AZMİN ZAFERİ : KEŞANLI MURATCAN
Dokuz yaşında babasını kaybedip, annesi ile hayat yoluna devam ediyor. Spastik engelli teşhisi konduğunda henüz bebek.
Anne umudunu kesmiyor. Onu odalara kapatıp hayatı kendine de evladına da zehir etmiyor. Özyeğin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Amerika’da okuyor. Hollanda’da staj yapıyor ve Google da ona burs veriyor. Bu bir ilk. Sadece elleri, kolları, bacaklarıyla değil, konuşma güçlüğü çektiği için genellikle iletişimini gözüyle kullandığı bilgisayarıyla sağlıyor. Muratcan ve annesini tanımak, hayat hikayelerini dinlemek imkansız diye bir şey olmadığının kanıtı.
Muratcan, seni tanıyabilir miyiz? Kaç yaşındasın, tam olarak rahatsızlığın nedir?
– Ben Muratcan Çiçek, Özyeğin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum ve şu an 29 yaşındayım. Ayrıca Cerebral Palsy gibi bir fiziksel engelim bulunuyor.
Nasıl bir çocukluk geçirdin? Bilgisayara çocukken de meraklı mıydın?
– Ailem ben 2 aylıkken fiziksel engelimi fark etmiş, 6 yaşıma kadar bana gerekli fizik tedaviyi aldırmış. 9 yaşında babamı kaybettim, birkaç ay sonrasında ise gecikmeli olarak ilkokula başlamış oldum. Aslında benim 11 – 12 yaşıma kadar bir bilgisayarım olmadı. Beşinci sınıfta, sınıf öğretmenim Hasan hocamın çabalarıyla ilk bilgisayarıma kavuşmuştum. İnternet ile de epey gecikmeli olarak tanıştım diyebilirim. Ancak çok çok küçükken babamla tamir ettiğimiz çeşitli elektronik cihazlar sayesinde genel olarak teknolojiye hep bir merakım vardı.
Bu yeteneğini ne zaman keşfedildi?
– Ortalama bir insandan farklı, özel bir yeteneğim hiçbir zaman olmadı. Sadece kendi ayaklarım üzerinde durabilmek için yaptığım her işi en iyi şekilde yapmam gerektiğine inanıyorum. Bu inançla hep başarılı bir öğrenci oldum diyebilirim. Şimdi de başarılı bir bilgisayar mühendisi olmak istiyorum. 9 yaşında babamı kaybetmiştim. Bu aslında bir gün annemi de kaybedebilirim demekti benim için. O dönemde de aslında benimle ilgilenecek başka kimsem yoktu diyebilirim. Tek başıma kalmadan önce en iyi imkânlara sahip olmam gerekiyordu. İyi bir işe girmeliydim, bunun için de en iyi okullarda okumalıydım. Tabii ki bu fikirleri bana hep annem aşıladı. Annemin kendini benim fiziksel engelim doğrultusunda sürekli geliştirmesi, ilgili çok sayıda kitaplar okuyarak çocuk yetiştirme konusunda inanılmaz bilinçlenmesi sayesinde ben sorumluluk sahibi birey olarak yetişmiş oldum. Çok özel bir yeteneğim varsa da hepsini anneme borçluyum diyebilirim.
Üniversiteye kadar hangi okullarda okudun?
– Edirne Keşan Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve Edirne Keşan Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi’nde okudum. Tabii, okul öncesinde 6 yaşıma kadar devlete ait rehabilitasyon merkezlerinde diğer engelli arkadaşlarımla beraber çeşitli eğitimlere de katılmıştım. Ancak okuduğum ilköğretim de lise de devlete ait, sıradan okullardı. Sanıyorum iki kurumda da okuyan ilk engelli öğrenci bendim. Aslında engelli çocukların eğitimiyle ilgili özellikle değinmek istediğim bir nokta var. Bu konuda ülkemizde aileler iki farklı tutum sergiliyor. İlki “nasılsa okuyamaz” diyerek çocuklarına eğitim aldırmamak ki bu tutum ile aslında suç işlemiş oluyorlar. İkinci tutum ise çocuklarına adeta pamuk içerisinde eğitim aldırmak oluyor. Artık ailelerin büyük çoğunluğu bu tutumu sergiliyor ancak bence bu en az ilki kötü bir davranış çünkü ikisinin sonuçları neredeyse aynı oluyor. İkinci grupta çocuklarına aşırı derecede destek olup kendini geliştirme fırsatı vermeyen aileler yer alıyor. Örneğin, bu aileler; oyuncaklarıyla düzgün oynayamayacağını düşünerek çocukları yerine oyunlar oynayıp çocuklarını seyirci konumuna indirgiyorlar. Çocukları normal okullarda okusa bile onları sınıfta bir an bile yalnız bırakmıyorlar, gerektiğinde çocukları yerine öğretmenle ya da diğer çocuklarla iletişime geçiyorlar. Gerektiğinde çocuklarının yerine düşünmüş oluyorlar. Bu durumda çocuklarının öğretilen konuları öğrenmesine, arkadaş edinmesine, hatta düşünmesine bile gerek kalmıyor. Çocuklar ailelerine aşırı derecede bağımlı duruma geliyorlar ki bağımlılık çoğu zaman fiziksel engellerinin bile önüne geçiyor.
Çiçek, Google bursunun devamında yapay zekâ üzerine Amerika’da University of California, Santa Cruz kampüsünde doktora eğitimi aldı. Burada fiziksel engellilerin yaşam kalitelerini artırmak için çok sayıda teknoloji geliştirdi. Muratcan Çiçek çalışmalarına bir süre Almanya ve İtalya’da devam ettikten sonra yurtdışında edindiği tecrübeleri ülkesine aktarmak için 2022 yılında Türkiye’ye döndü.