BAKİ KALAN KUBBEDE HOŞ BİR SEDA İMİŞ…
Kim dedesini hatırlıyor? İsmini bile bazılarımız bilmiyordur!
Kim doğduğu zamanın sağlık bakanını, kültür bakanını veya enerji bakanını veya başbakanını biliyor? Muhtemelen hiç kimse.
Halbuki bu insanlar zamanında kendilerini en önemli kişiler olarak görüyorlardı.
Beşer olarak hepimiz öyleyiz. Ben merkezli bir düşünce içindeyiz. Sanki dünya ve varlık alemi tamamen bizim etrafımızda dönüyor!
“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.” İsra 37
Bâkî kalan bu kubbede hoş bir sâdâ imiş.
Bizi de öldükten sonra başta yakınlarımız olmak üzere çok kimse unutacak, hatırlamayacak bile. Evlatlarımız ve sevenlerimiz belli bir süre hatırlayacaklar ama dünya meşgalesi yüzünden onlarda bir süre sonra unutacak.
Bizden sonra kalacak olan şeyler ; insanlık adına güzel işler, eserler yaptırma, eserler bırakmak..
Mesela 2100 yılında akrabalarımız ve arkadaşlarımızla birlikte hepimiz toprak altında olacağız,
evlerimizde muhtemelen tanımadığımız yabancılar oturacak, mal ve mülkümüze başkaları sahip olacak, bizimle ilgili hiçbir şey hatırlamayacaklar.
Biz insanların hafızasında sadece bir satır olarak kalacağız, isimlerimiz eşkalimiz dahi unutulacak….
100 yıl sonra toprak altında, karanlığın ve sessizliğin ortasında dünyanın ne kadar boş olduğunu,
hayallerimizin ne kadar boş yada önemsiz şeyler olduğunu anlamış olacak ve keşke ömürlerimizin tamamını iyiliklerle ve güzel amellerle geçirseydik temennisinde bulunacağız.
Mademki hayattayız o halde ibret alalım ve değişelim.
Baki kalan kubbede hoş bir seda, bir hatıra bırakalım….
Dr.İlhami Pektaş