İKİ RAY ARASI NİÇİN 1435 MİLİMETRE…

Evet, bildiğiniz tren rayları…
Trenlerin üzerinde hareket ettiği o rayların birbirine uzaklığı, dünyanın hemen hemen her yerinde hep aynı : 4 fit ve 8.5 inç.
Yani dünya genelinde 1435 milimetre.
Size tuhaf gelmiyor mu?
Neden yuvarlak bir sayı değil de, 1435 mm.
Niye 1500 değil mesela.
Nasıl belirlenmiş ki, iki ray arası 143.5 santim olmuş.

İnsanın tekerleği bulmasının kesin tarihi bilinmiyor. M.Ö. 4000 – 4200 yılları arasında medeniyetin beşiği Mezopotamya’da bulunduğu düşünülüyor. Bir hayvanın çektiği kasalı araçların kullanılması ise yine Mezopotamya’da M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanıyor. Bu amaçla ilk kullanılan hayvanlar eşekler ve öküzler. M.Ö. 2000’li yıllarda ise ilk kez atlar bu kasalı araçlarda kullanılmaya başlanıyor. Biz araba diyoruz bu kasalı araçlara, at arabası ya da öküzlerin çektiğine de kağnı. At arabası aslında ilk kez M.Ö. 2000 dolayında Ural Dağlarının güneyinde kullanılmış. At arabalarının, ya da kağnıların tarihi bu kadar eski olsa da bir ray üzerinde bu araçların çekilmesi fikri bu kadar eski değil. Niye serbest olarak at arabaları ile her yere gidebiliyorken arabaların bir ray üzerinde sınırlı bir yolda hareket etmesine ihtiyaç olmuş olabilir? Modern anlamda ilk kez ray kullanma ihtiyacı kömür madenlerinde ortaya çıkmış.

İnsanlar ilk tren vagonlarını yaptıklarında, eski dönemlerde at arabalarını yaparken kullandıkları aletlerin aynısını kullanıyorlarmış. O yüzden vagonların tekerleklerinin arası, tıpkı at arabalarındaki gibi 1435 milimetre olmuş.

İlk kez atlarla çekilen ve raylar üzerinde hareket eden tramvayların İngiltere’de yaşamın bir parçası olması 1821 yılında resmen gerçek olmuş.                                                                            Peki at arabalarında neden bu ölçü esas alınmış?
Çünkü arabaların geçtiği eski yolların genişliği bu ölçüye karşılık geliyormuş.
Neden?
Çünkü o eski insanların o dönemde kullandıkları atlı yolcu arabaları, atlı savaş arabaları hep iki atla çekiliyormuş.
Atlar yan yana durduğunda ise genişlikleri 1435 milimetre geliyormuş.
Yani bugün gördüğümüz bütün trenlerin -en son teknoloji ürünü hızlı trenlerde buna dahil- üzerinde ilerlediği rayların arasındaki uzaklık, o dönemde belirlenmiş.
Çok ilginç değil mi?
Amerika kıtası keşfedildiğinde ve tren yolları inşa etmeye başladığında da bu sihirli 1435 milimetrelik genişlik hep korunmuş.
Neden? Öyle . O dönemki at arabaları kullanım şeklinden kaynaklanıyor.
İnsanlar bir takım alışkanlıkları korumayı çok seviyorlar.
Bu durum, uzay mekiklerinin yapımını bile etkilemiş.
Nasıl? Şöyle ki Amerikalı mühendisler, yakıt tanklarının daha geniş olması gerektiğini düşünmüşler fakat yakıt tankları Utah eyaletinde imal ediliyor ve Florida Eyaletinde ki uzay merkezine trenle nakledilmeleri gerekiyormuş.
Yolda da çok sayıda tüneller varmış. Yakıt tankları daha geniş olursa, tünellerden geçemiyormuş, o zaman da ulaşım gerçekleşemiyormuş.
Madem öyle, işte böyle demişler, eski dönemde insanların ideal olduğuna karar verdikleri bu ölçüyü onlar da kabul etmişler.
Şimdi yeryüzündeki bütün tren raylarının arası 1435 milimetre.
Nereden nereye değil mi? Buna benzer daha çok alışkanlıklarımız var.

Dr. İlhami Pektaş