MUTLULUK

Dünyanın bütün Nimetleri elinde olsa bile.
Onları Tadabilecek bir Ruh gerekir.
Çünkü bizi Mutlu eden bir şeyin.
Sahibi olmak değil.
Tadına varabilmektir…
İyi yaşamak değil..
Yaşamayı iyi bitirmek.
İşte gerçek Mutluluk budur…
Herşeyin var, elde etmişsin ama hala onları tatmak yerine başka şeyler elde etmekle meşgulsün, elde ettiklerini değerlendirecek, tadına varacak bir ruhun yok.
Yada herşeyin var ama onları tadacak halin yok. Boğazda mükemmel bir yalın var ama boğazı görecek tadını çıkaracak gözün göremiyorsun.
Bunu bir hikaye ile anlatmaya çalışalım:

Bir genç bir zamanlar mutluluğun sırlarını öğrenmek istemiş. Bir bilge aramış. Sormuş,  soruşturmuş falanca kişidir demişler. Ayrıca kırk günlük mesafedeki bir köşkte yaşadığını da öğrenmiş.  Üşenmemiş, yola çıkmış ve bilgeyi bulmuş. Bilge, onu bir güzel ziyafetle ağırlamış, isteğini sormuş:

” Mutluluğun sırrı” demiş delikanlı ” bana bunu öğret.”

Bilge bu sırrı vermeyi kabul etmiş.

Delikanlının eline bir kaşık vermiş, iki damla sıvı yağı da kaşığın içine koymuş.

“Köşkümü bir güzel gezeceksin ancak bu yağı dökmeyeceksin”  demiş.

Delikanlı sarayı geziyormuş ama gözü devamlı kaşıktaymış.

Dönmüş gelmiş. Bilge sormuş.

“Salondaki Acem halılarını gördün mü, kütüphanedeki şömineyi fark ettin mi, bahçedeki gülleri gördün mü?” şeklinde bir yığın ayrıntı sormuş.

Utanan delikanlı, hiç bir şey görmediğini itiraf etmiş. Çünkü sadece yağa bakıyormuş.

Bilge şöyle demiş;

“Öyleyse git şimdi daha dikkatli olarak köşkümün harikalarını gör. Oturduğu evi tanımadan o insana güvenemezsin”.

İçi rahatlayan delikanlı, kaşık elinde gördüğü her şeyi hafızasına adeta kazırcasına dikkat etmiş, gördüklerini bir güzel anlatmış.

Bilge;

“Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede? diye sormuş.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

Bilgeler bilgesi demiş ki;

“Mutluluğun sırrı, dünyanın bütün harikalarını görmektir ama iki damla yağı da unutmayacaksın”.

Hayat senin bakışınla anlam kazanır. Ya sadece bir noktayı görürsün, hayatın akıp gider, sen farkına varmazsın… Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın, akıp giden zamanın anlam kazanır … Hayatının anlamı senin bakışlarında gizli.

Felsefenin özü; “Dün bitti, yarın uzakta ve bugün ise andadır. Anı doya doya yaşamak gerekir.