YERLİ VE MİLLİ ÜRETİME ADANMIŞ ÖMÜRLER-115: REPKON MAKİNA ve KALIP SANAYİ A.Ş. BAŞARI HİKAYESİ-Dr.İlhami Pektaş

Almanya’da teknik üniversite okuyan ve ’metal şekillendirme mühendisi’ olan Azer Aran’ın 1978’de kurduğu Repkon Üretim Teknolojileri, bugün dünya devi olmuş sanayici şirketlere makine üretiyor ve üretim hatları kuruyor.

1978 yılından bu yana ürettiği üstün performanslı makineler ile dünya çapında kendi özel tasarım ve know-how üretimi ile tanınmış olan REPKON, metal şekillendirme sektöründe anahtar teslim üretim tesisleri kuran, ayrıca küresel pazarlar için temel metal şekillendirme makinelerini tasarlayan ve üreten bir şirket. REPKON, tasarım ve müşteri için özel proses çözümleri üretmedeki gücünü, proses ve know how’unu Flowforming Makinası, Namlu Üretimi için Rotasyonel Soğuk Dövme Makinası, Shear forming Makinası, Sıcak Uç Kapama (Hot Spinning), Hidrolik Pres ve kalıp üretimindeki teknolojik yetenekleri ile birleştirmektedir. Repkon AR-GE merkezi savunma, havacılık-uzay ve sivil sanayileri için yapmış olduğu çalışmalarla, ülkemiz açısından stratejik öneme sahip birçok ileri teknolojiyi kendi bünyesinde geliştirmekte, gerek parça üretimi gerekse yenilikçi metal formlama prosesleri ve makine çözümleri ortaya koymaktadır. Ürettiği savunma sanayi ürünleri arasında, özellikle atak helikopteri kuyruk şaftı ve Jet motor şaftları, 5.56 mm, 7.62 mm, 9 mm ve 12.7 mm, 35 mm ve 40 mm namlu imalatı ve 610 mm’ye kadar havadan karaya, karadan havaya füze gövdeleri yer almaktadır.

Almanya’da teknik üniversite okuyan ve metal şekillendirme mühendisi olan Azer Aran’ın 1978’de Şile’de kurduğu Repkon Üretim Teknolojileri fabrikasında, flow forming metal şekillendirme, tüp, kovan ve jant vb. makineleri üreterek dünya devi olmuş sanayici şirketlere ihraç ediyor ve anahtar teslimi üretim hatları kuruyor.

REPKON’un Metal şekillendirme endüstrisindeki faaliyet alanları nelerdir?

Akıtarak sıvama makinaları, Rotasyonel Soğuk Dövme Makinaları, Kesme kuvveti ile sıvama makinaları, Hidrolik presler, Sıcak Dövme Presleri, Sıcak Ütüleme presleri, Derin Sıvama ve Uç Kapama presleri, Patlamaya karşı dayanıklı presler, Mermi Kovanı Üretim Hatları, Namlu üretimi hatları, Harp başlığı üretim hatları, Havacılık ve Uzay Sanayinde kullanılan Türbin ve Motor parçaları, Tahrik ve transmisyon sistemleri için şaftlar, Yüksek ısıya dayanıklı borular, Otomotiv sanayi için Jantlar, yaprak yaylar, Maden Sanayi için Akıtarak sıvama ile üretilen konveyör röleler, Akıtarak sıvama ile üretilen proplar, Petro kimya sanayinde kullanılan Akıtarak sıvama ile üretilen boru ve kaplinler, Akıtarak sıvama ile üretilen yüksek hassasiyete sahip borular, Yüksek basınçlı gaz tüpleri, Düşük basınçlı gaz tüpleri.

Almanya’da aldığı eğitim sonrası ülkemizde Türk makine sanayine yön verme arzusu ve isteğiyle 1978 yılında başladığı yolculukta, markasını dünya literatürüne sokan Repkon Yönetim Kurulu Başkanı Azer Aran, Türkiye’de makine üreticilerinin yüksek teknoloji makineleri üretimine kayması gerektiğini vurguluyor.

Dünyanın üretim gücünü artırmak için makinalar imal eden Repkon’un kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı Azer Aran ile 1978 yılında faaliyetlerine başlayan Repkon’u kurmadan önce metal şekillendirme işine nasıl merak sardığını ve bugünlere nasıl geldiğini dinliyoruz.

Öğretmen anne babanın oğlu

Azer Aran, “Ailemizde sanayicilik yoktu.  Aile bireylerimiz ya öğretmen yada subaydı. Annem ve babam ikisi de öğretmendi. Babam Azeri kökenlidir. Babam da öğretmen olduğu için biz sürekli şehir değiştiren bir aile olduk. Ben Eskişehir’de doğdum. Altı yaşında da İstanbul’a geldik. Öğrencilik hayatım normal bir devlet okulunda başladı. Sonra İstanbul Erkek Lisesi’nde 7 yıl yatılı olarak okudum. İstanbul’da büyüdüm. 18 yaşında yurt dışına gitmeye karar verdim ve Almanya’da Metalurji mühendisliğinde okudum. Makine-Metal sektöründe çalışmaya meraklıydım ve hedefimi erken yaşlarda belirledim.

Almanya Hikayenizi anlatabilirmisiniz?

Almanya’ya gitmem şöyle oldu. Ben İstanbul Erkek Lisesi mezunuyum. O dönemlerde bir trend vardı, liseyi bitiren hemen hemen herkes Almanya’ya gitmek isterdi; çünkü Almanca eğitim görmüştük ve pekiştirmemiz için oraya gitmek çok makuldü. O dönem 1967’ye tekabül eder.  İki gece, üç gün süren bir tren yolculuğu gerçekleştirdim; o zamanlar öyleydi. Sirkeci’den kalktı trenimiz… 1974 yılında Almanya’da Clausthal Teknik Üniversitesi Metalürji Mühendisliği Metal Şekillendirme dalından Yüksek Mühendis olarak mezun oldum. Almanya’da hem çalıştım, hem de okudum… Bizim dönemimizde biz Türkiye’ye ne kazandırırız, Türkiye’yi nasıl geliştiririz diye düşünüyorduk. Şimdi biraz daha farklı bir dönem var. 18 yaşındakilerin düşünceleri şu anda çok farklı… O yüzden ben de metal bölümünde okuyup; Türkiye sanayisine katlı sağlamaya karar verdim.  Ve hakikaten bu düşüncelerle yurtdışına gittim. Almanya’da öğrenimimi tamamladım, metal şekillendirme konusunda ilk kez orada çalıştım; ama zaten öğrenim sürecinde stajlar vardı. O stajlarda sizi fiilen işçi gibi çalıştırıyorlardı. Biz de o yollardan geçtik tabii ki… Kolay zamanlar değildi, çok zordu; ama istekli olunca tüm zorluklar ortadan kalkıyor.”

Hayatım boyunca da aldığım eğitimle ilgili alanda çalıştım” diyor. Mühendislik dalını da “metale şekil verme konusunda çok özel bir yüksek mühendislik” olarak tanımlayan Aran, şöyle konuşuyor: “Almanya’dan döndükten sonra 4 yıl kadar özel sektörde çalıştım sonra da kendi işimi kurdum. Çünkü çalıştığım yerlerde fazla insiyatif tanınmıyordu. Ben mühendis olmayı en baştan istedim ve işimi de severek bilerek yapıyorum. Şimdi gençlerin o şansı yok, üzülüyorum.”

Almanya’da hem okuyup, hem de çalışan Azer Aran, ülkesine geri döner ve çalışmaya başlar. Almanya’ya 1967’de gittim, Haziran 1974’te Türkiye’ye döndüm. Temmuz’da Kıbrıs Barış Harekâtı oldu ve Türkiye’ye karşı tüm dünyanın uyguladığı ambargoları, kısıtlamaları yaşayarak bu zamana kadar geldik. Bu da tabii bizim hayatımızı çok etkiledi, yönlendirdi bizi aynı zamanda. Bizim girdiğimiz bu önemli konuların, bu sahanın da nedeni budur. Türkiye’ye bir şeyler verilmiyor ve tabii bizler de ülkemiz için bir şeyleri doğru yapmak durumunda kaldık. Bu fikirden hareketle bütün hayatımız ve dolayısıyla firma hayatımız gelişti.

İş Hayatına nasıl başladınız ve firmanızı nasıl kurdunuz?

Almanya’ da makina sektöründe çalıştım. Ancak ülkeme döndüğümde de bu alanda çalışmalar yapmaya kararlıydım. Önce BÖHLER Sert Maden Kesici takım sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın teknik müdürü olarak iş hayatıma başladım. Burada iki yıl çalıştım. Ondan sonra bir de doğu tecrübemiz oldu… Elazığ’a bir bakır işletmesi için fabrika kurmaya gittik ve orada 8 ay kaldık ancak orada tesisin kuruluşu aşamasında yaşanan problemler nedeniyle geri döndük. Ardından 1977 yılında MEVAG Teknik Ticaret firmasında Türkiye’nin mevcut veya yeni kurulacak birçok büyük ölçekli sanayi kuruluşunun yatırımlarının hayata geçirilmesinde görev yaptım ve nihayetinde kendi firmamı kurmaya karar verdim.

Yıl 1978‘nin sonbaharıydı ve Repkon’u kurdum. Biz firmayı kurduğumuzda Türkiye’nin hiç parası yoktu. Türkiye’de doğru düzgün hiçbir şey yok; yol yok, elektrik yok, su yok, teknoloji yok, imkan yok, malzeme yok, döviz yok… Toplam dış ticaret hacmi sadece 2 milyar dolardı ve ülkemizin ilaç alacak parası bile yoktu. Yurt dışına gitmek mümkün değil, senede bir defa çıkış imkanı var. O da çeşitli yerlerden doküman topluyorsunuz ve yalnızca bir kereliğine çıkış hakkı alıyorsunuz. O yüzden yurt dışına çıkınca, yurt dışında yapabileceğiniz bütün işleri üst üste koyuyorsunuz. Artık yurt dışına bir günlüğüne, bir iş için gidebiliyorsunuz; Senede bir hakkınız vardı, mesela o hak da 20 gün geçerli oluyordu. 20 gün boyunca bütün her tarafı geziyorsunuz ki bunu değerlendirebilirsiniz. Durum bu haldeyken ben firmayı tek başıma kurdum sayılır… Bir ortağım vardı; ama ayrılınca her iş bana kaldı.  Aileden de bir desteğim olmadı. Babam zaten vefat etmişti, annemin de bana yardım edebilme gibi bir imkanı yoktu. Ancak kendi işimi kurmam gerekiyordu. İş hayatında maalesef bana örnek olabilecek insanları bulamamıştım. Şayet girdiğim ortamlarda yer bulmuş olsaydım kendi işimi kurmazdım. Benim öyle bir hedefim yoktu; ama uygun ortamlara rastlamadım. Bir şanssızlık diyelim, rastlamadığım için de kendim bir ortam yarattım.

Repkon kurulduğunda bizim bir atölyemiz ve üretimimiz yoktu, atölyelere iş vererek makinalar yapıyorduk. O zamana kadar mühendislik firması olarak çalıştık. Bizim başlangıçta da büromuz yoktu, Koşuyolu’nda annemin evinde çalışırdım. Daha doğrusu yemek masasının yarısı bizim büromuzdu, diğer yarısı annemin yemek hazırladığı alandı. Zaten kendi evimde telefonum da yoktu, yalnızca annemin evinde vardı. O dönemlerde telefon da yoktu ki… Almanya’ya bir telefon etmek için önce santrale adınızı yazdırırdınız, telefonun bağlanması dört saat sürüyordu, hatta belki de daha fazla… Şimdi bunu anlamak mümkün değil; ama o dönemler durum böyleydi. İlk atölyemizi 1983 yılında Alemdağ Sultançiftliği köyünde bir ağılı 29 yıllığına kiraladık, orayı temizledik ve ilk atölyelerimizi kurduk. 3-4 yıl sonra Ömerli’nin su bölgesi olduğunu, orada sanayileşme olamayacağını söylediler ve ardından biz de atölyemizi Dudullu’ya taşıdık.

Alemdağ’da çalışırken biz o zamanlar otomotiv sanayinin yurt dışından getiremediği kalıp, teçhizat ve makinaları yapıyorduk. Özellikle Koç grubunun Osmaneli’de jant fabrikası var. Onlar bir yatırıma başlamışlar, yurt dışından makinaları almışlar ama tamamlayamamışlar. Kalıpları alamamışlar, paraları yetmemiş. 5-6 sene biz onların işlerini yaptık.

Otomotiv sektöründen bazı işler alıyorduk. Otomotivin bazı ihtiyaçları oluyordu, yurt dışına para ödeyemiyordu, dövizi yoktu. O zaman iç pazardan karşılıyordu. Koç Grubu ile aktif olarak çalışıyorduk. Piyasada para yoktu; bizler 10-11 aylık senetlerle işleri döndürüyorduk. Hatta o dönemde sanayi firmaları Banker Kastelli’den finansman alırdı.

Bakın o dönemde Tekersan’ın finansmanında Banker Kastelli vardı düşünebiliyor musunuz? Koç Grubu’nun bir firmasının finansmanında Banker Kastelli’nin topladığı paralar vardı, işler öyle dönüyordu. Siz bilmezsiniz ama televizyonlarda reklamları dönerdi. Reklamlarında da “Kendime güvenli bir yol seçtim“ sloganıyla çıkıyorlardı, o reklamda Türk sinemasının yıldızları oynuyordu… Ve tabii Banker Kastelli sonunda battı.

Bizim ilk 10 senemiz adete tırnaklarımızla kazıdığımız seneler oldu, sıkıntılarda uğraştık. İş yaptık tabii, ekmek yedik ama önemli bir gelişme olmamıştı. İkinci 10 senemizde ise Avrupa’ya makina yapar hale geldik. Yani biz 1989’dan itibaren Avrupa’ya makina yapmaya başladık. Makinelerimizi Avrupa’da fuarlarda sergiledik. O zamanlarda Almanlarla iş birliği yapıyorduk. 1998’de ilk defa Almanya’da kendi markamızla fuarlara katıldık. Almanya’ya, Hollanda’ya makina gönderiyorduk, onlar da kendi markalarını koyup satıyorlardı. 1998 yılında kendi markamızla makinalarımızı ihraç etmeye başladık. Sonrasında da yurt dışında ki fuarlardan hiç geri kalmadık. Çünkü ancak yurt dışı ile gelişebilirsiniz, başka türlü olmaz. 2003 yılında da şu anda da faaliyetlerimizi sürdürdüğümüz Şile’ye taşındık.

Otomotiv Sanayisine  jantla girdik

Azer Aran, 1978’de kurduğu Repkon ile ilk başta otomotiv sanayi için çalışmaya başladığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: Jant sektörüne çok üretim yaptım. Jant işinde çok geniş çalıştık. Önce kalıpları, sonra makineleri ürettik. Traktör, kamyon en ağır jantları üreten teknolojiyi geliştirdik. Jant öyle bir konu oldu ki bizim için 30 yıldır bu konu hala devam ediyor. Dünyanın birçok bölgesinde jant sektöründe makinelerimiz çalışıyor. Ayrıca jant fabrikalarını anahtar teslimi kurup teslim de ediyoruz. Bizim makinelerle çelik ve diğer metaller hamur açar gibi işlenebiliyor. Bu makineleri yapabilen dünyada üç-dört kuruluştan biriyiz.

Doğan’ın jant kalıplarını ürettik

İlk fuara katılımımız Spor ve Sergi Sarayı’nda, 1981 yılında oldu. Yanlış hatırlamıyorsam sekiz, dokuz metrekarelik bir yerimiz vardı. O fuarda da Doğan marka arabalar için ürettiğimiz jant kalıplarını sergilemiştik. Altı tane operasyondan geçilerek yapılıyordu. O zaman İtalyanlar Doğan’ı Şahin’e nazaran biraz daha pahalı satmayı hedefliyorlardı. İlla bu jantı istiyorlar ama Türkiye’de bunun yapılamayacağını söylüyorlardı. İtalya’da yapıp, Türkiye’ye geri satmayı planlıyorlardı. Ama biz bunu yapmayı başardık. Gece gündüz çalışıp, altı aşama sonunda o jantları üretebilme kabiliyetini göstermiştik. O fuarda da sözünü ettiğim bu jant kalıplarını sergilemiştik. Yurt dışı fuarı olarak da ilk kez 1989 yılında katıldık o da kendi adımıza değildi kendi adımızla ilk kez 1998 yılında Hannover Fuar’ına katıldık.

Almanlara makine üretimi

1980’den sonra makine imalatında büyümeye başladıklarını anlatan Azer Aran, şu anda her türlü tüp, jant üretimi yapan makineler ürettiklerini ayrıca savunma sanayi için de çok kritik makineler yaptıklarını söylüyor. “Bizim işimiz telaşsız, yani ezerek, hamur gibi yoğurarak metale hükmetmek.”

Biz aslında Almanya’ya iş yaparken onlardan çok şey öğrendik. Onların talepleri ve standartları bizim için hep öğretici oldu. Biz diğer ülkelere ihracat yaparken çok daha kolay çalışıyoruz. Almanya’ya  makina yapmak tereciye tere satmak gibi bir şey. 1980’lerde yurt dışına makine yapmaya başladık ama o dönemde kendi ismimizle değil büyük Alman firmalarıyla çalıştık. O yıllarda kendi makinelerimizin üzerine onların isimlerini koyup sattık.

Kendi Markamızla çalışmaya başladık

1998’den sonra ise artık kendi markamızla Hollanda ve Almanya’ya makine sattık. Şubat 2001’de Şile’de fabrikamızın temeli attık ve hemen sonra 2001 ekonomik krizi oldu. Sonraki 2000’li yıllarda da artık çok önemli gördüğümüz bazı teknolojileri üretmeye başladık.  Şu anda da o konuda çok ileriye giden bir rotadayız. Dünya çapında bir dizi patentimiz var bunlar çok özel şekillendirme teknikleridir. Forming teknolojilerinde çok değerli patentlerimiz var. Flow Forming alanında çok yeni makineler yaptık ve bunlara patentler aldık.

Biz bu teknikleri en modern anlamda uyguluyoruz, hatta bu alanda gelmiş geçmiş birçok firmayı geride bıraktık. Bunlar aynı zamanda savunma sanayi ile de ilgili kalemler. Füzelerin yapımında, anti tankların yapılmasında, harp başlıkları ile ilgili, tüm bunları yapabilen makinaları üretiyoruz. Biz bunun dışında  da otomotive çalışıyoruz; jant, makas , egzoz gibi ürünleri yapan makinaları yapıyoruz.  Ayrıca tüp tesisleri kuruyoruz. Mesela Irak’ta 2009-2010 yılları arasında tüp tesisleri kurduk. Evde kullanılan tüpleri üreten bir tesis idi. Bu tür tesisler üç teknik ile üretim yapar biz üçünü de kurabiliyoruz. Ancak yaşanan terör olayları bizi de etkiledi.  Musul’a bir tesis kurduk, yangın söndürme tüpü tesisi… Orası da işgal edildi. Hatta son paralarımızı oradan alamadık. Öyle bir sıkıntılı süreç yaşadık. Daha ötesinde daha kötü şeyler de yaşayabilirdik; İnsanlarımız orada esir düşebilirdi. Neyse ki yedi sekiz mühendisimiz yola çıkmışlardı. İşgal edildiğinde orada değillerdi.

Daha sonra Rusya’da da jant tesisleri kurduk. Metal şekillendiren büyük küçük sanayiciler bizi arar bulurlar. Bugüne kadar Opel, Franke, Ackermann, Arçelik, Ford, Gillet, Iveco, Mercedes Benz, Michelin, Renalut, Roketsan, Sarkuysan, Uzel gibi çok sayıda küresel üreticiye makine ürettik ve üretim bandı kurduk.

Elmadağ Roket Fabrikasını biz kurduk

Bizim askeri projelerine girmemiz 1999-2000 yıllarından sonradır. Ondan önce Almanlarla birlikte roket fabrikamız Roketsan’ı Elmadağ’da kurduk. O zaman Almanlarla çalışıyorduk. Sonra Almanlar bu makinaları Türkiye’ye vermediler. 1999-2000 yıllarında o zaman Almanya içişleri bakanı yasaklama getirdi. Bunun üzerine biz bunların hepsini üretmek için harekete geçme kararı aldık. Şimdi Türkiye’ye verilmeyen, yasaklanan ne varsa hepsini yapıyoruz.

Ar-Ge destekleri çok yararlı oldu

Repkon, Haziran 2015 yılından itibaren T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmış bir Endüstriyel Araştırma ve Geliştirme Merkezi’dir. Repkon, Ar-Ge faaliyetlerini soğuk, ılık veya sıcak proseslerle metallerin plastik şekillendirilmesi üzerinde yoğunlaştırmıştır. REPKON, Metal şekillendirme sektöründe müşteriye özel, proses çözümleri geliştiren, anahtar teslim üretim tesisleri kuran ve küresel pazarlar için metal şekillendirme makinaları tasarlayan, üreten bir AR-GE firmasıdır.

Bugün hükümet çok eleştiriliyor ama son senelerde Araştırma Geliştirme’ye verilen destekler çok yoğun ve doğru politikalar oldu. Biz de son yıllarda verilen bu desteklerden alabildik ve yeni teknolojiler geliştirdik. Ama bu kaynakların gerçekten doğru çalışan ve gerçekten araştıran bünyelere aktarılması çok önemli. Öyle olursa ülkemize kan olur, can olur.

Ülkemizde Makine sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Azer Aran, Türkiye’de makine sektörünün memnuniyet verici seviyelerde geliştiğini ancak Türk firmalarının çoğunlukla standart makine kulvarında olduğunu söylüyor. Aran, “Bu risklidir. Çünkü; Çin ve Hindistan ile standart makine üreterek rekabet edilemez. Onun için yaratıcılığın ön planda tutulduğu konuların ele alınması gerekiyor. Biz bu anlamda şanslıyız! Bizim sahamızda, biz her zaman yeniyi yaratma cesaretini gösteren bir firmayız. Dışarıdan bakıldığında şunu da görebilirsiniz: En iyiyi yaratmak zor, en iyiyi tekrarlayanlar belki daha çok para kazanabilir; ama biz hep aranılan noktada kalacağız. Diğer makinacı arkadaşlarımız özellikle çok büyüdüler, onlarca başarılı firmalarımız var. Dünya pazarlarında çok güzel çalışıyorlar, satıyorlar, servis veriyorlar; çok takdir ediyoruz.  Ama onlar da yeni ürünler geliştirme noktasında son senelerde çok gayret gösteriyorlar. Bu böyle olmalı zaten; böyle olmazsa Türkiye, standart ürünlerle sıkıntıya girebilir. Ancak Teknolojilerini geliştiren ve yüksek teknoloji makineleri üreten firmaların yaşama ve büyüme şansı olabilir.

Bowas ile İşbirliği

Repkon, Avusturya ve İsviçre’de faaliyet gösteren Bowas ile işbirliğine giderek enerji malzemeleri endüstrisinde de güçlü bir altyapı oluşturdu. Bowas’ın patlayıcılar ve askeri mühimmat konusundaki uzmanlığı, Repkon’un talepleri karşılama kapasitesini artırdı. Bowas, enerji malzemeleri endüstrisine yönelik tesis ve ekipmanların tasarımı, planlanması ve inşası ile enerji malzemeleri endüstrisi için hammadde üretimi tesis ve ekipmanlar konusunda uzmanlaşmış bir şirket. Bowas’ın sivil patlayıcılar, askeri malzemeler ve mühimmat imhası alanındaki yetkinlikleri, Repkon’un son dönemde artan talebe yanıt vermesinde elini güçlendirmiş oldu. Repkon ve Bowas Group arasındaki bu iş birliği, hem askeri hem de sivil uygulamalara yönelik anahtar teslimi mühendisliğe odaklanıyor.

Namlu imal ediyor

Özellikle 5.56 mm, 7.62 mm, 9 mm ve 12.7 mm kalibreli namlu imalatında, örtülü veya açık ambargolara yerli ve milli, özgün çözümler sunan Repkon, 40 mm kalibreli bombaatar’ın yiv setli namlularını da üretiyor. Repkon, Savunma tarafından üretilen yerli 40 mm otomatik bombaatar RDS40-MGL, yurt dışına ihraç edildi. Repkon, ayrıca kısa-orta ve uzun menzilli roket gövdelerinin üretimiyle ilgili olarak, 610 mm çapa kadar roket gövdesi üretim çalışmaları yapıyor.

Repkon Yurt dışına 105 mm ve 155 mm Top Mermisi Hattı kuruyor

Metal şekillendirme sektöründe yenilikçi çözümleriyle tanınan Repkon, savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik ürünleriyle uluslararası alanda ilgi görüyor. Firma, akıtarak sıvama, rotasyonel soğuk dövme, sıcak dövme gibi ileri teknoloji üretim süreçlerinde yüksek hassasiyetli çözümler sunuyor. Bu teknolojiler, özellikle patlayıcı materyallerin sıkıştırılmasına yönelik olarak kullanılıyor.

Repkon, 2021 yılında Bangladeş’te 105 ve 155 mm top mermi gövdesi ve kovan üretim hattı kurdu ve ABD ile önemli bir anlaşma imzaladı. Ukrayna-Rusya savaşı sonrası tırmanan mühimmat ihtiyacı doğrultusunda, ABD, Teksas’ta 155 milimetre top mermisi üretim hattı kuruyor. Repkon’un Teksas’taki üretim hattında ABD’nin 155 milimetrelik mermilerinin yüzde 30’u sağlanacak.

Ayrıca, Repkon’un ABD’deki iştiraki Repkon USA, Kentucky’de bir TNT üretim tesisi kurmak için 435 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. TNT, askeri mühimmatlar için kritik önemde bir patlayıcı madde olarak yaygın şekilde kullanılıyor. Repkon, ayrıca Wah Industries Limited (WIL) ile Pakistan’a 155 milimetre topçu mühimmatı gövdesi üretim ve dolum hattı kurulumuna yönelik olarak anlaşma yaptı. İmzalanan sözleşme kapsamında yıllık 120 bin adet 155 milimetre gövde üretimi için yüksek otomasyonlu anahtar teslim hat kurulumu yapılacak. Bu kapasiteye uygun olarak bir de patlayıcı dolum hattı tesis edilecek. WIL, Pakistan Silahlı Kuvvetlerine çeşitli silah, mühimmat ve askeri donanım üretmekten sorumlu olan Pakistan Mühimmat Fabrikalarına bağlı olarak faaliyet gösteriyor.

REPKON USA Faaliyete geçti

REPKON USA’nın Florida ve Kentucky’de şubeleri bulunuyor. REPKON, Savunma, Enerji, Havacılık ve Uzay, Otomotiv, Petrol ve Gaz, Petrokimya ve Madencilik gibi birçok sektörde uzmanlaşmış bir şirket olup aynı zamanda başta Amerika olmak üzere küresel pazar için anahtar teslimi metal şekillendirme üretim tesisleri kurulumları yapmaktadır.

Sizi başarıya götüren özelliğiniz ve motive eden şeyler nelerdir?

Çalışmak…Çalışmak…Çalışmak…Çalışan herkes başarır. Diğer başaranlar da mutlaka iyi çalışanlardır. Çalışacaksınız ve sabredeceksiniz. Gençken 5-6 saat uyuyup sonra kalkıp işe başlıyorduk. Ülkemiz için doğru şeyler yapmak, hizmet anlayışı önemliydi. Bizim dönemimiz çok farklıydı. Şimdi başarmak deyince çok para kazanmak geliyor akla. Ama siz sevdiğiniz işi yaparsanız bunların hepsi zaten kendiliğinden gelir. Önce doğru olmak lazım, çok çalışmak lazım. Sabırlı olmak lazım. Çünkü ülke şartları her zaman çok doğru noktada olmayabiliyor.

Gençlere tavsiyeleriniz nedir?

Sizler teknik adamlar olacaksınız, beraber bir şeyler yapmayı becerin. Çünkü bizim işlerimiz tek başına yapılan işler değil, takım çalışması içinde olacak işler. İnsanın birey olması çok değerli bir şey ama beraber bir şey yaptığınız zaman bu çok daha büyük değerlere ulaşabilir. Bunu yaşayacaksınız ve o zaman da onun tatminini göreceksiniz. Tek başına bir şey yaparsın, sevinirsin ama takım çalışması yapınca hep beraber sevinmek daha heyecanlı olur değil mi? Yükselmenin de ortamı yükseltmenin de yolu beraber bir şeyleri becermektir. Geliştirdiğimiz makinaları bir kişinin yapma şansı var mı? Mekanik var, hidrolik var, elektrik var, elektronik var, yazılım var, her şey var. Tabii beraber çalışırken de dikkat edilmesi gereken şeyler var. Mesela şu masayı hep beraber kaldırmaya çalıştığımızda herkesin gerçekten el vermesi lazım. Bazı insanlar parmağıyla tutarsa işi, o zaman diğerlerine yük olurlar. Onun için beraber çalışmanın kuralı herkesin özveriyle eşit olarak çalışmasıdır.

Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

İstanbul Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile REPKON Makina ve Kalıp Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Şile Belediyesi arasında 19 Ocak 2021 tarihinde imzalanan iş birliği protokolü ile savunma sanayi alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen örnek bir kamu-özel sektör iş birliği modeli hayata geçirildi. 05 Ağustos 2021 tarihinde T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Repkon Makina ve Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Şile Belediyesi arasında imzalanan “Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü” doğrultusunda okulun resmiyet kazanan kuruluş süreci tamamlanarak “Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” açıldı ve 6 Eylül 2021 tarihinde eğitim-öğretim hayatına başladı.

Okulun yıllık kontenjanı 30 öğrenci olup okuldan mezun olan öğrencilerin istihdamı, REPKON’un desteği ile güçlendirilmiştir. Bu sayede mezunlar, eğitim aldıkları alanlarda doğrudan iş bulma ve savunma sanayii sektöründe kalıcı bir kariyer edinme şansı yakalamaktadır. Okulda iki ana alan altında eğitim veriliyor: 1. Makina ve Tasarım Teknolojileri Alanı / Savunma Mekanik Sistemleri Dalı ve 2. Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı / Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Dalı. Bu alanlar, savunma sanayiinde kritik öneme sahip olup öğrencilere teknik becerilerin kazandırılmasını hedefliyor. Okuldan mezun olan öğrencilerin istihdamı, REPKON’un desteği ile güçlendirilmiş olup mezun öğrenciler, eğitim aldıkları alanlarda doğrudan iş bulma ve savunma sanayii sektöründe kalıcı bir kariyer edinme şansına sahip oluyorlar.

 

KAYNAK:

  1. Sektörel Tanıtım /Kasım 2015 – Repkon Makina Başarı Hikayesi AZER ARAN

2. https://www.repkon.com.tr/

Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi (ŞASMTAL) Altın Dişli Dergisi Sayı.1, Temmuz 2022.

3. Dr.İlhami Pektaş, Yerli ve Milli Üretime Adanmış Ömürler-5, 2026