TÜRK MARKASI
Türk sanayisi raylı sistemlerde milli markalar çıkaracaktır bu potansiyeli görüyoruz ve buna güvenerek yola çıktık, kümelenme çatısı altında başlayan birliktelik ruhunun doğuşunu da “Küme içinde biz burada varız, biz bu işi yaparız, biz bu işi başaracağız” diyoruz.
Ülkemizde raylı sistemlerde bu şartı karşılayacak firmalar bulunurken hiçbir şirket veya güç yerlilik şartını göz ardı edemez. Yüzde 51 yerlilik oranı milli tasarım ve marka çıkarma bakımından çok önemlidir. Milli marka çıkarmak sabır işidir. Marka çıkarmak için devletle beraber olmak zorundasınız, bütün dünya markalarının hepsi devletle beraber çalışıyor.
Berlin’de Türk firmaların katıldığı dünyanın en büyük fuarı olan Innotrans Demiryolu Teknolojileri fuarının Berlin Teknik Müzesinde düzenlenen açılış resepsiyonunda, Almanların katılımcılara 1814’ten bu yana geliştirdikleri raylı ulaşım sistemleri tanıtılmıştır. “ Demiryolu teknolojisi 1814 yılında başlamış ve 200 yıl sürmüş. Onun için sabır gerekiyor. Bu safhaları yaşamadan en iyi ürünü geliştiremezsiniz.
Bu nedenle, Devletimizin yerel yönetimlere; “Ülkemizde böyle bir sanayi potansiyeli varken, her ülke kendi malına sahip çıkarken, sen yabancıdan araç alamazsın, zaten benim sana verecek dövizim de yok, sen yerli markayı alacaksın, ama 3-5 sene sonra da otomobilde olduğu gibi bunların hepsinin geliştiğini de göreceksin” diyerek kararlı bir politika sergilemesi gerekiyor. Bu hususta öncelikle siyasetin kararlı ve aktif olması gerekiyor. Makro ekonomik değerlendirmeler sonucu ülke menfaati var ise siyaset, serbest piyasa koşullarını beklemeden gerekli otoriteyi kullanmalıdır.
TÜRK MALI VEYA YERLİ MALI MI ?
TÜRK MALI : İki seçenek ile gerçekleştirilebilir.
1-a) Ürünün tasarımının Türkiye ‘de yapılmış olması, dolayısıyla hakların böylece firmamıza ait olması. Gerektiğinde patent haklarının alınması. b) Kendi markamızın konulması ve markanın korunması. c) En az % 51 oranında Türkiye’de üretilmesi.
2-a) Tasarım yurt dışından satın alınmış olabilir, ancak kullanım hakları münhasır firmamıza ait olması. b) Kendi markamızın konulması ve markanın korunması. c) En az % 51 oranında Türkiye’de üretilmesi.
Bu hedefe ulaşmak için Türk firmalarına tasarım desteği verilmesi ve milli mühendislik şirketlerimizin kurulması sağlanarak milli projeler gerçekleştirilmelidir. Bu konuda bilgi ve tecrübe eksikliği varsa yabancı uzmanların da katkısını alarak kendi mühendislik şirketlerimize görev verilmelidir. Ancak bu yöntemle kendi teknolojimizi geliştirebilir ve söz sahibi olabiliriz.
Türk Malı ürünümüz Türkiye’de tasarlanması sebebiyle, tasarım mühendisliği istihdamını sağladığı ve Teknoloji geliştirme potansiyelini artırdığı için tercih edilmelidir. Bu sebeple bu ürünlere özel tasarım desteği verilerek desteklenmelidir.
YERLİ MALI :
- Tasarım ve markası yabancı,
- Üretiminin en az % 51 ‘ i Türkiye de üretiliyor olması halinde, “YERLİ MALI” olarak kabul edilebilir.
- Ürünün % 51’den fazlası ithal ediliyor ise bu ürün “İTHAL ÜRÜN” olarak değerlendirilir.
Bu tip projelere özel yatırım destekleri verilmeli ve ihracat yapma şartı getirilmelidir.
Not: YERLİ MALI ürün tebliği Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve Resmi Gazete’ de yayınlanmıştır.
TÜRK MALI ürün geliştirmemiz, teknoloji üretme kabiliyetimizin gelişmesi ve katma değer artışı sağlanması bakımından MARKA çıkarmanın yoludur. Öncelikle markamızı yurt içinde başarılı olması halinde DÜNYA MARKASI olma şansımız açılır . Bu durum ülkemizin dış ticaret açığının kapatılması bakımından en önemli politikadır. Misal olarak Almanya’nın MERCEDES, BMW, SIEMENS, BAYER, BOSCH, VOLKSWAGEN vs. gibi markaları ve Güney Kore ‘nin SAMSUNG, LG, HYUNDAI, DOOSAN, KIA vs. gibi markaları ekonomilerini güçlü kılmaktadır. Yeri gelmişken şunu da ifade etmek gerekir: DÜNYA MARKASI çıkarılması ve sürdürülebilmesi ancak DEVLETLERİN DESTEKLERİ ile başarılabilir.