ÖNEMLİ OLAN ARKANDA GÜZEL ESERLER BIRAKMAKTIR ….
Büyük bir zat kendisini dinlemeye gelen kalabalık cemaate;
– Kardeşlerim, bundan elli sene sonra buradakilerden kimse kalmayacak, değil mi ? Belki birkaç kişi kalabilir. Her yüz senede bir dünyanın nüfusu değişiyor çünkü.
Ve devam eder:
– Yani bu dünya, bir han gibi, bir otel gibi. Yolcuların biri gidiyor, biri geliyor, devamlı değişiyor.
Ve sordu onlara:
– Şimdi siz bir otele, bir hana gitseniz. Çıkarken, o hanın yatağını, yorganını, masasını, sehpasını veya perdelerini de beraberinizde götürmek isteseniz, size izin verirler mi?
– Vermezler tabii efendim.
– Hem vermezler, hem de “Sen delirdin mi? Bunlar senin değil, buranın malı” derler, öyle değil mi?
– Evet efendim.
– Öyleyse bu dünyada yolcu gibi olalım. Bu hanın eşyasında gözümüz olmasın. Bu hanın eşyaları için birbirimizle kavga etmeyelim, savaşmayalım, birbirimize küsmeyelim, hile yapmayalım, birbirimizi aldatmayalım, birbirimizin kalbini kırmayalım.
Sözlerini şöyle bitirir:
– Büyüklerimiz; İnsan ömrü, bir kundak bezi ile bir kefen bezi ve iki ezan arasındadır demişler.
O halde bizim olan, sadece bu dünyada yaptığımız amellerimiz, iyiliklerimiz, faydalı hizmetlerimiz ve güzel eserlerimiz olacaktır.
Evet her şeyin geçici olduğu bu dünyada en önemli şey ;
Helal lokma, helal kazanç, yapılan insani iyilikler, gönül kazanma ve dünyada kalıcı güzel eserler bırakmaktır.
Dr. İlhami Pektaş.