KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR?

Ey insanoğlu! Kendini olduğundan büyük görme, hiç kimse vazgeçilmez değildir. Mezarlıklara baksana kendini vazgeçilmez sanan insanlarla dolu iken yerin üstünde sergilediğin bu şatafat, bu hırs, her şeyi ben yaparım da ne oluyor ?
Fani olan bu dünyada bu kadar hırs, kibir ve gururun niye?
Dünyayı ben yarattım, herşey benden sorulur havası da nereden geliyor ?
Parana mı, malına mı güveniyorsun, gücüne, makamına mı güveniyorsun ?
Neyine güveniyorsun ?
Bir gün doktora, sürekli gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu, fakat kendisinin elindeki işleri yapmaya, işleri yetiştirmeye, işlerin ise beklemeye hiç tahammülü olmadığını söylemiş.
Doktor,
Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş.
Adam,
– Hayır. Onları yalnız ben yapabilirim, benden başka hiç kimse yapamaz, bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş.
Doktor,
Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş.
Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış.
Reçetede, her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş.
Hasta adam;
– Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlığa gideceğim? diye sormuş.
Doktor,
Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez zanneden insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını sandığın işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.
Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez gören; problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli aynen değil mi?
Aslında, herkes için geçerli bir reçete bu.
Sen gittiğinde birileri mutlaka vazgeçilmez sandığın o makamın boşluğunu hemen dolduracak hiç merak etme….
Bir kova suyun içine elini sok ve çıkar. Ne görebiliyorsun bir değişiklik oldu mu ? Tabi ki hayır. Dünya hayatı da böyledir işte kendini vazgeçilmez sanırsın, sen olmayınca bir şey yapılamayacağını sanırsın ama sen olmazsan da her şey yapılır. Hiç bir iş yarım kalmaz birileri gelir senin yerini doldurur ve yapılamaz dediğin işleri tamamlar.
Paran, pulun, malın, mülkün, şöhretin, makamın hepsi geçici ve sanal.
Hiçlik makamındasın sen, hiçlik makamında, merak etme ve kendini asla vazgeçilmez sanma sakın. Hiç’i hiç’le değiştirirler bir gün.
Dr.İlhami Pektaş