YERLİ VE MİLLİ ÜRETİME ADANMIŞ ÖMÜRLER-68: ERKUNT BAŞARI HİKAYESİ-Dr. İlhami Pektaş

1953 yılında Türk sanayisinin duayen isimlerinden Mümin Erkunt ve kardeşleri tarafından kurulan Erkunt Model ve Döküm Atölyesi 1961 yılında anonim şirket olarak çalışmalarına devam etmiş ve bu günkü kuruluşun çekirdeğini oluşturan döküm ve makine fabrikaların temelleri inşa edilmiştir. Ankara’da yerleşik  3 noktadaki fabrikalarında, 70.000 ton döküm ve 1.000.000 saat/yıl işleme tezgah kapasitesiyle 1500 kişiye istihdam sağlayan Erkunt, bugün Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu ve ilk 1000 ihracatçı listesinde yıllardır yerini koruyarak üretiminin %80’ini Avrupa, Brezilya ve Hindistan pazarlarında Deutz, JCB, Agco, Perkins, ZF, Cummins ve Mahindra’ya ihraç eden, yüzde 20’sini ise Türkiye pazarında Türk Traktör, Ford Otosan, Tümosan gibi firmalara gerçekleştiren önemli bir kuruluş haline gelmiştir.

Türk sanayisinin duayeni Mümin Erkunt, Türkiye’nin savaştan yeni çıktığı ve ülkenin fakirlik içinde olduğu 1923 yılında, Cumhuriyet’in ilanından iki ay sonra Konya’da dünyaya gelir. Din adamı olan babası, tahta kaşık imalatı yaparak ticarete başlamış, daha sonra farklı ticari faaliyetlerde bulunarak Konya’nın en muteber tüccarlarından biri haline gelmiştir. Mümin Erkunt henüz dört buçuk yaşındayken babasını kaybeder.

Annesi, dört çocuğu ile yalnız kalır ve ailece büyük ekonomik sıkıntılar çekerler. Mümin Erkut, işte böyle bir dönemde 1930 yılında ilkokula başlar. İlk ve Ortaokulu Konya’da bitirir ve ardından 1938 yılında lise öğrenimini yatılı olarak kazandığı Kabataş Erkek Lisesi’nde yapar. Liseden sonra Yüksek Öğretmen okulu, Orman Fakültesi ve Yüksek Mühendislik olmak üzere üç ayrı üniversite giriş sınavına katılır ve üçünü de kazanır. İlk tercihi olan mühendisliğe kaydını yaptırır. Fakat okul o sene yalnızca 15 yatılı öğrenci alır ve Mümin Erkunt bu 15 kişinin arasına giremez. Ailesinin kendisini paralı olarak İstanbul’da okutma imkânı olmadığından Orman fakültesine başlar. Bir iki ay sonra TCDD Avrupa’da yüksek mühendis tahsili yaptırmak için bir sınav açar. Mümin Erkunt bu sınavı da kazanır ve 1942 yılında 20 kişilik bir grupla Almanya’ya gider. Bu sırada 1939 yılında başlayan İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Mümin Erkunt, Almancayı öğrendikten sonra 1943 baharında Dresden Yüksek Mühendis Okulu Elektrik Mühendisliği bölümüne başlar.

1944 yılı ortalarına gelindiğinde Türkiye, Almanya ile siyasi ilişkilerini keser ve Türkiye ile haberleşme imkânı kalmaz. Fakat Alman Eğitim Bakanlığından alınan özel izin ile Türk öğrenciler eğitime devam eder. Şubat 1945’te Dresden şehri büyük bir bombardımana uğrar ve şehrin büyük bölümü bir gecede harap olur. Bombardımanın ardından Almanya’da okuyan Türk öğrencilerden öğrenimlerini tamamlayanlar Türkiye’ye dönerken, tamamlayamayan öğrencilerin İsviçre’ye geçmesine karar verilir. Mayıs 1945’te yaklaşık 250 Türk öğrencisiyle İsviçre’ye geçen Mümin Erkunt, Temmuz 1949’da Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nden Elektrik Yüksek Mühendisi olarak mezun olur. Zürih’te bir trafo firmasında çalışmaya başlar. 1950 yılında Westfalia Elektrik şirketine girer. İşinde kısa bir sürede yükselmesine rağmen 1950 yılının ortalarında Türkiye’ye döner ve TCDD Genel Müdürlüğü’nde ek görevle çalışmaya başlar. 1951 yılında bütün mühendislerin ek görevleri kaldırılınca, askerliğini yapmak için TCDD’den istifa eder.

Askerlik dönüşü önce Hava Meydanları inşaat müdürlüğünde sonra da Toprak Mahsulleri Ofisi Fen şubesinde çalışır. 1953 yılının sonlarında bu görevinden de ayrılır. Türkiye’de 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti hükümeti, bu sırada Türkiye’nin elektrifikasyonu için santraller ve şehir şebekeleri kurma çalışmalarını sürdürmektedir. Okul arkadaşlarından birinin müdür olduğu bir elektrik taahhüt firmasında çalışma teklifi alır ve Kasım 1953’te orada çalışmaya başlar. Hem proje işleri hem de uygulama işlerinde çalışır. Türkiye 1954-1955 yıllarında döviz darboğazına girer. Döviz transferleri yapılamaz hale gelince müteahhit şirketin işleri durma noktasına gelir ve Mümin Erkunt bu görevinden ayrılarak Ankara et kombinasının Fen Şubesinde çalışmaya başlar.

Erkunt Döküm ve Model Atelyesi Kuruluyor

Mümin Erkunt’un çalışma hayatı bu şekilde devam ederken, sanat okulunda model öğretmeni olan kardeşi Abdullah Erkunt, 1953 yılında Ankara’da adi ortaklık olarak Erkunt Döküm ve Model Atölyesi’ni kurmuştur. Bir döküm ustası ve 8-10 işçi ile kurulan bu atölyeye Mümin Erkunt da küçük tasarruflarıyla ortak olur ve kardeşini teknik ve idari bakımdan destekler. 1955’e gelindiğinde Mümin Erkunt Et-Balık Kurumu’ndan ayrılır ve 270.000 TL sermaye ile “Erkunt Kollektif Şirketi ve Ortakları” adlı şirketi kurar. Kurdukları şirkete, Almanya’daki ve İsviçre’deki okul arkadaşları da ortak olurlar. O tarihlerde döküm devlet eliyle yapılmaktadır. Özel sektör, atölyeler şeklinde İstanbul Haliç’te ve biraz da Ankara’da faaliyet göstermektedir. Mümin Erkunt, vizyoner kişiliği ve işletmecilik anlayışı ile dökümcülük işini atölye olmaktan çıkarır fabrika işletmeciliği düzeyine taşır. Şirket 1961 yılına kadar devam eder. Erkunt, 1961 yılının Mart ayında şirketin yapısını kollektif şirketten anonim şirkete dönüştürür.

İlk döküm fabrikası

O yıllarda küçük kuruluşların bankalardan kredi alabilmesi bugünkünden çok daha zor olduğundan mali açıdan çok sıkıntılı günler geçirirler. Bu yüzden öz kaynaklarını büyütebilmek için Konya’daki tüm mal varlıklarını satarlar. 1954 yılında Ankara-İstanbul Devlet yolu 8. km de şirketin ilk yerleşim yeri olan 8 bin 314 metrekare büyüklüğündeki araziyi satın alırlar. Bugünkü Erkunt Sanayi’nin nüvesini oluşturan döküm ve makine fabrikası 1955 yılında bu arazi üzerinde kurulur.

İnşaat büyük zorluklarla tamamlanır. Döküm yapabilmek için pik demir temini konusunda büyük sıkıntı çekerler. Bir varil mazot temin etmek için koşturmak da girişimci olarak uğraştıkları bir başka zorluktur. Tüm bu zorluklara rağmen büyümeye devam eden Şirket, 1961 yılında “Erkunt Sanayi A.Ş” ünvanını alır ve yeniden yapılanır.

Anonim şirket yapısıyla Ankara-İstanbul Devlet yolundaki döküm fabrikasını kurduktan sonra seri imalat olarak DIN normlarına göre pis su boruları ve parçalarını üretmeye başlarlar. Bu işlerin yanı sıra Makine Kimya Endüstrisi Kurumu için dokuma tezgahlarının gövde dökümlerini, daha sonra yine MKEK’nun ürettiği torna tezgahlarının gövde ve aksamlarını da dökerler.

Erkunt Otomotiv Sanayiyle Gelişiyor

Erkunt, 1959 yılında sadece bir döküm fabrikası olmaktan çıkmış ve otomotiv kuruluşlarının doğrudan üretim hattına verebilecekleri yüksek kalitede döküm parçaları üreten bir şirket haline gelmiştir.

1960’lı yılların sonlarına doğru ülkemizde otomotiv sanayinin gelişmeye başlaması Erkunt Sanayi için bir dönüm noktası olur. Türkiye’de üretilmeye başlanan kamyon ve otobüslerin, gri pik döküm parçalarını üretmeye başlar. Daha ileriki yıllarda ise Türkiye’de traktör sanayinin gelişmeye başlamasıyla, bu sektörün istediği tüm döküm parçaları yüksek vasıfta gri pikten dökerek ve büyük kısmını da işleyerek otomotiv ve traktör sanayinde gelişir.

1980’lerde Ercanlar Anonim Şirketi ile MAN, Ankara’da ortaklaşa bir motor fabrikası kurarlar ve Erkunt da onların motor ve aksamının üretimini üstlenir. Otomotiv alanında Erkunt’u farklı kılan, motor blokları, silindir kafaları ve çeşitli dişli kutuları gibi zor ve hassas parçaların üretiminde ihtisaslaşması, sıfır hataya yakın üretim yeteneği olmuştur. Hem dökümhane hem makine fabrikalarını sürekli büyüterek, en modern makine ve teçhizatlarla donatırlar. 1990’lı yıllarda daha da büyüyen Erkunt Sanayi, 105 bin metrekare arazi üzerine kurulu, 51 bin metrekare kapalı fabrika alanında 1.100 çalışanı ile aynı çatı altında hem döküm hem de işleme yapabilme özelliği ve o zamanlar Türkiye’de henüz olmayan otomatik döküm makineleri ile çıtayı biraz daha yükseltir ve 1996 yılında yıllık 20 bin ton kapasiteli ikinci döküm fabrikasını açar.

Almanya’nın gelişimine tanıklık etmiş ve Türkiye’de dökümcülüğü fabrika işletmeciliği seviyesine çıkarmış olan Mümin Erkunt bu gibi gelişmelerin hep öncüsü olmuştur…

Erkunt Kurumsallaşıyor

Kendisiyle birlikte sanayiciliğe başlayan arkadaşlarının ölümünden sonra, firmalarının dağıldığına şahit olan Mümin Erkunt, kurumsallaşmaya karar verir. İlk destek, Hacettepe Üniversitesi İktisat mezunu olan kızı Zeynep Erkunt’un, üniversitenin hemen ardından çalışmaya hayatına Erkunt Sanayi’de başlamasıyla gelir. Zeynep Erkunt, ilk olarak Erkunt’ta Bilgi İşlem Müdürlüğünü ve sistem alt yapısını kurar. Daha sonra uzun yıllar Satış Müdürü olarak görev yapar ve Erkunt’un ihracatını artırması için çok çaba sarf eder. Erkunt Traktör’ ün kuruluşunda görev alana dek Mali İşlerden sorumlu Genel Müd. Yrd. olarak çalışmalarını sürdürür.

Zeynep Erkunt, 1992 yılında Koç Grubunda profesyonel bir yönetici olan Tuna Armağan ile evlenir. Koç grubundan gelerek Erkunt Sanayi’de görev alan Tuna Armağan ve Erdoğan Nas, Mümin Erkunt’un tasarladığının da üstünde ve kısa sürede firmayı kurumsal bir yapıya kavuştururlar. Kurumsallaşma süreci bir yandan devam ederken bir yandan da yatırımlar devam eder. 1990 yılında ASO Sincan Organize Sanayi Bölgesinde inşaatına başlanan 20.000 ton/yıl kapasiteli 2. döküm fabrikası, 1996 yılında devreye alınır.

2000 yılına gelindiğinde Mümin Erkunt, Genel Müdürlüğü damadı Tuna Armağan’a devreder. Tuna Armağan da bu görevi yaklaşık 11 yıl sürdürür ve ardından yönetim kurulu başkanlığına geçer. 2012 yılında şirketin Genel Müdürlüğüne Erdoğan Nas gelir.

1998-2007 yılları arasında Erkunt gösterdiği performansla Türkiye’nin en hızlı büyüyen 250 şirketi arasında 241. sırada yer alır.

Mümin Erkunt, 13 Eylül 2013 tarihinde 90 yaşında vefat ediyor

Ankara Sanayi Odası’nın kuruluşunu gerçekleştiren müteşebbis heyette yer alan Mümin Erkunt, 1963-1969 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve sonrasında Meclis üyesi olarak görev yaptı. 1982-1985 yılları arasında Ankara Sanayi Odası Meclis Başkanlığı ve 1985-1989 yılları arasında Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

Yokluklar çekerek büyümüş ve büyük zorluklara göğüs germiş birçok sanayici gibi Mümin Erkunt ta çalışma hayatı boyunca hep önce ülkesini düşündü. Erdoğan Nas, Mümin Erkunt’tan bahsederken “Ondan hepimiz çok şeyler öğrendik” diyor ve ekliyor: “Soğukkanlı olmayı, hemen karar vermemeyi ondan öğrendim. O gerçek anlamda liberal bir insan. Ülkemiz için, toplum için çok şeyler yaptı. Eğitim için dernekleri destekledi. Tüm kazandığını yeni yatırımlara ve yeni teknolojilere harcadı. Yenilikçi ve öncü çalışmaları ile yeni jenerasyona hep örnek oldu.”

Erkunt Traktör Üretimine Giriyor

Mümin Erkunt’un bir dost sohbeti esnasında, “Tüketiciye ulaşacak nihai bir ürün üretmek isterdim.” sözünün ardından kızı Zeynep Erkunt Armağan ve damadı Tuna Armağan bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaya başlar. Yoğun araştırmalar ve çalışmalar sonucunda 2000’li yıllarda Zeynep Erkunt Armağan ve Tuna Armağan en iyi bildikleri işi yapmaya karar verir. Uzun zaman otomotiv sanayine üretim yaptıktan sonra, ana ürün olan traktör üretiminde karar kılınır. Aslında bu sektörün seçilmesinin bir başka nedeni de büyük Orta Doğunun göbeğinde ve Balkanların hemen yanı başında Asya ile Avrupa arasında bir tarım ülkesi olmamıza rağmen kendimize ait bir traktör markası üretilememiş olmasıdır.

Zeynep Erkunt Armağan Traktör Sektörüne girişlerini şöyle anlatıyor.

2003 yılında traktör sektörüne girdiğimizde iki gerçeği çok iyi biliyorduk. Sahadaki 1 milyon 200 bin civarındaki traktörün yarıdan fazlası ekonomik olarak ömrünü doldurmuştu. Artık hurda traktör sınıfına giren 25 yaş üstü bu traktörlerin mazot, yedek parça gibi işletme giderlerinin hem çiftçinin bütçesine hem de ülke ekonomisine verdiği zarar çok büyük rakamlara ulaşıyordu. Oysaki bir tarım ülkesi olan çiftçimizin bu ülkenin toprağına, iklimine ve ihtiyacına göre tasarlanmış yeni traktörlere ihtiyacı vardı. Biz bu ihtiyacı analiz ettik ve tasarıma döktük. Erkunt Traktör, Türk mühendisleri tarafından tasarlanan ilk traktör markası oldu. 20 metre karelik bir alanda tasarımları gerçekleştirilen ve tamamen yerli tasarım olan ilk prototipi üreterek 2004 yılında ilk traktörün montajına başladık ve 2 modelle pazara sunduk. Kendi markalarımızı ürettik ve beygir güçlerine göre; Kısmet, Nimet, Bereket, Kudret, Servet ve Haşmet gibi Türk çiftçisinin sevdiği isimleri verdik. Bugün ise yıllık traktör üretim kapasitemiz 18 bin adete yükseldi.

Böylece sadece Türkiye’deki iç pazara değil dünya traktör pazarına da açılmayı başaran Erkunt Traktör, 2007 yılında bünyesinde kurduğu ArmaTrac markası ile yurt dışı pazarında da pay sahibi oldu. Erkunt Traktör Sanayii A.Ş, ürettiği tüm traktör modelleri için sahip olduğu Avrupa Birliği Homologasyon Belgesi sayesinde ürettiği her 100 traktörden 25’ini yurtdışına ihraç eden büyük bir firma haline geldi. Traktör ihracatı yaptığı ülkeler arasında Finlandiya, Avusturya, Bulgaristan, Yunanistan, Macaristan, Romanya, Polonya, Portekiz, Hırvatistan, Sırbistan, KKTC, Irak, Sudan, Fas, Yemen, Tanzanya, Angola, Senegal, Mali, Antigua Barbuda ve Malta bulunuyor.

Zeynep Erkunt Armağan : Kuzey Afrika, İngiltere, Almanya, Balkan ülkelerine traktör satıyoruz. İhraç markamız ArmaTrac.  En çok Cezayir ve Sudan’a satıyoruz. Bulgaristan ve Sırbistan’da pazarda çok güçlüyüz. Son yıllarda İngiltere’ye çok iyi satışlar yapıyoruz. İngiltere Massey Ferguson’un yani traktörde bir efsanenin doğduğu yer ki bizim için oraya Türk malı traktör satmak çok önemli ve çok anlamlı. Almanya’ya da ihracat yapıyoruz ki orası da malum, sanayide en iddialı ülke. Bir alman bizden distribütörlük isterken traktörümüzün muhtemelen Amerikan malı olduğunu tahmin etmişti. Şu anda Avrupa’da 3 bin traktörümüz tarlalarda çalışıyor. 24 ülkede distribütörlüğümüz var. 2008 krizinden sonra çok sayıda gelen müşteri siparişlerinin zamanında teslim edilebilmesi için üretim alanımızı büyüterek, stok alanımızı genişlettik ve tek vardiyadan çift vardiyaya çıktık.

Erkunt markasıyla üretilen traktörlere, beygir güçlerine göre; Kısmet, Nimet, Bereket, Kudret, Servet ve Haşmet gibi Türk çiftçisinin sevdiği isimler verildi. Başlarda pazarda yer bulmakta zorlansalar da bugün pazarın üçüncü firması seviyesine yükseldi. 2010 yılına gelindiğinde ise firmanın bünyesinde 8 tip ve 40 modelden oluşan birbirinden kaliteli traktörler üretilmeye başladı. 2015 yılında 5 bin 250 adet traktör satan Erkunt, bu rakamı kısa sürede 13 bine çıkarmayı başardı. 2016 yılı cirosu 314 milyon TL olarak gerçekleşti. Kısa zamanda hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda önemli başarılara imza atan Erkunt Traktör, küresel bir marka olmayı hedefledi.

Sektörde 3 yıl garanti veren ilk marka olan Erkunt Traktör, Türkiye genelinde şu anda 91 yetkili satıcı, 141 satış noktası, 264 adet teknik servis ve 24 ülkeye ihracat ile 6 yıl içinde Pazar üçüncülüğüne yerleşerek 2012 yılından 2017 yılında kadar Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasına girmeyi başardı ve 2015 yılında AR-GE merkezi oldu.

Zeynep Erkunt Armağan: Kurulduğumuz ilk günden beri milyonlarca kilometre yol kat ederek çiftçimizin taleplerini yerinde dinleyip, hep yenilikçi çözümler ürettik. Türkiye’nin kendine yetebilecek bir ülke olduğuna inanarak, tarımsal üretim ithalatının yaratacağı dış ticaret açığının önüne geçmeyi amaç edindik. Ekonomik büyümenin merkezinde sanayi var, “Biz büyüteceğiz, yatırım yapacağız, ürünlerimizi yurt dışına satacağız ki; ülkeye para gelsin, cari açık azalsın, istihdam ve milli gelirimiz artsın.

 

Krizlere rağmen büyüyor…

Yeni markalar ve yatırımlarla güçlenen Erkunt Sanayi, 2009 küresel ekonomik krizinden ciddi şekilde etkilendi. Siparişler yavaş yavaş azaldı. 2008 yılında 31.250 ton olarak gerçekleşen satış rakamı 2009 yılına gelindiğinde 9.800 tonlara kadar düştü. Bunun sonucunda şirket küçülmeye gitmek durumunda kaldı. Şirket bu zorlu dönemi hükümetin uyguladığı kısa çalışma desteğiyle atlattı. 2010’da Erkunt Sanayi yeniden yükselerek 2011’de tarihinin en yüksek satışı olan 50.000 ton seviyesine ulaştı ve aynı yıl ikinci İşleme Fabrikasını da devreye alarak üretime geçti.

Bugün, iki döküm ve iki işleme fabrikası ile pik ve sfero üretiminde Türkiye’de lider, dünyada tanınan, 60 bin ton kapasiteli bir kurum haline geldi. Erkunt, üretimde verimlilik, kalite ve AR-GE faaliyetlerine önem veren, yatırımlarını ve proses geliştirme aşamalarını 6 Sigma Metodolojisine uygun olarak düzenleyen, Avrupa’nın en büyük döküm fabrikalarından biri oldu.

Sektörde en iyisi olmak için çalışıyoruz

Kuruluşunda 10 kişiyle çalışmaya başlayan Erkunt Sanayi’de bugün traktör fabrikasıyla birlikte 1500 kişi çalışıyor. Üretiminin yüzde 80’ini ihraç eden firma yüzde 20’sini de iç piyasaya sağlıyor. Erkunt Sanayi’nin bugün cirosunun yaklaşık yüzde 80’ni ihracattan geliyor.

Kapasite artırımından çok, katma değer yaratacak yatırımlar yaptıklarını ve verimli olmaya çalıştıklarını belirten Erdoğan Nas, “Sadece dökümün miktarını artırmak için değil, işlevini artıracak yatırımlar yapıyoruz. Sadece üretmek veya büyük olmak için değil, en iyisi olmak için çalışıyoruz.” diyor.

İhracat

Erkunt, yaptığı ihracatın büyük kısmını İngiltere, Finlandiya, Almanya, İtalya, İsveç ve Avusturya’ya yapıyor. Ayrıca Hindistan, Çin ve ABD olmak üzere toplam 24 ülkeye ihracatı bulunuyor. Erkunt, Dünyanın en büyük markaları olan Same Deutz-Fahr, Lombardini, Hurlimann, Valtra, CNH, Lindner ve Massey Ferguson, Perkins, Deutz, Lister Petter ve Sisu için çok önemli bir tedarikçi konumunda.

Erkunt Traktör, 2019 yılında ihracat markası ArmaTrac ile 24 ülkeye yaptığı ihracat sonrasında Forbes Türkiye’nin, “Türkiye’nin Lokomotif Şirketleri” listesinde oransal olarak en çok büyüyen ilk 10 şirket arasında yerini aldı.

Doğru tarım politikalarına ihtiyacımız var

Zeynep Erkunt Armağan : Uzun soluklu tarım politikalarına ihtiyaç var ama en önemli eksiğimiz uzun vadeli tarım politikalarımızın olmayışı. Türkiye’nin hızla artan nüfusunun geleceği için doğru tarım politikalarına ihtiyacımız var. Kalıcı ve uzun soluklu tarım politikaları bizim en büyük eksiğimiz. Bir sene hayvan ithal ederken, diğer sene durdurup buğdaya, sonra yeniden hayvana dönebiliyoruz. Çiftçi anlayamıyor, çiftçi önünü göremiyor. Sıkıntılı, mutsuz ve ürün konusunda kararsız. Böyle tarım olmaz, hele ki bizim gibi kalabalık nüfuslu ülkede böyle sezonda değişen tarım politikaları ve kararsızlık ülkeyi hiç de arzu etmediğimiz ithalata götürür. Nitekim ithalat artıyor ve biz de önümüzü göremiyoruz. Elimizdeki kıymetli ‘tarım yapabilme’ imkanını kaybetmememiz, çiftçimizi uzun vadeli tarım politikaları ve destekleri ile teşvik etmemiz gerekiyor.

Erkunt Traktör, 2017 yılında Hint firması Mahindra & Mahindra (M&M) ile güçlerini birleştiriyor

Erkunt Traktör, 2017 yılında Hintli Mahindra & Mahindra (M&M) ile Türkiye ve dünya pazarında tek çatı altında faaliyet göstermek üzere 76 milyon dolar’a anlaştı. 1946 yılında kurulan M&M, 19 milyar dolar büyüklüğü ile havacılıktan turizme, finansmandan inşaata, tarım makinelerinden enerjiye 11 farklı sektörde faaliyet gösteriyor ve yılda yaklaşık 270 bin traktör üretim kapasitesine sahip. Hintli M&M, Erkunt Traktör’den önce Güney Koreli otomotiv şirketi Ssangyong’un yüzde 71’ini, Hisarlar Makine’nin yüzde 75’ini, Peugeot Motosikletlerinin yüzde 51’ini, Mitsubishi Tarım Makinelerinin yüzde 33’ünü, Finlandiyalı Sampo Rosenlew Oy şirketinin de yüzde 35 hissesini satın almıştı.

Mahindra alanında bugün bir dünya devi olarak 11 sektörde 100’ün üzerinde ülkede 164 şirketle faaliyet gösteriyor ve 200 bin kişi istihdam ediyor. Dünya’da sayı olarak en çok traktör üreten en büyük üreticilerden birisi. Traktör konusunda önemli seviyede teknoloji ve bilgi birikimine sahip.  Grup bünyesinde, 2.500 kişilik bir Ar-Ge ve İnovasyon merkezi var. Bunun 1.500 kişisi sadece traktörle ilgili çalışmalar yapıyor. Erkunt Traktör artık bu merkezle beraber ortak AR-GE çalışmaları yürütüyor.

Erkunt Traktör, şimdiye kadar 120 beygire kadar traktör üretimi gerçekleştiriyordu. Fakat bundan sonraki dönemde Avrupa’da daha güçlü ve rekabetçi olmak için 120-150 beygir arasında traktör üretmeyi, Akıllı Tarım teknolojileri konusunda üretim yapmayı ve her çiftçiye hitap etme felsefesine sahip Mahindra global üretim ve satış ağının önemli bir parçası olarak en çok ihraç edilen marka olmayı hedefliyor.

Bu amaçla Ankara’da imal edilen Erkunt traktörleri, birleşmeden sonra Mahindra ve Erkunt/Armatrac markalarıyla satılmaya başladı. Avrupa pazarına Erkunt/Armatrac markasıyla giren Mahindra, Güney Amerika ülkelerinde güçlü olan Mahindra’nın bazı serilerini de Erkunt/Armatrac markasıyla pazarlıyor.

2018 yılında COMESA kapısı açılıyor ve Hisarlar’ın Tarım makine aktif varlıkları satın alınıyor

Erkunt Traktör, 2018 yılında sektörde bir ilki başararak, Sudan’a lisansör olmuş ve bu vesile ile 21 COMESA ülkesinin kapısı da Erkunt marka traktörlere açılmıştır. Ayrıca Erkunt, aynı yıl Hisarlar Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Tarım Makinelerinin seçilmiş bazı aktif varlıklarını da satın almıştır.

Erkunt Traktör artık kendi motorunu üretiyor

Zeynep Erkunt Armağan, yerli motor üretmeyi çok istiyordu. Bu amacını gerçekleştirmek üzere çok sayıda motor kullanan sanayiciler ile bir araya gelerek TÜBİTAK projesi kapsamında her ihtiyaca göre ‘yerli motor üretimi’ ortak projesinde yer aldı. Ülke sanayisi için yaptığı büyük yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları sonucu artık kendi motorunu da üretmeye başlayan Erkunt, 02-06 Şubat 2022 tarihleri arasında İzmir’de yapılan Tarım Fuarı’nda yıllardır hayalini kurdukları yerli motor markası “eCapra Engine”nın lansmanını yaparak sektöre kazandırmanın haklı gururunu yaşıyor. Yerli motor “eCapra Engine” 75 beygir ve altı traktör modellerinde kullanılabilecek. 80 beygir ve üstü için yerli motor çalışmaları da devam ediyor. İlk faz, 56 kW altı Tier 3B emisyon seviyesinde uygulanacak, ikinci faz ise 56 kW ÜSTÜ Tier 4 Final emisyon seviyesinde uygulanacak. Her iki fazda da Common Rail enjeksiyon sistemine sahip motorlar kullanılacak. Böylece, Türk mühendislerinin Türk çiftçisi ile birlikte tasarladığı traktörlerde, yine Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yerli motorlar da yer almaya başlayacak.

Gençlere ve Girişimcilere Tavsiyelerimiz

Mümin Erkunt : Gençlere çalışkan, yaratıcı, sabırlı, tutumlu, dünyaya açık, işbirliğine hazır olmalarını tavsiye ediyorum. Hiçbir başarı kendiliğinden gelmez. Gökten düşmez. Başarılı insanları örnek alırsanız hedefinize daha çabuk ulaşırsınız.

Zeynep Erkunt Armağan : Gençlerin mesleki bilgilerini ve genel kültürlerini geliştirmek için çok sayıda kitap okumaları gerekiyor. Her kitap farklı dünyaların kapısını açıyor, dünyayı anlamak ve tanımak için olduğu kadar kişisel gelişim için de okumanın gelişmenin birinci adımı olduğunu bilmeliyiz. Hayat eskisine göre giderek zorlaştı. İş bulmak da çok zor. Rekabet çok fazla ve artık iyi bir iş edinmek istiyorsanız kendinize güvenmek ve fark yaratmak zorundasınız. Yabancı dil bilmeniz çok önemli. Yabancı diliniz olursa dünyaya açılabilirsiniz, uluslararası pazarlama yapabilir, teknolojiyi yakından takip edebilirsiniz. Tasarıma çok önem verin. Ülke olarak “Tasarım yaptığımız sürece ayakta kalırız.”

2022 yılında Zeynep Erkunt Armağan vefat ediyor

Türkiye’nin ilk yerli tasarım traktörünü üreten Erkunt Traktör A.Ş’nin kurucusu Zeynep Erkunt Armağan 2022 yılında vefat etti. Vefatından önce Erkunt-Mahindra şirket yönetimindeki görevine devam eden Zeynep Erkunt Armağan, bu görevin yanı sıra OAİB Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Otomotiv Sektör Meclisi Başkan Yardımcılığı ve Meclis Üyeliği ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu İcra Kurulu Üyeliği görevlerini de yürütüyordu.

Zeynep Erkunt Armağan, Fortune dergisi tarafından yapılan araştırmada altı yıl üst üste “Türkiye’nin En Güçlü 50 İş Kadını” listesinde de yer almış; ABD’de Women Presidents Organization tarafından düzenlenen “Dünyada Şirketini En Hızlı Büyüten 50 Kadın Yönetici” araştırmasında ise listeye Türkiye’den giren tek iş kadını olmuştu. Zeynep Erkunt Armağan, geçtiğimiz yıllarda, Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Kadın Girişimci Konseyi’nce, 30 ülkenin kadın girişimcileri arasında öne çıkarak Asya Pasifik Kadın Girişimci Ödülü’ne de layık görülmüştü.

Zeynep Erkunt tarafından kurulan Erkunt Traktör, bugün 180 ayrı tipten oluşan ürün yelpazesi ve yerli motorları ile tam kapasite hizmet vermenin gururunu yaşıyor.

Erkunt’u kuruluşundan günümüze ülkemizin en büyük sanayi kuruluşlarından birisi haline getiren Mümin Erkunt ve Zeynep Erkunt Armağan’ı minnet ve şükranla yad ederken, Erkunt’un yeni vizyonla sürdürülebilir başarıları için emek vermiş, alın ve akıl teri dökmüş tüm yönetici ve çalışanlarına da sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

 

Kaynak :

https://www.taysadmag.com/erkunt-traktor-yonetim-kurulu-baskani-zeynep-erkunt-armagan-beklentileri-dinlemeyen-uretici-musterisine-gore-urun-tasarlayamaz

https://www.ekodialog.com/Makaleler/mumin-erkunt-ile-soylesi.html