NASİHAT
Zamanın birinde yeni evlenen gencin biri, ilim öğrenme hevesiyle köyden ayırılır. Uzun bir yolculuktan sonra şehre varıp medrese ararken, işçiye ihtiyacı olan bir zenginle karşılaşır. Zengin iyi para verince, niyetini bozup onun yanında çalışmaya başlar. 20 yıl bunun yanında çalışıp, üç bin dirhem para biriktirir. Sonra köyüne dönmeye karar verir.
Yolda konakladığı bir yerde biri bende öyle bir nasihat var ki,bunu alan dünyada ve ahirette rahat eder; fakat bedeli bin dirhem der. Adam (Evden ilim öğrenmek için çıkmıştım, bunu
öğrenemedim, bari bu nasihatı alayım, kalan iki bin dirhem bana yeter) deyip buna bin dirhem vererek, karşılığında
“KAZA VE KADERDE NE VARSA O OLUR ! KADERDE OLANDAN BAŞKASI BAŞA GELMEZ”
nasihatini alır.Yoluna devam eder. Başka bir konak yerinde yine böyle birisiyle karşılaşır. Bu da bende öyle bir nasihat var ki, bunu alan dünyada ve ahirette rahat eder; fakat bedeli bin dirhem diye bağırıp durur.
Adam bin dirheme de bunu alayım kalan bin dirhem bana yeter deyip bin dirhem de ona vererek karşılığında
“GÖNÜL KİMİ SEVERSE,GÜZEL ODUR!”
nasihatini alır. Yoluna devam ederken başka bir konaklama yerinde yine birine rastlar.Bu kişi de bende öyle bir nasihat var ki, bunu alan dünyada ve ahirette rahat eder;fakat bedeli bin
dirhem diye bağırıp durur..Adam bu sefer kendisiyle mücadeleye başlar.Bir yandan ilim öğrenememenin acısı diğer yandan kalan son para. Sonunda ilim öğrenme sevgisi ağır basar tekrar çalışır kazanırım diyerek bin dirhem de ona vererek karşılığında HOŞLANMADIĞIN UYGUNSUZ BİR DURUMLA “KARŞILAŞTIĞIN ZAMAN ACELE ETME”
nasihatini alır.
Yoluna devam eder.Yolda bir kalabalıkla karşılaşır.Yanlarına vardığında derler ki şu kuyunun içinde bir deli var,yanında da bir kız var köyümüzün suyunu kesti.Kim içeri girerse öldürüyor,bizi bu sıkıntıdan kurtarana şu çömlekteki altınları vereceğiz.
Adamın aklına birinci nasihat olan,
KAZA VE KADERDE NE VARSA O OLUR sözü
gelir. Kuyuya iner,deli : Sana bir soru soracağım bilirsen suyu açacağım.Bu kız mı güzel yoksa şu kurbağa mı? diye sorar.
İkinci nasihat hatırına gelir.
GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR der.
Deli: Aferin sana! Şimdiye kadar hep,bu kız güzel dediler,bilemediler,sen bildin der.Deli kurbağayı sevdiği için
bu söz hoşuna gider,suyu açar.Adam da önceki parasından çok fazla olan altınları alıp köyüne döner. Evinin penceresinden baktığında,içerde hanımının yanında genç birini şakalaşırken
görür.Hemen bıçağına sarılır.Bu sırada üçüncü nasihat olan ACELE ETME sözü hatırına
gelir.Bıçağı gizleyerek,kapıyı çalar.Hanımı
kapıyı açınca,yanındaki gence:
Bak oğlum baban geldi der.