HAYATTAN KEYİF ALMAK
55 yaş ile ölüm saati arasında biriktirdiğiniz parayı kullanmanız tavsiye edilir.
Onu saklamayın; alın terinizin değerini bilmeyenler için bir hazine gibi saklamanın anlamı yok.
Hayat boyu fedakârlıklarla kazandığınız birikimlerin keyfini şimdi çıkarın.
Güvenli ya da cazip görünse bile, yatırım yapmak için uygun bir zaman olmayabilir.
Yeni yatırımlar çoğu zaman sadece sorun ve sıkıntı getirir.
Hayatın tadını çıkarmaya odaklanın.
Çocuklarınızın ve torunlarınızın maddi durumu için endişe etmeyi bırakın.
Paranızı kendinize harcadığınız için suçluluk duymayın.
Onları yıllarca büyüttünüz, eğittiniz, doyurdunuz, barınak sağladınız, destek verdiniz.
Bundan sonrası onların kendi yolculuğu; kendi emekleriyle kazanacakları bir hayat var önlerinde.
Aşırı fiziksel çaba gerektirmeyen, sağlıklı bir yaşam sürdürün.
Her gün yürüyüş yapmak, sağlıklı beslenmek ve bolca uyumak artık daha kıymetli. Bu yaşlarda hastalanmak kolay, sağlıklı kalmak ise daha zor.
Bu yüzden vücudunuza dikkat edin, doktorunuzla düzenli iletişimde olun ve kontrollerinizi aksatmayın.
Kendinizi memnun etmekten çekinmeyin; en güzeline, en iyisine layıksınız.
Sırrı, partnerinizle birlikte kazandığınızın tadını çıkarabilmektir.
Bir gün birbirinizi özleyeceksiniz; paranın huzur getirmediği o zamanlar geldiğinde, bugün paylaştığınız anlar kıymetli birer hatıra olacak.
Detaylara takılmayın.
Hayat boyunca çok şey yaşadınız; iyi ve kötü anılar biriktirdiniz.
Önemli olan şu andır.
Geçmiş sizi tutmasın, gelecek sizi korkutmasın. Şimdiye odaklanın; şu an iyi olmak en mühim olandır.
Yaşa uygun trendleri unutmayın ama kendi tarzınızı koruyun…
Kendinizin değerini biliyorsunuz; onu saklamayın, gururla taşıyın.
Bu, kişiliğinizin bir parçasıdır…
Dünyadan haberdar olun.
Gazeteleri okuyun,
haberleri takip edin,
interneti kullanın.
E-posta adresiniz aktif olsun,
sosyal medya ağlarını denemekten çekinmeyin. Karşılaştığınız eski dostlara şaşıracaksınız.
Genç nesle ve fikirlerine saygı duyun.
Sizinle aynı düşünceleri taşımayabilirler, ama gelecek onların.
Nasihat edin, fakat eleştirmeyin.
Bilgeliğiniz geçmişin mirasıdır; bugünde de değer bulsun.
Asla
“Bizim zamanımızda…” diye başlamayın;
sizin zamanınız hâlâ şimdi.
Yaşadığınız sürece bugünün bir parçasısınız.
Altın yıllarını neşeyle karşılayanlar da vardır, acıyla yaklaşanlar da.
Hayat, hüzünle geçirmeyecek kadar kısadır.
Pozitif ve neşeli insanlarla çevrenizi doldurun; bu hem sağlığınıza iyi gelir hem de gününüzü güzelleştirir.
Çocuklarınızla veya torunlarınızla yaşamak için acele etmeyin.
Birlikte yaşamak kulağa hoş gelse de herkesin mahremiyete ihtiyacı vardır.
Hem onların hem sizin.
Yalnız hissediyorsanız, gerçekten yardıma ihtiyaç duyuyorsanız ya da artık yalnız kalmak istemiyorsanız o zaman düşünün.
Hobilerinizi ihmal etmeyin.
Yoksa bir tane edinin.
Seyahat etmek, yürümek, yemek yapmak, okumak, dans etmek…
Bir kedi ya da köpek sahiplenebilir, küçük bir bahçe yetiştirebilir, kart oyunları, satranç, dama, domino, golf oynayabilirsiniz.
İnsanlarla nezaketle konuşun.
Gereksiz şikâyetlerden ve eleştirilerden kaçının.
Değiştiremeyeceğiniz durumları olduğu gibi kabul edin.
Acı ve rahatsızlık yaşla birlikte gelir.
Onları büyütmeyin,
fakat hayatın bir parçası olarak kabullenin.
Biri sizi kırmışsa affedin; siz kırdıysanız özür dileyin.
Kin tutmayın;
bu sadece sizi yıpratır.
Bir söz vardır:
“Kin tutmak, zehri içip karşıdakinin ölmesini beklemek gibidir…”
O zehri içmeyin.
Affedin, unutun ve yolunuza devam edin.
Gülün.
Şükretmeyi unutmayın.
Uzun yaşamayı başardınız; pek çokları bu şansa sahip olamadı.
Yaşadığınız dolu dolu hayat için kendinizi kutlayın.
Sevgili dostlar, hayatınızın bu döneminde sakinliğin ve huzurun tadını çıkarın.
Kendinizi strese sokmayın.
Mutlu olun. 