DÜNYA BİR HANDIR

Büyük bir zat kendisini dinlemeye gelen kalabalık cemaate;
– Kardeşlerim, bundan elli sene sonra buradakilerden kimse kalmayacak, değil mi ? Belki birkaç kişi kalabilir. Her yüz senede bir dünyanın nüfusu değişiyor çünkü.
Ve devam eder:
– Yani bu dünya, bir han gibi, otel gibi. Yolcuların biri gider, biri gelir, devamlı değişiyor.
Ve sordu onlara:
– Şimdi siz bir otele, bir hana gitseniz. Çıkarken, o hanın yatağını, yorganını, masasını, sandalyesini veya perdelerini de beraberinizde götürmek isteseniz, size izin verirler mi?
– Vermezler tabii efendim.
– Hem vermezler, hem de “Sen delirdin mi? Bunlar senin değil, buranın malı” derler, öyle değil mi?
– Bu dünyada hiçbir şey seninle gitmeyecek, Ne eş, Ne çocuk, Ne mal, Ne mülk, Ne altın, ne gümüş hepsi geçici bir zaman sana misafirlik edecek sonra zamanı gelince bunların hepsini terk edip gideceksin…
– Evet efendim.
– Öyleyse bu dünyada yolcu gibi olalım. Bu hanın eşyasında gözümüz olmasın. Bu hanın eşyaları için birbirimizle kavga etmeyelim, savaşmayalım, birbirimize küsmeyelim, hile yapmayalım, birbirimizi aldatmayalım, birbirimizin kalbini kırmayalım.
Ve sözlerini şöyle tamamlar:
– Büyüklerimiz; Ömür, bir kundak bezi ile bir kefen bezi arasında geçen zamandır demişler.
O halde bizim olan, sadece bu dünyada yaptığımız amellerimiz, iyiliklerimiz, faydalı hizmetlerimiz ve güzel eserlerimiz olacaktır.
Evet her şeyin geçici olduğu ve bir müddet sonra unutulduğu ve hatırlanmadığı bir dünyada en önemli şey ;
Helal lokma, helal kazanç, yapılan iyilikler, gönül alma, faydalı işler yapmak ve güzel eserler bırakmaktır.
“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır”(hadis-i şerif).
Ne demiş Hacı Bektaş-ı Veli;

Malım mülküm servetim, hepsi evde kaldı, Eşim dostum akrabam, geçtiğim yolda kaldı, Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı, Allah için yaptığım iyilikler bende kaldı.

ve Mevlana;
Misafirsin bu hanede ey gönül,
UmduğunIa değil bulduğunla gül,
Hane sahibi ne derse o olur,
Ne kimseye sitem eyle, ne üzül.
Bu dünya bir han, insanoğlu bu handa misafirdir.
Hayat, insana bağışlanmış değil, ödünç verilmiştir.
Bu dünyada her şey sana emanet edilmiştir.
Bu emanetleri zamanı gelince bırakıp gideceksin,
Bu yüzden Mal mülk için kimseyi kırma.
Her günü, mutlu, keyifli geçirmeye ve
İnsanlara faydalı işler yapmaya, gönül almaya bak..
Hayatına fazla gün katmak elinde değil ama
Gününe fazla hayat katmak senin elindedir.
Hiçbir şey için benimdir deme.
Sadece deki bir zaman yanımdadır,
Çünkü;
Ne mal, ne mülk,
Ne yazlık, ne araba,
Ne altın, ne ne toprak,
Ne sevgili, ne çocuklar,
Ne sağlık, ne hastalık,
Ne huzur, ne keder
daima seninle kalmaz.
Dr. İlhami Pektaş