ÖMRÜMÜZÜN EN GÜZEL ANLARI

Çoğu insan nasıl yaşayacağını, ancak ölme vakti geldiğinde öğrenir.
Ne yazıktır…
Çoğu insan ömrünün en güzel yıllarını bir ev bir araba almak için harcar
ve bir apartman dairesinin odasında televizyon seyrederek geçirir…
Bütün ömrünü maddi istekleri için harcar ve tüm kazandıkları maddi mirası da
bu dünyada bırakarak ahirete göçer, giderler.
Maalesef çoğu insan yirmili, otuzlu yaşlarında ölür ve yetmiş yaşında gömülür.
Yaşarken en güzel anlarımızı hep yarınlara erteleriz,
Günümüzün çıkar ilişkileri içinde çırpınır durur ve sonuçta yalnızlığa itiliriz.
Bunun farkında olarak;
Umudunuzu, Hayallerinizi, Sevinçlerinizi, Yaşanacak anlarınızı sakın ertelemeyin.
Bunun, sizin başınıza gelmesine asla izin vermeyin…
Buna güzel hikaye ile örnek verelim.

Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı..
Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş..
Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş..
Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş..
Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabi ki …
Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona                                                            Şu karşı ki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge
yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir.” demişler.
Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş ..
Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor, demiş.
Adam kabul etmiş.
Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş.
Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel …
Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersin..            Adamın gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.                                                                              Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı?
Adam şaşkın.. Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki ….
Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş bilge. Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü… Geri geldiğinde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş …
Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış..
Bilge gülümsemiş ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş  ve eklemiş ;                                           “Hayat senin bakışınla anlam kazanır, ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen
farkına varmazsın.. Yada görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır.”

Dr. İlhami Pektaş.