SAYGININ OLMADIĞI YERDE SEVGİ ÖKSÜZ, SEVGİNİN OLMADIĞI YERDE SAYGI YETİMDİR-Dr.İlhami Pektaş

Hayatı anlamlı, güzel ve vazgeçilmez kılan insandaki sevgi, saygı ve hoşgörü duygusudur. Acaba günümüzde boşanma davaları neden bu kadar çoğaldı, aile içinde, trafikte, çevremizde ve toplumda çatışmalar neden bu kadar arttı hiç sebebini düşünüyor mu­yuz?

Eskiden bir hatır, gönül, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, hoşgörü,  merhamet, şevkat, utanma hissi, mütevazilik, sempati, sevgi vardı… Şimdilerde ise önemli bir kesim, bütün bu değerleri yitirdi, kalpleri katılaştı,  gittikçe saygı ve sevgiden yoksun bir toplum haline dönüşüyoruz.

Birbirimize selam vermekten, günaydın, iyi günler, hayırlı işler demekten adeta korkuyoruz! Hal, Hatır sormuyoruz, hele özür dilemek  hiç yok maalesef. Karıncayı bile incitmekten çekinen bu insanlarımız nasıl eşinin, dostunun, arkadaşının, komşusunun kalbini kıracak kadar merhametsiz, vicdansız, hoşgörüsüz ve nezaketsiz bir toplum oldu.

Saygı ile sevgi daima iç içe ve beraberdir. Saygının olmadığı yerde sevgi öksüz, sevginin olmadığı yerde saygı yetimdir. Saygı yoksa sevgi de bir süre sonra biter. Saygının ve sevginin olmadığı bir işyerinde çalışmak, saygının ve sevginin olmadığı bir evliliği sürdürmek nereye kadar mümkün olabilir? Saygının olmadığı yerde sevgi ve sevginin olmadığı yerde saygı yeşermez.

Eğer sevgi yoksa, saygı da yok, hoşgörü de yok, efendilik de yok kısacası insanlık da yoktur.

Ne zaman ki insanların “Ego” ları ön plâna çıkar, İçinde yaşadığı dünyası “Ben” merkezli olur,
“Karşımdaki herkes benim istediğim gibi davransın, beni onaylasın ve bana itaat etsin” derse işte o zaman saygı da sevgi de ortadan kalkacaktır. Bu tür düşünce ve davranışlar o insana gösterilebilecek en büyük saygısızlıktır.

Dinlemek ve karşındaki insanı anlamaya çalışmak önemli bir meziyettir; saygının ve sevginin bir göstergesidir. Karşısındakini önemsemeyen, dinlemeyen ve anlamak istemeyen insanlarda “Saygı ve Sevgi”  sorunu vardır.

İnsan, kendisinden başkasını sevmiyorsa, karşısındakine saygı göstermesi de mümkün değildir.

Aile içinde anneye, babaya, kardeşlere sevgi ve saygı gösterilmiyorsa, aile içi çatışmalar kaçınılmazdır ve aile bireyleri bir müddet sonra dağılır. Bina içinde komşuların birbirine saygı ve sevgisi yoksa o binada yaşayan insanlar arasında birbirine karşı selamsız, sabahsız, bayramından, seyranından, hastasından, ölüsünden, dirisinden haberi olmayan birbirine tamamen yabancı bir ilişki doğar.

Toplum içinde yöneticiler vatandaşlara, vatandaşlar da yöneticilere saygı ve sevgi duymuyorlarsa, o toplumda sürekli birbirini suçlayan bir “Ayrışma, çatışma ve huzursuzluk” kaçınılmaz olur!.. Böyle bir durumda da yaşanılan toplum’da HUZUR, SAYGI ve SEVGİ’ den söz edilemez!

Yaşadığımız gök kubbe altında sevgi, saygı, merhamet, hoşgörüyü içinde barındıran, eser bırakabilen, dostunun, arkadaşının yardımına koşabilen, sevgi insanı olabilen, saygı ve merhamet duyguları gelişmiş, içinde nefret ve kin gibi duyguları olmadan yaşayabilenlere ne mutlu…

Ne mutlu bu dünyada sevgi ve şefkat insanı olabilenlere, yaşadığı toplumda insanlara saygılı faydalı birey olanlara, çevresindeki insanlara iyiliği ve güzelliği tavsiye edenlere… Ne mutlu…

Sevgi, saygı ve hoşgörü, hayatı hayat yapan, insanı insan yapan bir muhteşem üçlüdür.

Allah bizlere, çevremize ve bütün insanlara da bu güzellikleri nasip etsin.

#ilhamipektaş