EMEK VERMEK

Etrafımızda bize güvenen dostlar istiyorsak sevmeyi bilmeli, vefa göstermeli, onlara iyi davranmalıyız…

Karnımız tok sırtımız pek olsun istiyorsak risk almalı, alın teri dökmeli, sevdiğimiz işlere odaklanarak bütün gücümüzle helal lokma için çalışmalıyız…

Güzel bir yuvada yaşamak istiyorsak temelinden itibaren emek vermeli, ailemize, çocuklarımıza gereken önemi vermeli ve onlara zaman ayırmalıyız..

İnsanlar, zaman içerisinde pek çok farklı ilişki kurarlar. Aile, arkadaşlık, dostluk… Her biri kendi içinde farklı dinamiklere sahip olsa da, bu ilişkilerin hepsinin temeli emek vermektir.

Yıllar süren arkadaşlıklar, geçmişte yaşanmış nice güzel anılar ve dayanışma ile doludur. İşte bu yüzden, uzun yıllar süren dostluklar son derece değerlidir.  Dostlukların temeli güven, saygı ve karşılıklı emektir. Bu tür ilişkiler, zamanla derinleşir ve daha da kıymetli hale gelir.

Emek vermek, sabrı da beraberinde getirir. Günümüzde birçok insan, hemen sonuç almak ister. Ancak gerçek emek, zamanla, sabırla ve özveriyle gelişir.

Eğitim, emek vermenin belki de en önemli alanlarından biridir. Bir bireyin gelişimi için eğitim şarttır. Ancak, eğitim sadece okulda değil, hayatın her alanında devam eden bir süreçtir. Hayat boyu öğrenme felsefesi, emek vermenin sürekli olması gerektiğini vurgular.

Bir ilişkide emek vermek, sevgiyi beslemek ve büyütmek için gereklidir. İlişkilerdeki iletişim, güven, sadakat ve destek, emekle inşa edilir.

İnsanoğlu emek verdiği şeyin karşılığını hemen almak ister ve karşılığını alacağına dair büyük bir ümit de taşır.  Fakat şu bir gerçek ki emek verdiğimiz her şeyin karşılığını hemen ya da kısa sayılabilecek bir sürede alamayız. Bir bebeğin doğması için 9 ay 15 gün süre lazım. Bu süre dolmadan 5 ayda doğmaya çalışırsa eksik doğum olur. Normal olmaz.