SEN BİR MUCİZESİN
Bu yüzden sen dünya üzerindeki en değerli hazinesin, çünkü seni kimin yarattığını biliyorsun ve sen yalnızca bir tanesin…
Dünya kurulduğundan beri, senin tıpatıp aynın bir kişi daha olmamıştır…
Dünyanın sonu gelene kadar da asla, senden bir tane daha olmayacaktır…
Özelliğinin ve tekliğinin hiçbir zaman farkına varmadın…
Yine de dünyadaki en nadide varlıksın…
Paha biçilmez bir hazine…
Zihni, konuşması, görünüşü, hareketleri, davranışları yaşamış, yaşayan ve yaşayacak hiç
kimseye benzemeyen…
Bir kralın hazinesine bedelken, kendini niye kuruşla ölçüyorsun ?
Seni aşağılayanları neden dinliyorsun ?
Daha da kötüsü onlara neden inanıyorsun.
Artık nadideliğini karanlıkta saklama…
Onu göster…
Dünyaya göster…
Kardeşinin yürüdüğü gibi yürümeye, liderinin konuştuğu gibi konuşmaya, vasatların çalıştığı gibi çalışmaya çalışma…
Bir başkasının yaptığını yapma…
Asla taklit etme…
Kimseyi taklit etme…
Kendin ol…
Nadideliğini dünyaya göster.
İşte bu da ikinci kuraldır…
Hiçbir engelin yok…
Sen sıradan değilsin…
Şikayetin ne ?
Hiç mi fırsat çıkmıyor önüne ?
Hepsi geçecek, çünkü sana her türlü işte, başarının kuralını veriyorum…
Kural basit…
Genç ya da yaşlı, dilenci ya da kral, siyah ya da beyaz, erkek ya da dişi…
hepsi sırrı kendi yararlarına kullanabilirler…
Başarının tüm o kuralları, sözleri, yazıları içinde yalnızca bir metot hiç başarısız olmamıştır… Onunla bir mil gitmek için çaba gösteren, iki mil gider…
Bu, üçüncü kural…
bu zenginlikler yaratan ve rüyalarından bile daha öteye giden bir sır…
Bir mil daha git !
Başarının tek yolu, senden beklenenden daha iyisini yapmaktır, işin ne olursa olsun…
Bu, dünya kurulduğundan beri her başarılı insanın yaptığı şeydir…
Kendini sıradanlaşmaya mahkum etmenin yolu, yalnızca karşılığını aldığın kadarını yapmaktır.
Eğer aldığın gümüşten fazlasını vermişsen, aldatıldığını düşünme…
Verdiğin güzelliklerin bir terazisi vardır ; eğer bugün karşılığını almazsan, yarın mutlaka on katını alırsın…
Sıradanlık bir mil bile gitmez, neden kendimi aldatayım diye düşünür…
Ama sen sıradan değilsin…
Bir mil daha ilerlemek kendi rızanla elde edeceğin bir ayrıcalıktır…
Yapamazsın, onu engellememelisin…
Eğer bırakırsan, diğerleri kadarıyla yetinirsen, başarısızlığının tek suçlusu sen olursun… Sebep ve sonuç, araç ve hedef, tohum ve meyve, bunlar ayrılamaz…
Sonuç sebepten doğar ;hedef, araçların içinde vardır ve meyve her zaman tohumundadır…
Bir mil daha git…
Takdir bilmeyen biri için çalıştığını düşünüp kendine dert etme…
Ona daha fazla hizmet et…
Ve onun yerine bırak alacaklı olduğun ben olayım…
O zaman bileceksin ki her dakika her verdiğin ekstra hizmet benim tarafımdan karşılığını bulacaktır…
Ödülün zamanında gelmeyecek diye endişelenme…
Ödeme ne kadar gecikirse, senin için o kadar daha iyi…
Başarıyı çağıramazsın, ancak onu hak edersin ve artık onun az bulunan ödülünü almanın sırrını biliyorsun…
Bir mil daha git…
Sen benim en büyük mucizemsin…
Sen dünyanın en büyük mucizesisin…
Başarı ve mutluluğun üç kuralı var…
Şükretmen gerekenleri gör !
Nadideliğini ilan et !
Bir mil daha git !
Sabırlı ol…
Bunlar göz açıp kapayıncaya kadar olmaz…
Zorluklarla kazandıkların elinde daha uzun süre kalır…
Yeni hayatına başlarken korkma…
Her soylu başarı, risklerini de beraberinde taşır…
Birini kazanmaktan korkan, daha fazlasını hiç kazanamaz…
Artık bir mucize olduğunu biliyorsun, ve mucizede korku olmaz…
Gururlan…
Sen dikkatsiz bir yaratıcının bir laboratuardaki deneyinin ürünü değilsin…
Anlayamadığın güçlerin esiri değilsin…
Sen yalnızca benim gücümün özgür bir dışa vurumunun, yalnızca benim sevgimin ürünüsün. Sen bir amaçla yapıldın…
Elimi hisset…
Sözlerimi duy…
Bana ihtiyacın var…
Sana bu dünyayı ve hakimiyetini verdim…
Sonra tam potansiyeline ulaşman için, bir kez daha sana elimi verdim, evrendeki hiçbir yaratığa bahşedilmeyen güçler verdim…
Sana düşünme gücü verdim.
Sana sevme gücü verdim.
Sana seçme gücü verdim.
Sana gülme gücü verdim.
Sana hayal etme gücü verdim.
Sana yaratma gücü verdim.
Sana plan yapma gücü verdim.
Sana konuşma gücü verdim.
Sana dua etme gücü verdim.
Seninle sınırsız bir gurur duyuyorum…
Sen benim son eserimsin, benim en büyük mucizemsin…
Tam bir yaşayan varlık…
Her iklime, her güçlüğe, her zorlamaya uyum sağlayabilen…
Benden yardım beklemeden kendi kaderiyle başa çıkabilen…
Kendisi ve insanlık için en iyiyi, içgüdüleriyle değil düşünceyle gösterebilen…
Böylece, başarı ve mutluluğun dördüncü kuralına geldik ; hiçbir meleğime vermediğim bir güç bu…
Sana seçme gücü verdim…
Bu armağanla seni meleklerimden de üst seviyeye koydum ; çünkü meleklerin günahı seçme hakları yoktur…
Sana kaderinin tüm kontrolünü verdim…
Kendi özgür iradenle kendi yaradılışının doğasını belirlemene izin verdim…
Ne cennete ne de dünyaya ait olmak zorundasın, kendini istediğin şekle sokmakta özgürsün…
En düşük yaşam biçimini benimsemekte özgürsün, ya da ruhunun değerlendirmesiyle, en yüce formda yeniden doğabilirsin ki onlar ilahidir…
Senin yüce gücünü, seçme gücünü elinden almadım hiç…
Bu inanılmaz güçle ne yaptın ?
Kendine bak…
Yaşamında yaptığın seçimleri düşün ve hatırla, şimdi o acı anları yaşamamak için bir şansın daha olsaydı, dizlerinin üzerine çökerdin…
Geçmiş geçmiştir…
Şimdi dördüncü büyük kuralı biliyorsun, mutluluk ve başarının dördüncü kuralını…
Seçme gücünü akıllıca kullan…
Sevmeyi seç…nefreti değil.
Gülmeyi seç…ağlamayı değil.
Yaratmayı seç…yok etmeyi değil.
Azmi seç…vazgeçmeyi değil.
Yüceltmeyi seç…dedikoduyu değil.
İyileştirmeyi seç…yaralamayı değil.
Vermeyi seç…ertelemeyi değil.
Büyümeyi seç…bozulmayı değil.
Dua etmeyi seç…küfretmeyi değil.
Yaşamayı seç…ölmeyi değil.
Artık şanssızlıklarının benim isteğime bağlı olmadığını biliyorsun, tüm güç senin içindeydi ve seni insanlıktan çıkaran davranışların ve düşüncelerin senin yaptıklarının sonucuydu, benim yaptıklarımın değil…
Senin küçük doğan için benim güç armağanlarım çok fazlaydı…
Artık büyüdün, akıllandın ve toprağın meyveleri senin olacak…
Sen harikalıklarla dolusun…
Potansiyelinin sınırı yok…
Yarattıklarımın içinde senden başka kim ateşi buldu ?
Kim yerçekimi kanununu keşfetti, gökyüzünü delip geçti, hastalıklara şifa buldu?
Bir daha asla kendini aşağılama…
Hiçbir zaman yaşamın kırıntılarıyla yetinme…
Bugünden itibaren asla yeteneklerini gizleme…
Bugünden zevk al…ve yarından, yarınlardan…
Sen dünyanın en büyük mucizesini gerçekleştirdin…
Sen yaşayan bir ölü olmaktan kurtuldun…
Artık asla kendine acımayacaksın ve her yeni gün senin için başarı ve neşe olacak…
Sen yeniden doğdun…
Daha önce olduğu gibi, başarısızlık ve mutsuzluğu ya da başarı ve mutluluğu seçebilirsin… Seçim senin…
Seçim tamamen senin…
Ben ancak, önceki gibi, izleyebilirim…