YERLİ VE MİLLİ ÜRETİME ADANMIŞ ÖMÜRLER-20: HALİS VERMEZOĞLU VE ORTAKLARI – ESTAŞ Dr. İlhami Pektaş

https://edergi.subconturkey.com.tr/haziran-2021/#book/32

Sivas’ta 30 yıldır faaliyet gösteren bir firma, sektöründe Türkiye lideri, daha da önemlisi dünya çapında en büyük birkaç kuruluştan biri… Otomotiv motorunun en hassas parçalarından olan eksantrik mili üretmek etmek üzere kurulan ve bugün, dünyanın pek çok ülkesindeki önemli otomotiv şirketlerine orijinal parça üreten ESTAŞ. Müteşebbis gücün birikmiş sermaye ile buluşmasından ortaya çıkan başarılı bir kuruluş olan ESTAŞ aynı zamanda Sivas sanayisi için çok önemli bir model.

Sivas’ın sönük sanayileşme tarihinde kocaman bir istisnadır ESTAŞ…

HALİS USTANIN SANAYİ ALANINDA YETENEĞİ

Halis Usta Sanayiye olan yeteneğini şöyle anlatıyor.

Babamın Ziyabey Kütüphanesi’nin yanında, Tellipınar Çeşmesi’nin karşısında bir bakkaliyesi vardı. Ben hem ilkokula gider hem de dükkânda babama yardım ederdim. Okul bitince babam, bakkalda kalmamı, ticarette yetişmemi istedi. Fakat benim gözüm sanattaydı. Mekanik aksâma ta o yaşlarda çok merakım olmuştur. O zamanlar Cer Atölyesi bünyesinde bir çırak okulu vardı, müdürü de babamı tanıyor. Onun telkinleriyle babam, çırak okuluna kayıt olmama izin verdi. Ben sevinçten havalara uçmuştum… Hemen Taşhan’daki noterden evrakları tamamlayıp kaydımı yaptırdım. Orada üç sene okudum. İlk teknik bilgilerimi, mesleki eğitimimi oradan aldım. Üçüncü senenin sonunda Cer Atölyesi, okulu tasfiye etti. Benim okulu bitirmeme daha bir sene vardı. Bizi staj yapmak ve eğitimimizi tamamlamak üzere Atölye’ye yerleştirdiler. Dökümhane’de altı ay çalıştım bu arada gizli gizli dükkânımızın karşısında bulunan tornacı dükkânında da çalışıyordum.

Daha sonra ziraat müdürünün tavsiyesi ve babamı ikna etmesiyle bir çiftlikte işe başladım. Orada iki yıl çalıştım ve çok şey öğrendim. Çiftliğin traktörleri, kamyoneti, ziraat aletleri iki yıl boyunca elimden geçti. Tamirini ve bakımını bizzat ben yaptım. Burada iyi bir tecrübe kazandım. Sonra askere gittim, dönüşte bir süre ufak tefek işlerde çalıştım. Bu arada babam vefat etti, ailenin sorumluluğu da bana kalmıştı. Bu dönemde iki sene kadar, Sivas’ta yeni açılan bir traktör bayiinde servis elemanı olarak çalıştım. Nihayet 1955 senesinde sanayide kendi iş yerimi açmak nasip oldu.

1955’ten 1973’e kadar sanayi çarşısındaki dükkânımda; torna, tesviye işleriyle uğraştım. Otomobil motorlarının, bilhassa dizel motorların tamir ve bakımını yaptım.

ESTAŞ NASIL KURULDU?

Türkiye’nin döviz darboğazında olduğu ve Amerika’nın ambargo uyguladığı 1970’li yıllarda bu eksantrik mili de ithal ediliyor, temininde büyük sorunlar çıkıyordu. Çevreden bu işe girmem hususunda teşvik ediliyordum. Bu işi Türkiye’de yapan kimse de yoktu zaten.

Bu yıllarda nakliyecilerin tercih ettiği Tames ve Ford D -750 kamyonları piyasada yoğun olarak kullanılmaya başlamıştı. Bu araçların Eksantrik Milleri sfero döküm olarak yapıldığından ömürlerinin kısa oluşu ve piyasada bulunamaması araç sahiplerinin sanayide arayışa geçmelerine neden oluyordu.

Küçük sanayi sitesinde tornacı olarak çalıştığım sırada bu arayış dikkatimi çekti ama elimdeki imkanlar millerin üretimini yapmak için yeterli değildi.

Daha sonra bu işe kafa yorarak eksantrik milleri üretebilmek için elimde bulunan mevcut bir torna tezgahının aparatlarını değiştirerek ve çeşitli aparatlar ile tadilatını yaparak;

-Torna tezgahı

-Kam kopye torna tezgahı

-Alevle Sertleştirme tezgahı

-Kam taşlama tezgahı

-Silindirik taşlama tezgahı

kullanarak Eksantrik Millerini üretmeyi başardım.  Orjinalı sfero dökümden olan milleri çelik mil olarak üretip sertleştirerek daha uzun ömürlü Eksantrik Miller ürettim ve bu miller piyasada kısa zamanda tercih edilen bir ürün haline geldi.

Halis usta, zamanla siparişlerin devamlı artması ve mevcut imkanlarla aparatları sürekli değiştirerek üretim yapmasının zorlukları nedeniyle işleri yetiştiremeyince yeni bir arayışa geçti.

Ürettiğimiz millere öyle talep oluyordu ki, kapasiteyi artırmamız, yeni tezgâhlar ilave etmemiz gerekiyordu. Bu iş için benim sermayem yeterli değildi.

1970’li yıllarda Almanya’da çalışan insanlarımız ülkeye izine gelirken satabilecekleri malzemelerden getirerek şehirlerde satmaya çalışırlardı. Şirketimizin kurucu ortaklarından Abdullah Döner Almanya’dan getirdiği malzemeleri satmak için benim yanına gelince ondan kendisine kullanılmış ikinci el eksantrik  mili üretim tezgahlarından bulmasını talep ettim.

Abdullah Bey, istediğim tezgahları buldu ve beni Almanya’ya davet etti. Bulunan tezgahları satın almaya benim sermayem yeterli olmayınca bu işi ortak olarak yapmaya karar verdik. Böylece 1977 yılında ben ve arkadaşlarım, Abdullah Döner, Esat Özka, Mehmet Emin Koçyiğit, Mehmet Biter ve Toros Koçak güçlerimizi birleştirerek ESTAŞ’ı kurduk.

Adi ortaklık ile başlayan bu atılımın daha sonra şirket kurma gerekliliğine doğru sinyal vermesi üzerine birlikte Anonim Şirket kurma kararı aldık.

Böylece Halis Ustanın Tamirhanesinde başlayan bu yolculuk, 23.12.1977 tarih ve 373 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ESTAŞ A.Ş ilanı ile resmiyet kazandı.

Kapasiteyi artırmak ve artan talebi karşılamak için elimizdeki tezgâhlar yeterli değildi, yeni tezgâhlar alınması gerekiyordu.

Yeni tezgahlar ise çok pahalı idi.  Ortaklarımız olan Abdullah Döner, Esat Özkan ve M.Emin Koçyiğit’in Almanya’da olması bizim için büyük bir avantajdı. Ortaklarımız Almanya’dan işçi permisi ile bedelsiz ithal sistemiyle benim istediğim kullanılmış tezgâh getirdiler. Fakat bu tezgahlar eski olduğundan istenilen verimi tam olarak alamıyorduk. Bunun üzerine tezgâhları revize ederek ve yeni aparatlar ilave ederek geliştirmeye ve geliştirdiğimiz tezgahlardan çok iyi sonuçlar almaya başladık.

1991 yılında dökümhanemizi kurduk. Bu vakite kadar döküm işini İstanbul’da yaptırıyor fakat istediğimiz neticeyi alamıyorduk. Şimdi üretimin tüm safhalarını kendimiz gerçekleştiriyoruz. Dökümhaneyle beraber ürün çeşitleri de arttı. ESTAŞ’ı kurduğumuz günden bu yana kazandığımızın çoğunu makine ekipmana yatırdık. Bu arada ortaklar olarak birkaç defa da sermaye artırdık. Eksantrik mili çok hassas bir parça, milimetrik bir hata da yapılan iş heba olabilir. Bu sebepten çok dikkatli çalışmak ve teknolojiyi sürekli takip ederek yenilemek icap ediyor. Elimizden geldiği kadar makineleri yenilemeye, müşteriyi memnun edecek kaliteyi tutturmaya çalışıyoruz.

Zamanla üretim kapasitemizi, kaliteyi artırarak ve yeni ortaklar alarak büyümeye başladık. Pazarlama yönünden şirketi geliştirmek için BMC’den emekli olan Turan Ekmekçi’yi de ortaklarımız arasına kattık. Böylece bu zamana kadar yedek parça piyasasına üretim yapan ESTAŞ, yurt içinde üretim yapan tüm traktör, kamyon ve otomobil fabrikalarına da imalat yapmaya, Rahmetli Turgut Özal’ın teşvik ve destekleriyle Yurt dışına da açılarak ihracat yapmaya başladı.

ÖRNEK BİR BAŞARI HİKÂYESİ

ESTAŞ, tüm bu şartlar içerisinde bir başarı öyküsünün adı oldu. Giderek kızışan rekabeti global pazarda sürdüren, üretiminin %75’ ini ihraç eden ESTAŞ; motosikletten, otomobile, traktörden, kamyona ve lokomotife kadar pek çok motorlu araç için ürettiği eksantrik milleri, dünyanın en önemli üreticilerine satıyor.

ESTAŞ bugün 850 civarında farklı otomotiv motoru için ürettiği eksantrik mili ile sektöründe dünya çapında tanınan bir marka…

Rahmetli Halis Vermezoğlu’nun 1970 yılında cesareti ve kurucu ortaklarının destekleri sayesinde kurulan ESTAŞ A.Ş günümüzde 120 dönüm arsasının 60 dönüm kapalı alanında 1150 çalışanı ile Yurtiçi ve Yurtdışına üretim yapan Döküm Fabrikası, Isıl İşlem Fabrikası, Talaşlı İmalat  Fabrikası ve ARGE merkezi ile tam 42 ülkeye ihracat yapıyor.

ESTAȘ, kuruluşundan bu yana düşmeyen bir ivmeyle kendini geliştirdi. 2006 yılında 300-350 personelle yılda 500-600 bin adet eksantrik mili üretimi yaparken bugün 1045 personeli ile 2 milyon adet üretim yapıyor. Doğrudan 42 ülkeye ihracatını kendi yapıyor. Dünyanın her yanında kendi bayileri ve distribütörleri var. Yani ESTAŞ markasını dünyanın her ülkesine bu bayi ve distribütörleri pazarlıyor. Ford gibi, Scania gibi, Fiat gibi, Renault gibi firmalara eksantrik milini direkt montaja gönderiyor. Eksantrik deyince tek bir çeşit gibi görünüyor ama 3000 binden fazla çeşidi var ve ESTAŞ bunların tamamını üretiyor.

ESTAŞ, 2009 yılında kurduğu ve 2011 yılında bakanlık onayını alan Ar-Ge Merkezi ile bünyesindeki mühendislik altyapısı, simülasyon, tersine mühendislik, kalite kontrol ve hızlı prototipleme laboratuvarları, prototip geliştirme atölyeleri ve otomasyon birimi sayesinde ülkemizin yerli ve milli üretim hamlesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Bu amaçla 2015 yılında Medikal sektörüne de adım atan ESTAŞ, ilk etapta, kemik tümörlerinin tedavisi için kullanılan Diafiz ve Artrodez protezlerinin tasarım ve üretim faaliyetlerini gerçekleştirerek, ortopedi, beyin cerrahisi ve çene-yüz cerrahisinde kullanılan farklı ürün gruplarını da üretmeye başladı.

ESTAŞ, medikal sektörü haricinde, 2018 yılında otomotiv sektöründe kullanılmak üzere, toz metalürjisi ürünleri, sac şekillendirme mühendisliği ürünleri ve dişli gruplarını da bünyesine katarak ürün çeşitliliğini artırdı.

Sürekli geliştirme ve inovatif bakış açısı ile hareket eden ESTAŞ, 2019 yılında Dental İmplant ve Abutment Sistemlerini de ürün çeşitleri arasına kattı.

ESTAŞ otomasyon birimi, talaşlı imalat, ölçüm ve montaj tezgâhları, robotik sistemler ile medikal sektörünün ihtiyacı olan tıbbi cihazların tasarım ve üretimini yapıyor.

ESTAŞ, sahip olduğu tecrübe ve bilgi birikimi ile Savunma sanayinde çalışmalarına devam ediyor.

Sivas’ta binlerce kişinin çalıştığı ESTAŞ gibi büyük bir eser bırakarak 2008 yılında vefat eden Halis Vermezoğlu’nu rahmetle anıyorum. Mekanı cennet olsun.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir