SINIRLARI ÇİZMEK….
Birçok insanın mutsuzluğunun nedeni, kendi yaşamında diğer insanlar ile ilişkilerinde sınırlarını çizmeyi bilmemesidir. Herkesin kendisine ait sınırlarının olması gerekir; ancak çok az insan bu sınırları belirtme üzerinde dikkat eder ve düşünür. Başka insanların yaşamının içine çok girer ya da başkaları onun yaşamının içine çok girer. Kimse kimsenin özeline girmemelidir.
Nerelerde hata yapıyoruz ?
İlki; kendi hatalarımızla ilgilenmek ve düzeltmek yerine başkalarının hatalarıyla uğraşmak ve onları düzeltmeye çalışmaktır.
İkinci hata, bir ilişkide verdiklerimizin aldıklarımızdan daha çok olmasıdır. İlişkiler dengede olduğu zaman güzeldir. Denge bozulduğu zaman sınır ihlali kaçınılmazdır.
Üçüncü hata, başkasının görüşünü olduğu gibi sorgulamadan kabul etmektir. Her şeye evet demektir. Dostlarımızın görüşlerine elbette güveneceğiz; ama yine de her şeyi bir mantık ve bilgi süzgecinden geçirmek ona göre kabul etmek gerekir.
Dördüncü hata, nesnelerle ilgilidir. Kimse sizden izin almadan eşyalarınızı karıştırmamalı ve almamalıdır; siz de başka kişilerin eşyasını karıştırmamalı ve sormadan bir şey almamalısınız.
Beşinci hata “Hayır” diyememektir.
Evet’in sihirli bir gücü vardır; ama “Hayır”ın da koruyucu bir gücü vardır. Özellikle kişisel çıkarlarınızın aşırı ölçüde olumsuz etkilendiği ve dengenin bozulduğu bir durumda “Hayır” demeyi bilmek gerekir.
Kimse size istemediğiniz bir işi zorla yaptıramaz.
Altıncı hata, “Her şeyin bir bedeli olduğunu bilmemektir”. Bedeva ve karşılıksız olarak aldığınız yada kabul ettiğiniz her şey için ileri de bir bedel önünüze çıkacaktır. Bu bedeli görebilmeniz gerekir. Göremezseniz sınır ihlali kaçınılmaz olarak bir yerde ortaya çıkacaktır.
#ilhamipektaş