Başarılarıyla tarihe geçen kalp cerrahı: Dr. Dilek Gürsoy

Dilek Gürsoy, Avrupa’da tam yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk ve şimdiye kadar tek kadın cerrah. Göçmen bir ailenin çocuğu olarak Almanya’da doğup büyüyen Gürsoy son olarak “Yılın doktoru” ödülünü aldı.

Dilek Gürsoy (6 Aralık 1976, Neuss) Türk asıllı Alman kalp cerrahı. Gürsoy, Avrupa’da yapay kalp nakli yapan ilk kadın cerrah oldu. Almanya’nın Anaokulunda Alman dilini öğrenen Dilek Gürsoy, Martin-Luther-Grundschule’de ilkokulu okuduktan sonra liseyi Neuss’taki Quirinus-Gymnasium’da tamamladı. Düsseldorf Üniversitesi’ni bitirdikten sonra, aynı üniversitede asistan hekim, uzman ve asistan tıbbi direktör olarak çalıştı. 2017’de Bremen’de çalışan Gürsoy, Mart 2019’dan beri Siegburg’daki Helios-kliniğinde kalp cerrahisi bölümünde danışman cerrah ve LVAD programının direktörü olarak görev almaktadır. Yapay kalp cerrahisi konusunda Avrupa’da ilk ve tek kadın doktor olan Dr. Gürsoy’un Almanya dışında Hindistan ve Türkiye’de de önemli kalp ameliyatlarında yer aldığı biliniyor. 2019’da Almanya’nın en saygın ödüllerinden Victress Ödülü’ne ve Alman Tıp Ödülü’ne (German Medical Award) layık görülen Gürsoy, yılın doktoru da seçilmişti. Gürsoy, şu anda Düsseldorf kentindeki Clinic Bel Etage’in başhekimliğini yapıyor. Dilek Gürsoy 2022’de BBC’nin oluşturduğu “Dünyanın en ilham verici kadınları” listesinde yer aldı.

Dr. Dilek Gürsoy’un hikâyesi, azmin ve inancın en güçlü örneklerinden biri oldu. Aybastı’da yokluk içinde büyüyen Gürsoy, kendi lise, tıp fakültesi ve doktora mezuniyet törenlerine katılamadığını şu sözlerle anlattı:

“Mezuniyet törenime bile gitmedim… Elbisemiz de yoktu.”

Yıllar sonra ise aynı hayat, onu Avrupa’da yapay kalp nakli yapan ilk kadın cerrah olarak tarihe yazdırdı.

Almanya’da kalp ve damar cerrahisi alanında çalışan Dr. Dilek Gürsoy’un hikayesi, anne ve babasının 1969 yılında Almanya’ya göç etmesiyle başladı aslında. Gürsoy ailesi, Ordu’nun Aybastı ilçesinden Almanya’ya gidip bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Dilek Gürsoy 1976 yılında, Almanya’nın Neuss kentinde doğdu ve burada büyüyüp eğitim aldı.

Babasını kalp rahatsızlığı sebebiyle kaybetti

Kalp cerrahisi alanında ilerlemesinde, çocukken babasını bir kalp rahatsızlığı sebebiyle kaybetmesinin etkisi olup olmadığı sorusuna Gürsoy, “Bilinçaltı mutlaka etkili olmuştur” diye yanıt veriyor.

“Ama daha çok üniversite hayatına başlarken, kalp ameliyatı görme şansım olmuştu. Kalp cerrahı olacağıma orada karar verdim. Çok estetik buldum, çok sakin bir ameliyat esnası gördüm. Bunu ben de yaparım, becerebilirim diye öyle başladım ben bu serüvene, kalp cerrahi bölümüne. Tabii babamı bir kalp kapakçığı probleminden kaybetmem bilinçaltı etkisi olmuştur diye düşünüyorum.”

Sizi doktor olmaya ve kalp cerrahisine yönlendiren neydi?

Çocukluğumdan beri doktor olacağımı biliyordum. O zamanlarda çok Türk filmi izlerdim, Yeşilçam filmlerini. Orada görürdüm cerrahları. Ondan etkilenmedim değil. Ama bir taraftan da ben küçükken annem çok ameliyat geçirdi, hastanede yattı. Onunla ilgilenen başhekimleri gördüm. Annemi kurtardılar diye düşünüyordum. Cerrah olacağım o zamandan belliydi.

Tıp fakültesinde birinci sınıfta ameliyat izleme şansımız vardı. Bir tarafımda kalp ameliyatı bir tarafımda bağırsak ameliyatı vardı. Kalp ameliyatına aşık oldum diyebilirim. Çok sakindi, estetikti, kontrollüydü. Bunu yapmaya karar verdim. Doktoramı da o bölümde yapma şansı buldum.

Yapay kalp üzerine çalışıyor

18 yıldır bu işi yapan başarılı cerrah, tam yapay kalp üzerine çalışıyor.

Yılmadan, hastalarına nasıl daha faydalı olabileceği üzerine kafa yoruyor.

Üniversite hastaneleriyle hala devam eden görüşmeleri, kendi ifadesiyle bazen kolay bazen zorlu geçiyor. Tüm bu çabaları, onu birçok başarıya da taşıdı.

Ben asistan doktor olarak 2003’te Almanya’nın en büyük hastanesinde çalışmaya başladım. Bad Oeynhausen diye küçük bir şehirdeydi ama hastane Avrupa’nın en büyüğüydü. Hocası da, Prof. Reiner Körfer, çok tanınmış ve başarılı biriydi.

Annem “Kızım batarsan büyük denizde bat” dedi, ben de gittim. Annemden uzak kaldım biraz ama bütün kalp nakil ameliyatları, yapay kalp ameliyatlarını orada tanıdım.

Önce kalp nakli bölümünde 7-8 ay çalıştım ve sonra beni yapay kalp hastalarının yattığı bölüme verdiler. Orada hocalar beni ameliyatlara almaya başladılar.

2010 yılında yapay kalp araştırmalarına başladım. Çünkü o zamanki şefim bir yapay kalp üretmişti. Beni de yapay kalp araştırmalarına götürdü. Başka bir şehirde, üniversitede yapılıyordu o.

2010 yılından beri yapay kalple ilgili çalışıyorum. Tam yapay kalp ameliyatları yapıyorum. Bunlarla büyüdüm ve neredeyse 12 sene oldu.

Şu anda yapay kalp üretimi ve nakli ne aşamada?

Şu anda dünyada iki tane tam yapay kalp üretimi yapan yer var. Biri Fransa’da (Carmat). Biri de Amerika’da (SynCardia). Araştırmaları devam eden başka yerler var ancak onlardan daha insana nakil olmadı.

Avrupa’da yapay kalp nakli yapan ilk kadın olmak çok gurur verici olmalı. Sizi takip eden, izinizden giden kadınlar oldu mu bu alanda?

Biri daha olduğunu duydum ama tam bilmiyorum. Keşke olsa birileri ve öğretsem. Hayvan denemelerinde bize yardım eden veteriner kadın arkadaşlar var. Çünkü bu bir veteriner, cerrah ve mühendis işi.

Ben veteriner cerrah hanımlara gösteriyorum çalışırken. “Sadece ben bileyim” demiyorum. Bunu genelde erkekler yapar. “Göstermeyeyim, görmesin” derler. Ben okulda da böyle değildim. Ameliyatta da değilim. Anlatırım bildiğimi. Çok açık olmak lazım.

Ben normal hastane sisteminden de bıktım, “Sistemi değiştiremiyorsam, kendi sistemimi kurarım, kendi kurallarımı koyarım” diyorum. Onun peşindeyim şimdi.

Hedefim kendi tasarladığım ve araştırmalarda bir yerlere getirdiğim pompayı kendi hastanemde kendi hastalarıma nakletmek.

Yolumdan asla vazgeçmeyeceğim

Gürsoy, Avrupa’da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk ve şimdilik tek kadın cerrah oldu.

“Sadece arkadaşlarım yok. Beni zorlayanlar da oluyor elbet ama bunlar normal ve her yerde vardır. İşime baktığım ve hastalarıma odaklı olduğum müddetçe yolumdan asla vazgeçmeyeceğim ve başarılı olacağımdan da çok eminim.”

2012’de yapay kalp ameliyatı yaptı

Burada bir parantez açmak gerekiyor. Kalbi destekleyen sessiz ve küçük cihazlar da var. Dilek Gürsoy, kendisinden önce bunu yapan başka kadın bilim insanlarının da muhakkak olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Ama tam yapay kalp üzerine yani komple kalbi alıyorsunuz, yapay kalple değiştiriyorsunuz. Avrupa’da ilkim ve şu ana kadar da tekim. Ama bu böyle kalmasın istiyorum tabii. İnşallah da olur. Belki benden sonra gelmiş de olabilir birisi ama bildiğim kadarıyla yok. 2012 yılında yaptım bu ameliyatı. ‘Avrupa’da ilk yapan sensin’ dediler. Amerika’da da bir arkadaşımız yapmış herhalde böyle ameliyatlar. O nedenle Avrupa diye geçiyor.”

20 sene öncesine göre çok ilerledik ama…

“Son 10 senedir bu işle epey uğraşan arkadaşlarımız oldu. Avusturya’da da bir arkadaşımız çok ilerledi. Fransızlar yapay kalpte çok ilerledi. Onlarla da görüşmelerim var. İtalya ve İsviçre de yapıyor ve duyduğum kadarıyla çok ilerledi. Tabii açıklama olmadığı için tam bilmiyorum. Ama bakarsanız bu yapay kalpler 60’ıncı yıllarda başlatıldı. 60 ve 70’inci yıllarda takılan yapay kalplerle şimdi takılanlar hemen hemen aynı. Fazla bir gelişme yok. Hava basıncıyla çalışıyor, çok gürültülü. Tam yapay kalpten bahsediyorum. Bir ilerleme fazla olmadı ama şimdi çalışmalar sürüyor. Bu da birkaç sene alır. Benim çalıştığım yapay kalp 2-3 sene daha alır diye düşünüyorum. Diğerleri de ne kadar sürüyor bilmiyorum ama yakındır inşallah. Bundan 20 sene öncesine göre çok ilerledik. Ama şimdi yavaş yavaş da insana takılabilecek şekle gelmesi şart.”

Kendi yapay kalp merkezini kurmak istiyor

Tabii bu başarı kolay gelmedi.

“Her iş gibi kalp cerrahi bölümü de zor bir bölüm. Yaşadığım zorluklar olmuştur. Taşlar önüme koyulmuştur ama bu tabii sadece başta asistan olarak sadece bayanlara değil erkeklerin de önüne konulan zorluklardır. Ben bir bayan olarak zorlukları özgüvenimi ve tecrübelerimi kazandıktan sonra yaşıyorum. Ben de bir yerlere, bir pozisyona gelmek istiyorum derken problemler oluyor. Özellikle bir bayan olarak tabii ama özgüvenim yerinde olduğu için, bildiklerim de ortada olduğu için ben bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim. Kendim de bir yapay kalp merkezi kurup şef pozisyonuna yükselmek istiyorum elbette.”

Peş peşe prestijli ödüller aldı

Almanya Siegburg Helios Kliniğinde Yapay Kalp Nakli Bölüm Başkanı olarak görev yapan Dilek Gürsoy, kısa bir süre önce, geçen nisan ayında Almanya’nın prestijli ödüllerinden Victress Ödülü’nü aldı.

Berlin merkezli Victress kuruluşu, 2005 yılından bu yana her yıl toplumda başarılı ve önder konumundaki kadınlara verdiği ödülü, Dr. Gürsoy’a azimli ve istikrarlı çalışmaları dolayısıyla layık gördü.

2017’de Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüştü ve Merkel’e “Neuss’un gururu” olarak tanıtıldı. Merkel de Gürsoy’a övgüler yağdırdı.

2019’da Almanya, Avusturya ve İsviçre’de tıp alanında başarılı çalışmalar yapan hekimlere ve tıbbi kuruluşlara verilen Alman Tıp Ödülü’nü (German Medical Award) aldı.

“Ödül için iş yapmıyorum ama tabii ödüller bir motivasyon. Ben hastalarım için uğraşıyorum. Beni de zaten bu ödüllere layık gören kişiler bundan ötürü bu ödülleri veriyorlar bana. Çünkü çok hasta odaklıyım. Ego problemim yok. Vicdanımla, hastalar için bir şeyler yapmak istiyorum. Çünkü kalp yetmezliği olan çok hastam var. Öldüklerini görüyorum bazı bazı. Güzel, hoş bir durum değil. 2019 yılında yaşıyoruz. Ve bu devirde yapay kalplerin o kadar çok denemesi olması lazım ki kalp yetmezliğinden bir hastamızı kaybetmeyelim, organ bağışı olmadığı için. Elbette ki ödüller beni çok motive ediyor. Bu yola devam diyorum ve asla da vazgeçmeyeceğim.”

“Yapay kalpler sadece geçici olarak kullanılabiliyor. Organ nakli, kalp yetmezliği olan bir hasta için en iyi tedavi şekli şu an. İlk takılan yapay kalpler 1, en fazla 1 buçuk sene dayanabiliyordu. Şimdi bir yapay kalp 5 seneye kadar dayanabiliyor. Ama geçici olarak. Tabii benim vizyonum, yeni bir yapay kalp üzerine çalıştığım için, yapay kalpler 10-15 sene problemsiz çalışabilirlerse kalp nakline gerek kalmayacak diye düşünüyorum. Ama bu devirde, organ-kalp nakli çok önemli ve kalp yetmezliği tedavisinin tek tedavi şekli diye düşünüyorum.”

 

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/saglik/basarilariyla-tarihe-gecen-kalp-cerrahi-dilek-gursoy-432451.html