ALIN YAZISI

Hikmet Ehli diyor ki; Herkesin yaptığı iş, alın yazısının gereğidir. İnsanın alın yazısı icraatıdır. O hâlde herkes, kendi alın yazısını, yaptığı işe bakarak okuyabilir. İnsanlar, yaşayışıyla, karakterleriyle, aklından geçenlerle, konuşmasıyla, hedefleriyle, en çok yapmak istedikleri ve yaptıkları icraatlarıyla kaderini belirler. Kalpteki arzular pusula gibi insanların kaderine yön verir. Alın yazısı da işte böyledir.

Düşünce ekersin davranış biçersin. Davranış ekersin alışkanlık biçersin. Alışkanlık ekersin karakter biçersin. Karakter ekersin kaderini biçersin. Ey insan oğlu bilmez misin ne ekersen onu biçersin.  Mevlana.

Dünyada olabilecek her bir olay için misal âleminde sayısız ihtimal uyur. Siz, düşünceleriniz ve ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel şeyler düşünün, güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. Kim samimiyetle istediği şeyde gayret gösterirse, elde eder.” prensibi bu konuya müdahildir. İnsanın kaderine müdahalesi burada yatar.

Düşündüğünüz şeyler ve Ağızdan çıkan sözcükler bir dâvettir, sözleşmeye dönüşür ve icabeti şart koşar. İsterseniz geçmişinize dönün de bir göz geçirin. Başınıza gelenlerin hangisinde sizin parmağınız yok ki! “Ah”lar da, “Eh”ler de,  “oh”lar da hep sizin talep ve tercihinizin eseridir.

İşte hayatımız da böyledir. Neyi çok düşünür, ister çoğaltırsak o gerçekleşir ve çoğalır. Yok dersen yok olur, var dersen var olur. Sıkarsan daha çok sıkanlarla karşılaşır, dağıtırsan daha çok dağıtanlarla karşılaşırsın. Olmazlara odaklanırsan olmayacak şeyler karşına çıkar, olanlara odaklanırsan işte o zaman işler değişir olmazları olduranlar çıkar karşına ve olmazlar olur. Hayaller gerçekleşir.