ZOR OLANI YAPMAK

Ne güzel şeydir, inanmak ve inandığını yaşamak.
Zor olan, sorgulayarak inanmak, inandıklarını sorgulayabilmektir.
Kolaydır, kazananın yanında olmak;
zor olan kaybedeni ayağa kaldırmaktır.
Kolaydır, “Hocanın gittiği yoldan” gitmek, zor olan, hocayı sorgulayabilmektir.
Sorgulamak yürek ister, düşündüğünü söylemek ve inandığını yaşamak, yürek ister.
İyi görünmek kolaydır, zor olan “olduğun gibi görünmek ya da göründüğün gibi olabilmektir”.
Güzel sözleri, dinin güzelliklerini paylaşmak kolaydır, zor olan ise o paylaşımlarda ki gibi yaşamaktır.
Kolaydır, sürü içinde milyon olmak;
zor olansa “milyonda bir” olabilmektir.
Birkaç kitap, birkaç makale ile okul kantinlerinde, kahve köşelerinde atılan birkaç nutuğun peşinden gitmek kolaydır.
Gayret ve mesai ister kütüphanelere gömülmek,
Yürek ister, kendi hedeflerini yazmak…
“Bilgi sahibi olmadan, fikir beyan etmek” kolaydır.
Zor olansa “fikir sahibi” olmaktır.
“Top yekun” reddetmek kolaydır,
Zor olansa gerçekleri görebilmektir.
Marifet çok sayıda adalet saraylarında sahip olmak değil, Zor olan ise ahlaki ve hukuki yüksek değer olarak “adalet” şuuruna sahip insanlar yetiştirmektir.
Sadece kendin için değil, herkes için adaleti istemek, yürek ister.
Marifet çok sayıda üniversite açmak değil, Zor olan Bilimsel yayınlarda dünyada söz sahibi olmaktır.
Kendin için istediğini herkes için istemek,
Kendine yapılmasını istemediğini de başkasına yapmamak yürek ister.
Kaynak : Kazım CEYLAN