İKİ KARDEŞİN REKABETİ İKİ DÜNYA DEVİ YARATTI: ADIDAS VE PUMA!
Bugün birbirlerinin en büyük rakiplerinden olan Adidas ve Puma’nın kurucularının öz kardeş olduğunu biliyor muydunuz?
Aynı evde büyüdüler. Aynı fabrikada çalıştılar. Birlikte ayakkabı ürettiler.
Sonra öyle büyük bir kavga ettiler ki…
Yalnızca şirketlerini değil, yaşadıkları Alman kasabasını bile ikiye böldüler!
Hikâye Almanya’nın küçük Herzogenaurach kasabasında başladı.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Adolf “Adi” Dassler, ailesinin evindeki küçük bir alanda spor ayakkabıları üretmeye başladı.
Daha sonra kardeşi Rudolf Dassler da ona katıldı.
1924 yılında iki kardeş birlikte Dassler Kardeşler Ayakkabı Fabrikası’nı kurdu.
Aslında birbirlerini çok iyi tamamlıyorlardı.
Adi → Ürün geliştirme ve tasarım konusunda güçlüydü.
Rudolf → Satış ve ticari ilişkiler konusunda yetenekliydi.
Ve işler büyümeye başladı.
1936 BERLİN OLİMPİYATLARI İSE DÖNÜM NOKTASI OLDU.
Adi Dassler, Amerikalı atlet Jesse Owens’ın ürettikleri çivili ayakkabılarla yarışmasını sağladı.
Owens olimpiyatlarda tam 4 altın madalya kazandı.
Bu başarı küçük bir Alman kasabasında üretilen ayakkabıların uluslararası alanda tanınmasına büyük katkı sağladı. Ancak şirket büyürken…
KARDEŞLERİN ARASI BOZULUYORDU.
İkinci Dünya Savaşı döneminde ilişkileri giderek kötüleşti.
Aile içi sorunlar, savaş yıllarında yaşanan olaylar ve yıllar boyunca biriken kişisel anlaşmazlıklar sonunda iki kardeşi birlikte çalışamayacak noktaya getirdi.
1948’de yollar tamamen ayrıldı.
Ve spor dünyasının en büyük rekabetlerinden biri başladı.
Adi Dassler kendi şirketini kurdu.
Markanın adı kendi isminden geldi:
ADI + DASSLER = ADIDAS
Rudolf ise kendi rakip şirketini kurdu.
İlk olarak “Ruda” ismini kullandı ancak kısa süre sonra markanın adı değiştirildi:
PUMA
Artık aynı evde büyüyen iki kardeş…
Birbirlerinin en büyük rakibiydi.
Fakat rekabet sadece şirketlerle sınırlı kalmadı.
İki fabrikanın da bulunduğu Herzogenaurach kasabası adeta Adidasçılar ve Pumacılar olarak ikiye ayrıldı.
Kasaba halkının önemli bir bölümü iki şirketten birinde çalışıyordu.
Anlatılanlara göre insanlar karşılaştıkları kişinin hangi tarafta olduğunu anlamak için önce…
AYAKKABILARINA BAKIYORDU!
Bu nedenle Herzogenaurach zamanla “eğik boyunlar kasabası” olarak anılmaya başladı.
Rekabet;
Restoranlara, Spor kulüplerine, Sosyal ilişkilere, İnsanların giydiği ayakkabılara
kadar yansıdı.
Ancak bu büyük kavganın ticari açıdan inanılmaz bir sonucu oldu.
REKABET İKİ ŞİRKETİ DE DAHA İYİ OLMAK ZORUNDA BIRAKTI.
Yeni ayakkabılar geliştirildi.
Sporcularla anlaşmalar yapıldı. Uluslararası pazarlara girildi. Markalar büyüdü.
Adidas özellikle futbol dünyasında güçlü bir konuma ulaşırken Puma da dünyanın önemli sporcuları ve takımlarıyla yaptığı anlaşmalarla küreselleşti.
Sonuç?
Bugün aynı aile işletmesinden doğan iki ayrı küresel spor devi var.
Ancak kardeşlerin kişisel hikâyesinin sonu o kadar mutlu olmadı.
Rudolf 1974’te, Adi ise 1978’de hayatını kaybetti.
İkisi de Herzogenaurach’taki aynı mezarlığa defnedildi.
Fakat mezarlarının bile birbirlerinden uzak noktalarda olduğu aktarılıyor.
Bu hikâyeyi girişimcilik açısından sıra dışı yapan şey tam olarak burada:
Aynı bilgi.
Aynı aile.
Aynı başlangıç noktası.
Ama sonunda…
İKİ RAKİP DÜNYA MARKASI.
Belki de Adidas ve Puma’nın küresel başarısının arkasındaki itici güçlerden biri, birbirlerini sürekli daha iyisini yapmaya zorlayan bu rekabetti.
Çünkü bazen rekabet yalnızca pazar payını bölmez.
PAZARIN KENDİSİNİ DE BÜYÜTÜR.
Bugün bir Adidas veya Puma mağazasının önünden geçtiğinizde aslında yaklaşık bir asır önce Almanya’daki küçük bir aile işletmesinde başlayan kardeş rekabetinin devamını görüyorsunuz.
BAZEN DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARININ ARKASINDA BÜYÜK FİKİRLER KADAR, BÜYÜK REKABETLER DE VARDIR.