bundan çok daha fazlasıdır. Niyet ihtiyacınız olana ulaşmanın yoludur.
Bu ihtiyaç; maddesel bir şey, bir ilişki, ruhsal bir durum, bir iş veya evlilik olabilir. Niyet bir gereksiniminizi gidermek için size yardımcı olacak düşüncenizde oluşturduğunuz bir şeydir ve sonucunda ihtiyacınızı giderdiğinizde de mutlu olursunuz.
Bu açıdan bakıldığında niyetlerimizin amacı bizleri mutlu kılması veya bizi tatmin etmesidir. Bize ne istediğimizle ilgili bir soru yöneltilse, ilk olarak “yeni bir işe girmek, mutlu bir yuva kurmak, çocuk sahibi olmak istiyorum ” diye cevaplayabiliriz.
Şayet bunu neden istediğimiz sorulursa “İyi bir işim olursa, çok param olursa, bir yuvam olursa, çocuklarım olursa onlarla daha mutlu olabilirim” şeklinde cevaplarız. Nedeni sorulduğunda “çünkü o zaman mutlu olacağım!” diye cevap veririz. Böylece mutluluk, sevgi veya neşe olarak tanımladığımız ve tüm yaşantımızın amacı olanın temelde ruhsal dünyamıza ait gereksinimlerin olduğunu görürüz.
Evrendeki bütün olaylar niyet ile meydana gelir. Eski toplum geleneklerine göre, “Niyet doğanın bir gücüdür”. Niyet evrenin gelişmesi ve sürekliliğinin sağlanması için evrensel güç ve öğeler arasında bir denge kurar. Evrensel akıl, tüm canlılar ve tüm maddeler ile irtibat halindedir ve her şeyi organize eder.
Niyet tekrar edildikçe alışkanlığa dönüşür. Bir niyet ne kadar çok tekrar edilirse, evrensel bilinç de niyetimizi fiziksel mekanda gerçekleştirmek için harekete geçer ve onu gerçekleştirir. Bu nedenle şayet alışılmışın dışına çıkmak istiyorsanız, imkansızı düşünmeyi ve hayal etmeyi öğrenmelisiniz. Niyet edilerek içten ve yürekten tekrar edilen tüm düşünceler, imkansız olanı da mümkün olana dönüştürür.
#ilhamipektaş