TÜRKİYEDE DEMİRYOLU İLE TAŞIMACILIK- Dr.İlhami Pektaş

Türkiye; Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’nın kesim noktasında yer alan eşsiz coğrafi konumu ile ticaretin ve medeniyetlerin kavşak noktası olan önemli bir ülkedir. Avrasya’nın merkezinde sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülke, 1.6 milyar insan, 43 trilyon dolar gayrisafi milli hasıla ve 11 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip stratejik bir bölgenin içindeyiz.

Bugün dünyadaki ticaret hacmi 15 milyar ton civarındadır. 2030’a geldiğimizde bu miktar 25 milyar tona, 2100’e geldiğimizde ise 150 milyar tona çıkacak. Dünyadaki ticaret hacimlerinin tam ortasında Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan orta koridor ile İstanbul ve Marmara Denizi bulunuyor. Bugün itibarıyla 760 milyar dolarlık ticaret ve 649 milyon ton yükün hareket ettiği stratejik bir bölgede yer alıyoruz. Bu ticari hareketten daha çok pay alabilmek, bu lojistik koridorlardaki ülkelerle iş birliklerimizi daha çok geliştirmek üzere 2003 yılından itibaren ülkemizde büyük yatırımlar yapılıyor ve projeler geliştiriliyor.

İçinde yer aldığımız bu coğrafya, ulaştırma koridorları, lojistik ağlar ve küresel ticaret akışları açısından stratejik bir önem taşımaktadır. Bu avantajı kalıcı bir güce dönüştüren en temel unsurlardan biri de kuşkusuz demiryolu altyapısıdır.  Son 23 yılda ulaştırma sektörüne 300 milyar doların üzerinde yatırım yapılmış ve bunun yaklaşık 70 milyar doları demir yollarına ayrılmıştır. Bu güçlü vizyon sayesinde demiryolları ihmal edilen bir alan olmaktan çıkmış ve ülke kalkınmasının omurgası haline gelmiştir.

Yük taşımacılığında demiryollarımız stratejik bir rol üstlenmektedir. Türkiye, Asya, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika arasında ticari bir hareketliliğin merkezinde, Kara ve Demiryolu ağı, limanları, havacılık ve lojistik altyapısıyla bölgenin en önemli lojistik üstlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. Ülkemizdeki 217 adet mevcut liman ve iskelenin 21 adedinde, 419 OSB’nin 13 adedinde ve 12 Lojistik Merkezde demiryolu bağlantısı bulunuyor. Lojistik merkezleri, fabrika, sanayi, ve OSB’ler ile limanlara bağlamak üzere ulusal demiryolu ağımız üzerinde bugün 445,8 kilometre uzunluğunda 287 iltisak hattı bulunuyor.

Filyos’tan Adapazarı’na, İncesu OSB’den Dörtyol-Hassa Tüneli’ne kadar toplam 150,5 kilometrelik 9 projede yapım çalışmaları devam ediyor. Türkiye genelinde sanayi tesislerini, limanları ve OSB’leri ana demir yolu ağına bağlayacak toplam 287 iltisak hattı faaliyete geçtiğinde büyük bir sanayi değişimi olması ve yakın geleceğin OSB modeli ; FABRİKA + DEMİR YOLU + LOJİSTİK MERKEZİ + LİMAN şeklinde kurulması hedefleniyor.

Sanayicilerimizin rekabet gücünü artırmak ve ülkemizi bölgesinin önemli bir lojistik üssü yapmak üzere lojistik merkez sayısının 23’e ve toplam iltisak hattı uzunluğunun ise 600 kilometreye çıkarılması planlanıyor. Türkiye’yi bölgenin lojistik üssüne dönüştürecek lojistik merkezlerin tamamı hizmete girdiğinde, Türk lojistik sektörüne yaklaşık 74 milyon ton ilave yük taşıma imkanı sağlanmış olacak.

Fabrikadan çıkan ürünün kamyona bağımlı kalmadan demir yoluyla doğrudan limanlara ve ihracat noktalarına taşınması çok önemli. Türkiye’de yaklaşık 419 OSB bulunmasına rağmen bunların yalnızca yaklaşık 13’ünde demir yolu bağlantısı yani iltisak hattı bulunuyor. Bu da OSB’lerin yalnızca yaklaşık %3’ünün demir yoluna doğrudan erişebildiği anlamına geliyor.