Türkiye Üretiyor, Peki Neden Daha Fazla Satamıyor?
Türkiye’nin ihracat gücünü konuşurken genellikle kaç milyar dolarlık ihracat yaptığımıza odaklanıyoruz. Oysa Türkiye’nin çok önemli başka bir avantajı var: ürün çeşitliliği.
Türkiye bugün otomobilden makineye, tekstilden mobilyaya, savunma sanayisinden gıdaya, kimyadan beyaz eşyaya kadar binlerce farklı ürünü üretebilen güçlü bir sanayi altyapısına sahip. Çin’den Orta Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyada ürün ve pazar çeşitliliğinde Çin’den sonra önde gelen ihracatçı ülkelerden biri oldu.
Ancak artık Türkiye açısından temel soru değişiyor:
“Başka ne üretebiliriz?” değil, “Ürettiğimizden dünyaya nasıl daha fazla satabiliriz?”
Çünkü küresel rekabette yalnızca üretim kabiliyeti değil, ölçek de belirleyici. Çin’in en büyük avantajlarından biri tam olarak burada ortaya çıkıyor. Bir üründen 100 bin adet üretmekle 10 milyon adet üretmek aynı şey değil. Üretim büyüdükçe birim maliyet düşüyor, otomasyon yatırımları artıyor, tedarik zinciri gelişiyor ve şirketlerin AR-GE için ayırabileceği kaynak büyüyor. Türkiye birçok ürünü kaliteli şekilde üretebiliyor. Fakat bazı sektörlerde asıl problem üretmek değil, yeterince büyük hacimlerde satabilmek.
Türkiye’nin Yeni Sanayi Hamlesi: “Satış Sanayileşmesi”
Türkiye yıllardır fabrikalara, organize sanayi bölgelerine, makinelere ve üretim kapasitesine yatırım yaptı. Şimdi bunun yanına güçlü bir küresel satış altyapısı eklemek gerekiyor.
Türkiye’nin Avrupa’nın hemen yanında bulunması da büyük bir avantaj.
Yeni dönemde şirketler yalnızca “En ucuz nerede üretirim?” diye bakmıyor. Tedarik güvenliği, teslimat süresi, lojistik altyapısı ve siyasi risk de yatırım kararlarında giderek daha önemli hale geliyor.
Bu durum Türkiye için önemli bir fırsat yaratıyor.
Türkiye artık çok farklı ürünleri üretebildiğini kanıtladı.
Şimdi sıra;
Çünkü Türkiye’nin önündeki asıl soru artık:
“Başka ne üretebiliriz?” değil, “Ürettiğimizden dünyaya nasıl 10 kat daha fazla satabiliriz?”
Kaynak: Girişim Port