MÜCADELE AZMİ
İki kurbağa derin bir yoğurt kovasının içine düşer. Biri birkaç çırpınıştan sonra, sıçrayarak kovadan kurtulamayacağına karar verir ; sonunda çaresizlik içinde mücadeleyi bırakır ve boğulur. Diğeri ise hayatını son nefesine kadar korumak için, elinden gelen her şeyi yapmaya azmeder. Sıçrayarak çıkamaz ama ısrarlı çırpınması ayaklarının altında ummadığı şekilde katılaşmış tereyağı adacığı oluşturur ve üzerine çıkarak son bir sıçrayışla kovadan dışarı çıkar.
Çileli hayat bizi dalgalar halinde birbirini izleyen çukurların içine düşürür. Sağlığımız, paramız, eşimiz, işimiz, arkadaşlarımız bizi çileli durumlara düşürebilir. Hiçbir çile, hiçbir sıkıntı dalgası üzerimizde kalıcı değildir. Yılmamalı, kendini bırakmamalı, yıkılmamalı insan. Sabretmeli, direnmeli, çırpınmalı, bir çırpınma şekli sonuç vermiyorsa başka bir çırpınma, mücadele şeklini keşfetmeye çalışmalı.
Hayatı hareketlendiren, çilelerin yaşattığı canlılık çırpınışıdır. Hatta hayat harekettir. Nehir kokuşmaktan akarak hareketle kurtulur. Huzur ve sağlık hareketle beslenir. İnsan yaşlandığı için durağanlaşmaz, durağanlaştığı için yaşlanır.
Ne mutlu yılmadan hedefine ulaşmak için mücadele edenlere…
Dr.İlhami Pektaş.