İNSAN DÜZGÜNSE YASALARA İHTİYAÇ KALMAZ AMA…
“Bizi aldatan bizden değildir.”
Hadisi şerifi yorumlayanlar, bir müminin diğerini aldatması ahlakı değildir derler.
Peygamberimiz (sav) münafığın özelliklerini sayarken şöyle der:
“Münafığın işaretleri üçtür;
konuştuğu zaman yalan söyler,
söz verdiği zaman cayar,
güvenildiği zaman hıyanet eder.”
Bu hadise göre aldatmak, münafıkların özelliğidir.
İnsanımızın büyük çoğunluğu Müslüman. Peki, piyasayı altüst eden, etiketlerle oynayan, yalan söyleyen, stokçuluk yapan, başkalarını aldatmak suretiyle çok para kazanmayı tercih eden vicdansızlar nerede yetişiyor? Bunların müslümanlıkla ne alakası var?
Kur’an; insan zerre kadar iyilik yaparsa karşılığını görecek; zerre kadar kötülük yaparsa da karşılığını görecek, buyurur; insanı sorumlu ve dürüst davranmaya davet eder.
“Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz”.
Piyasada suni darlık meydana getirmek, tüketimi suni olarak artırmak, bu vesîleyle enflasyonu yükseltmek, fazla fiyatla tüketiciyi mağdur etmek dinimizde karaborsa olarak geçmektedir. Bu büyük haramlardan sayılmıştır.
İhtikâr yani karaborsa yapmak Peygamber’in hadisleriyle haram kılınmıştır. Bu, malı daha yüksek bir fiyatla satmak için piyasaya sürmeyip depolarda stok yaparak değerinin üstünde satmak suretiyle aşırı kazanç sağlamak amacıyla yapılan hileli bir işlemdir. Başka bir deyişle ihtikâr, fiyatların yükselmesini bekleyerek halkın muhtaç olduğu malları satmayıp depolarda istif edip saklamaktır.
Dile getirmeye çalıştığım, İnsanların mallarını haksızlıkla yiyenlerin, hatta insanların mallarını haksızlıkla yemek için karar veren mercilerin çalışanlarına rüşvet verenlerin, faiz alanların, her ne kadar açık olarak geçmese de insanların ihtiyaç duydukları malları stoklayarak, onların pahalı bir şekilde almaları için bekletenlerin, fırsatçıların, aşırı kar haddiyle mal satanların, yaptıkları bu hoş olmayan davranışlarından dolayı insanları mağdur edenlerin akıbeti acıklı bir azaptan başka bir sonuca götürmeyecektir.
Sadece mal mı, çalıştırdığı işçinin alın terinden çalanlar, işçinin hak ettiği ücreti vermeyenlerin, sosyal haklarını tam ödemeyenlerin, haddinden fazla çalıştırdıkları halde çeşitli bahanelerle ücretinden çalanların da, işverenlerin emanetini de gerektiği çabada yerine getirmeyenlerin akıbetleri de aynıdır.
Konfüçyüs, insan düzgünse yasalara ihtiyaç yoktur, insan bozuksa yasalar da işe yaramaz, der. En etkili çözüm; çarşı ve pazarı vicdanlara denetletmektir. İnsan vicdanı çok iyi bir müfettiştir. Çarşı ve pazarı yasalarla, genelgelerle, polis ve müfettişlerle düzeltmek çok zordur ama gerekiyorsa bu ahlaksızlara karşı en şiddetli cezalarla karşılık vermekten kaçınılmamalıdır. Vicdanı olmayan insanlar da bu cezalardan anlıyor demek ki.
İktidardan talebimiz hem küçük yaştan itibaren ahlaki, vicdani eğitimleri vermek, aynı zamanda uymayanlara en şiddetli cezalarla karşılık vererek ahirete bırakmadan bu dünyada da ibreti alem için gereğini yapmaktır.
Dr. İlhami Pektaş