KIYMET BİLMEK

Elimizde olanın kıymetini genelde iş işten geçtikten sonra anlıyoruz. Bir şey avucumuzun içinden kayıp gitmeden önce hiçbir şeyin kıymetini öyle çok irdelemiyoruz. Çünkü nasılsa yanımızdadır o anda, nasılsa hiçbir yere gideceği yoktur. Ama işte bazen uçup gidiverir ve kişinin yokluğunu en çok hissedeceği parça ise insanın can dostudur.
İnsanlarla vakit geçirirken o anın tadını çıkartıyoruz. Fazla sorgulamıyoruz yaşadığımız o mutluluğun kaynağını. Bir başkasının varlığından, o an için bizim yanımızda olmasından ve ortak birşeyler paylaşmaktan duyulan hazzın kaynağına indiğimizde ise başka şeyler insanın gözüne çarpabiliyor. Aslında işin özünde bir başkasının bize verdiği hazzı seviyor gibiyiz. Peki bu bir başkasını gerçekten sevdiğimiz anlamına gelebilir mi? Gerçekten karşımızdakini mi seviyoruz yoksa onun sayesinde yaşadığımız güzel duygu ve hissiyatları mı? Gerçek sevgiye gelebilmek için bir şeyin karşılığında hiçbir menfaat beklememeyi öğrenmesi gerekir insanın.
Sadece karşısındakine mutluluk verebilmek, sadece ona fayda sağlamayı özlemleyebilmek imrenilecek bir yaklaşımdır. Kişinin kendi kaygılarından uzaklaşıp başkalarının mutluluğunda kendini eritebilmesi yaşamı çok daha anlamlı kılar.
İlhami Pektaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir