BEKLENTİLER
Kırgınlık beklentilerin sonucudur.
Hayatımızdaki tüm kırgınlıklara şöyle bir baksak ne görürdük acaba? Öyle değil mi?
Hep bekledik ve bekledikçe de kırıldık. Ne kadar çok beklentimiz var ?
Hayattan beklentilerimiz var, kendimizden beklentilerimiz var, arkadaşlarımızdan beklentilerimiz var, eşimizden dostumuzdan beklentilerimiz var, anne babalarımızdan beklentilerimiz var, komşularımızdan, çevremizden hep beklentilerimiz var.
Çünkü birilerinin de bizlerden beklentileri var? Beklediklerimiz var çünkü bekleniyoruz. Çocukluktan beri beklentilerle şartlandırılıyoruz .
Bu kadar çok beklenti içerisine girince de beklediğimiz olunca mutlu oluyoruz.
Olmayınca da uğradığımız hayal kırıklarının sonucunda kırılmalar ve üzülmeler başlıyor. Sonrasında ise ilişkilerimiz zedeleniyor. Beklentiler üzerine kurulu ilişkiler sonucunda insanlar kendilerinden neyi beklendiklerinin sorgusu içerisinde ve karşısındakini kaybetmeme korkusu ile kendisinden kopuk ve ters şeyleri yapmak zorunda kalıyor ve kendisini gerçekten mutlu edebilecek bir hayat yerine kendisinden beklenilen ve şartlandığı davranışlarla taklit bir hayatı devam ettiriyor. Karşısındaki ise beklentilerine aldığı cevap doğrultusunda egosu ile mutlu yaşıyor ya diğerini daha fazla kullanmaya başlıyor ya da kendiside kaybetmemek için beklenilen gibi davranıyor ve sahte ama kendilerine göre mutlu olduklarını zannettikleri bir yaşam serüveni devam ediyor. Tüm bu beklentiler ve bekledikleri arasında sıkışan insan nasıl olurda özgürlükten ve özgür bir ilişkiden bahsedebilir ki?
Bu kadar beklenti hastalık değil de nedir?
Ne yazık ki toplumda yapılan her şeyden bir karşılık bekleniyor.
Beklentiler psikolojik ve ruhsal rahatsızlıktır.
İyiliklerden bile çıkar bekleyen insanlar var.
Ne mutlu beklenti olmadan yaşayanlara …
Çünkü bu insanlar gerçekten insani ve vicdani duygulara sahip, son derece sağlıklı ve özgür insanlardır.