YAPTIĞIMIZ SEÇİMLER HAYATIMIZIN KALİTESİNİ BELİRLER-Dr. İlhami Pektaş

Hayat seçimlerden ibarettir ve her birimiz seçtiğimiz hayatın baş rolünü oynuyoruz. Seçimlerimiz bizleri ya arzuladığımız başarıya yada yaşayacağımız acı tecrübelere götürüyor ve kaderimizin gidişatını belirliyor.

Bizim dışımızda gelişen seçemediğimiz şeyler de vardır. Örneğin atalarımız, anne- baba ve ailemiz, genetik yapımız, cinsiyetimiz, esmer yada sarışın olmamız, gözlerimizin rengi, kısa veya uzun olmamız, doğduğumuz ülke, şehir, mahalle ve evimiz gibi. Bunların genetik olanını ve geçmişte yaşanmışı biz seçemeyiz ve değiştiremeyiz bunlar bize kaderimizin bir parçası olarak hazır verilmiştir ama gelecekle ilgili seçimlere karar verebiliriz. Yaşayacağımız ülkeyi, yöneticilerimizi, mesleğimizi, mahalle ve evimizi, hayat arkadaşımızı, komşumuzu, dostlarımızı, arabamızı, yiyeceklerimizi, giyeceklerimizi, gideceğimiz yerleri vb. biz seçebiliriz.

Hayatımızı sürprizlerle dolu bir yolculuğa da benzetebiliriz. Bir şehre giderken varacağımız hedefe farklı ulaşım araçları ile gidebiliriz. Bunlar otomobil, otobüs, tren yada uçak olabilir. Hangi vasıtayı seçersek yolda karşılaşacağımız olaylarda bu seçime göre gelişir. Bilmediğiniz bir yolda yürüdüğümüzü düşünelim… Önümüze çıkan yol kavşaklarından hangisine gideceğimize karar vermek de bir seçimdir. Ama bunlardan birini seçerken diğer alternatifleri deneme şansımız yoktur. O yollardan birine girdiğimizde öteki yollarda bizi bekleyecek sürprizlerin ne olacağını bilemeyiz. Biz ancak seçtiğimiz yolda karşılaşacağımız insanları, olayları, sürprizleri yaşayabiliriz ve bunlar bizim kaderimizi belirler.

İnsanoğlu hayatının her döneminde bir takım seçimler yaparak yoluna devam ediyor. Kaderimiz bizi her zaman, önümüze çıkan seçeneklerden birini kabullenmeye zorluyor. İşimizi seçerken de eşimizi seçerken de, arkadaşlarımızı, yolumuzu, mesleğimizi seçerken de sonuçta bir tercih yapmış oluyoruz.

Bizler aslında bir seçim yaptığımızda bir bakıma diğer seçenekleri reddediyor ve onlardan vazgeçiyoruz. İşte bu nedenle birini ya da bir şeyi “seçmek”, ötekilerden vazgeçmek anlamına da geliyor.

Benzer şekilde iş seçerken, eş seçerken, arkadaş, okul, meslek, hastane, dişçi, doktor, avukat, banka ve ülkemizin yöneticilerini seçerken yaptığımız tüm seçimler gibi bu seçimlerde de yine bir tanesini tercih etme hakkımız var. Diğerlerinden vazgeçiyoruz. Evet, belki daha sonra yaptığımız bazı seçimlerimizi değiştirebiliriz ama bunlar bize birer acı ve tatlı tecrübe olarak geri dönerken maddi ve manevi zararlar da verebiliyor.

Hayatta en önemli seçimlerimiz ve hayatımızı en çok etkileyecek olanlar eş, iş, aş, dost ve olumlu düşünce tarzımızdır.

Eşini iyi seçen sükûna,
İşini iyi seçen huzura,
Aşını iyi seçen sağlığına,                                                                                                                        Olumlu düşünen mutluluğa,
Arkadaşını iyi seçen de kimliğine kavuşur.

Günlük hayatımızda yaptığımız her seçim geleceğimizi belirler. Kararlar verirken, Seçimlerimizi yaparken her zaman sevgiden yana ve olumlu düşünmeyi alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.

Bizler, tercih ettiklerimiz kadarız.
Seçeneklerimiz kadarız.
Algıladıklarımız kadarız.
Merak ettiklerimiz kadarız.
Düşündüklerimiz kadarız.
Yaptıklarımız kadarız.
Hayatta oluşturduğumuz eylemlerimiz kadarız.

Hayatımızdaki seçimlerle ilgili güzel bir hikaye vermek istiyorum.

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile, “Bu adam, bu halde nasıl bu kadar iyimser olabiliyor” diye. Birisi nasıl olduğunu sorsa, “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep… “Bomba gibiyim”.

Jerry bir doğal motivasyoncuydu. Yanında çalışanlardan biri, o gün, kötü bir günündeyse, hemen yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni.

Bir gün Jerry’e gittim; “Anlamıyorum” dedim, “Nasıl oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun, nasıl başarıyorsun bunu?”.

“Her sabah kalktığımda kendi kendime, Jerry bugün iki seçimin var, Havan ya iyi olacak ya kötü derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var; Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var; şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanını seçerim.”

“Yok yahu” diye protesto ettim. “Bu kadar kolay yani”
“Evet kolay” dedi Jerry, “Hayat seçimlerden ibarettir”.

Her durumda bir seçim vardır. Sen, her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen, insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin.” Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırlardım. Yıllar sonra Jerry’nin başına çok tatsız bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’nin  delik deşik etmişler… Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm. “Nasılsın?” diye sorduğumda, “Bomba gibiyim” dedi. “Bomba gibi…”

“Olay sırasında neler düşündün Jerry ” dedim.
“Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya ölümü, ben yaşamayı seçtim.”
“Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi?”

“Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep “iyileşeceksin merak etme” dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana “Bu adam ölmüş” diyordu. Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten…”

“Ne yaptın?” diye merakla sordum.
“İri-yarı bir hemşire yanıma yaklaştı ve herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu.
“Evet” diye yanıt verdim. “Var…” doktorlar ve hemşireler, merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım: “Benim kurşunlara karşı alerjim var!”

Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar, tekrar bağırdım… “Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin, otopsi yapar gibi değil…”
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana iyi bir ders oldu.

Buradan alınacak ders,

Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız vardır ve hayatta her şey kendi seçimlerimize bağlı olarak bizim kaderimizi belirler.