ÇİZGİNİ UZAT
“Yaşlı bir bilge, çölde bir vahada oturmuş, düşünüyormuş.
Genç birisi, ona yaklaşır ve der ki:
– “Lütfen beni öğrencin olarak kabul et.”
Bilge, parmağıyla kumların üzerinde düz bir çizgi çeker;
– “Çizgiyi kısalt” der.
Genç, avuçlarıyla çizginin yarısını siler.
Bilge der ki:
– “Git, öğren de gel!”
Aradan bir süre geçtikten sonra delikanlı tekrar gelir. Bilge yine bir çizgi çizer:
– “Kısalt!” der.
Delikanlı, bu kez çizginin yarısını avucu ve dirseğiyle kapatır. Bilge, onu da kabul etmez:
-“Git, öğren de gel!”
Uzun bir zaman sonra delikanlının tekrar yanına geldiğini gören Bilge, kumların üzerine yine bir çizgi çeker ve onu kısaltmasını ister.
Delikanlı:
– “Çok düşündüm ama bulamadım. Siz kısaltın!”
Bilge, çizginin yanına daha uzun bir çizgi çeker:
– “İşte şimdi kısaldı.” der…
Bir zamanlar Dünyanın en çok satan Nokia diye
bir telefon vardı. Koreliler rakiplerini bitirmek için Nokianın fabrikasını yerle bir etmeyi hiç düşünmediler. Ondan çok daha iyisini, Samsung’u çok daha uygun fiyata yaparak bitirdiler Nokiayı…
Almanların benim de beğendiğim, çok övündükleri Sig Sauer diye bir silahları vardı… Canik diye bir Türk şirketi çok daha iyisini yaparak bitirdi Sig Saueri.. geçenlerde, pes edip fabrikasını bile kapatmışlar.
İsrail’in çok övündüğü Heron, Amerika’nın da Predatör denen ihaları vardı bir zamanlar… silahlı olanını parayla bile vermiyorlardı bize ama çılgın bir delikanlı çok daha iyisini çok daha ucuza yaparak Bayraktar ve Akıncıyla bitirdi saltanatlarını.
Hayatımızda karşımıza çıkan tüm düşmanlarla mutlaka savaşmamız gerekmiyor. Onlardan çok daha gelişmişini yaptığımızda onlar zaten, bizimle savaşmayı hayal dahi edemiyeceklerdir.
Selçuk Bayraktar denen bir çılgın Türk işte bunu yapıyor.
Türkiyenin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknolojiyi, elin Amerikalısına, İsraillisine, İngilizine anlatabilirsiniz ama bundan benim ne menfaatim var diyen, tek ölçüsü kendi menfaati olan içimizdeki ahmaklara anlatamazsınız!